(Bu yazı TÜRK YOLU dergisinin 2002/Ağustos-Eylül sayısında yayımlandı)
Ergün Poyraz’ın “Said-i Nursi’den Demirel ve Ecevit’e, Fethullah’ın Gerçek Yüzü” adlı kitabında,
Bilge Orhunlu’nun yazı dizisinden
yapılan aşırmalar!..
OTOPSİ Yayınları tarafından bir kitap yayınlandı. Yazarı ERGÜN POYRAZ olarak görünen bu kitabın adı “Said-i Nursi’den Demirel ve Ecevit’e, Fethullah’ın Gerçek Yüzü”. Kitabın arka kapağında da eser hakkında iddialı bir tanıtım yazısı verilerek şöyle denildi:
“...Ergün Poyraz bu kitabıyla Fethullah Gülen’e karşı açılabilecek bir davada dinlenebilecek en güçlü tanık durumundadır.”
Tabi kitabın nasıl meydana getirildiğini bilmeyen bir kişi için bu tanıtım, hem de böyle kaynağın az olduğu bir konuda oldukça etkili olabilecek bir yönlendirme unsurudur.
Ama gel gelelim ki; daha doğrusu ne yazık ki, bu kitabın aşağıda belirttiğimiz kısımları BİLGE ORHUNLU’nun yazılarından aynen alınmıştır! Eskiler buna “intihal” derler. Sözlükte ise karşılık olarak “aşırma” denilmiş. İşte söz konusu aşırma kısımlar, kaynak gösterilmeden noktası ve virgülüyle beraber aynen aktarılmış ve sanki yazarın kendi eseriymiş gibi sunulmuştur! Yani “Fethullah’ın Gerçek Yüzü” derken, kitabın gerçek yüzü daha bir başka hâl almıştır!
Söz konusu yazı dizisi, BİLGE ORHUNLU tarafından YENİ HAYAT dergisinin 1996/Kasım, Sayı:25, sayfa:23-31; 1996/Aralık, Sayı:26, sayfa:21-31; 1997/Ocak, Sayı:27, sayfa:8-15; 1997/Şubat, Sayı:28, sayfa:24-31; 1997/Mart, Sayı:29, sayfa:20-31’de, “NURS’LU KÜRT SAİT’DEN FETHULLAH GÜLEN’E (NURCULUK, KÜRTÇÜLÜK, EMPERYALİZM)” adıyla beş sayı boyunca yayınlanmış yazılardır.
BİLGE ORHUNLU, giderek değişen çizgisi ve ilişkilerinden dolayı 1999 yılının Kasım ayında yapılan bir toplantıdan sonra dergiden ayrılmış ve bir daha da bu dergide yazmamıştır. Zaten bir süre sonra, derginin kurucularından ve yazarlarından bir çok kişi de dergiden uzaklaşmışlar veya ayrılmışlardır.
Bu ayrılış tarihini takip eden 2000 yılının baharında ise ERGÜN POYRAZ, YH dergisinde yazmaya başlamıştır.
BİLGE ORHUNLU, ERGÜN POYRAZ ile hiç karşılaşmamış ve tanışmamıştır. Halen de öyledir!
BİLGE ORHUNLU, dergiden ayrıldıktan sonra söz konusu yazı dizisini kitap haline getirmek için, kaynak toplama ve genişletme yolunda ayrıntılı bir çalışmaya başlamış ve bu çalışmadan dergi çevresindeki hemen herkesin bilgisi olmuş, hatta bütün çevre sürekli olarak kitabın bir an önce çıkartılması konusunda ısrar ederlerken, işte bu arada, adeta BİLGE ORHUNLU’nun hazırladığı kitabın önünü kesmek istercesine ERGÜN POYRAZ’ın adı geçen kitabı yayınlanmıştır!
Kitabı yayınlayan OTOPSİ YAYINLARI ise CENGİZ ÖZAKINCI’nın olup, ÖZAKINCI ile YH dergisinin editörü uzun süredir birbirleriyle görüşen kişilerdir. Hatta BİLGE ORHUNLU da tanıştırılmış ise de bir daha şahsî bir irtibat kurulmamıştır.
ERGÜN POYRAZ’ın kitabındaki BİLGE ORHUNLU’nun söz konusu yazı dizisinden aşırma kısımlar şöyledir:
Kitabın 60.sayfasındaki “Nurcular...” kelimesiyle başlayan paragrafın 3.satırında “Tabii...” kelimesiyle başlayan ve paragrafın sonuna kadar devam eden bölüm, 1997/Mart, sayfa:23’ün sağ sütunundaki bölüm ile aynıdır.
Kitabın 61.sayfasındaki paragrafın ilk cümlesi yine yazılardan aşırılmış olup, “Gülen’in...” kelimesiyle başlayan cümle o paragrafın sonuna kadar 1997/Mart, sayfa:24’ün sol sütunundaki cümleler ile aynıdır.
Kitabın 62.sayfası, ilk paragraftan itibaren, 1997/Mart, sayfa:24’ün sağ sütunundaki cümleler ile çok benzer ifadelerdir.
Kitabın 63.sayfasındaki “Devleti kıyama getirmek...” diye başlayan paragrafın tümü, 1997/Mart, sayfa:24’ün sağ sütunundaki bölüm ile aynıdır.
Kitabın 64.sayfasındaki ilk üç satır, 1997/Mart, sayfa:21’in sol sütunundaki cümle ile aynıdır.
Kitabın 67.sayfasındaki paragrafın, 5.satırından itibaren ve altındaki alıntı ile beraber ve 68.sayfadaki paragraf ta dahil, 1997/Mart, sayfa:30-31’deki yazılar ile aynıdır.
Kitabın 68.sayfasındaki “Bir çok hocadan...” diye başlayan paragraf, 1997/Mart, sayfa:22’nin sol sütunundaki yazı ile aynıdır.
Kitabın 69.sayfasındaki alt paragrafı takip eden alıntı, 1997/Mart, sayfa:23’ün sol sütunundaki alıntı ile aynıdır.
Kitabın 71.sayfasındaki “İlkokulu bile...” diye başlayan paragrafın 4.satırından devan eden kısım, 1997/Mart, sayfa:28’in sol sütunundaki kısım ile benzer olup, bu benzerliğin hemen altındaki alıntı ise aynıdır. Belki, bir savunma olarak, “alıntılar tesadüfen aynı olmuş” denilebilirse de intihalin bu gelişimi içerisinde buna tesadüf denilmesi herhalde mümkün değildir!
Kitabın 72.sayfasındaki “Rus yazarlarından...” diye başlayan paragraftan itibaren aralıksız olarak 73., 74., 75. sayfalarının tamamı ile 76.sayfanın ilk paragrafı, bütün alıntılar da dahil olmak üzere, yani kitabın bu dört buçuk sayfası, aynı diğer aşırmalarda olduğu gibi, tüm noktalama işaretleri ile birlikte, 1997/Mart, sayfa:28 ve sayfa:29’daki yazılar ile aynıdır. Bu kadar aşırma içerisinde tek fark sadece 76.sayfadaki paragrafta “Kürt Sait” yerine “Molla Sait” denilmiştir!
Kitabın 149.sayfasının birinci satırından “Bediüzzaman...” diye başlayan kısım, 1996/Aralık, sayfa:25’deki yer ile benzer olup, “Bediüzzaman...” diye başlayan paragraf da 1996/Aralık, sayfa:24’ün sağ sütunu ile benzerdir.
Kitabın 159.sayfasındaki “Said-i Kürdi’nin...” diye başlayan paragraf ve bunun altındaki paragrafın ilk dört satır, 1997/Ocak, sayfa:9’un sol sütunundaki yazılar ile aynıdır.
Kitabın 160.sayfasında “Söz konusu...” diye başlayan paragraftan itibaren alıntılar da dahil olmak üzere 161.sayfanın “Molla Said...” diye başlayan paragrafına kadar, 1997/Ocak, sayfa:9 ve sayfa:10’daki yazılar ile aynıdır.
Kitabın 162.sayfasında “Said-i Nursi...” diye başlayan paragraftan itibaren alıntı ile birlikte 163.sayfanın sonuna kadar, 1997/Ocak, sayfa:10’un sol sütunundaki yazılar ile aynıdır.
(devamı müteakip meilde)