Toplam yorum: 3.285.374
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
giglipufff Tarafından Yapılan Yorumlar
stephen king'in kabuslar görüp, gecenin bir vakti uyanmamıza sebep olan romanlarını biliyoruz da, bu ne oluyor? dedirten, son sayfasında, birisi odaya girer diye gözyaşlarınızı engellemek zorunda kaldığınız güzel roman. ayrıca "ya birgün ormanda kaybolursam, küçücük kız biliyor ne yiyeceğini, ben 2 günde ölürüm" düşüncesiyle, bitkileri araştırmaya teşvik ediyor...
alışkın olduğumuz kafa dağıtıcı akıcı romanların aksine, bu romanda melanie karakteri ve göçebe karakteri üstenden karşılaştırmalı olarak duygular anlatılıyor. kitaba egemen olan aşk ve göz boyamak için eklenen kardeşlik duygusu aslında yazarın, kitleleri kandırmak için bilerek yerleştirdiği kavramlar. aslında dikkatli okuyucuya neredeyse tüm insanlık duygularını anlatıyor. bunu yaparken de iki farklı türden varlıkta bu duyguların farklı etkilerini anlatarak bizi kandırmayıp zor olanı, duyguların ta kendisini anlatıyor.
tüm bu çabasını da azınlık kavramının üstüne inşa ediyor. bu da çelişkili bulduğunuz durumları eleştirmenizi engelliyor.
bir günde bitirebildiğim yegane kitaptır kendisi. sadece bir defa oturduğum yerden, o da su içmek için, kalktım, ve bütün gün başka ara vermeden okuyarak iki oturumda bitirdim kitabı. iki farklı hikayenin birbiri ardına gelen bölümlerde adım adım işlenişiyle, hikayelerin kesişmesiyle ve kurgusuyla olağanüstü bir roman kızıl nehirler.
kötülüğün ve şeytanın sık sık sorgulandığı kitaptır , pek de insana mantıklı gelmeyen nde deneyimi (negatif deneyim)nden bahsedilmektedir
kitabın bir bölümünde kötülükler için tanrının hesap hatası , kusuru falan denmektedir ve tanrı kusursuzluğunu sağlamak için de şeytanı yaratmıştır bütün kusurlarını ona yüklemiştir ve böylece şeytan bütün kötülüklerin sebebi olmuştur bir nevi günah keçisi gibi ilginç bir yaklaşım neden olmasın diye.
jean cristophe grange'ın en sevdiğim ve puanla değerlendirmek icap ederse 10 üzerinden rahat 9 verebileceğim romanı. en sevdiğim dedim, çünkü ne kızıl nehirler'den, ne koloni'den , ne de taş meclisi'nden kurtlar impatorluğu'ndan , leyleklerin uçuşundan aldığım soluksuz okuma şevkini aldım.detayların abartıya kaçılmadan tadında bırakılmış olması, her bir bölümdeki olayların hikaye ilerledikçe birbirine bağlanıp tek bir noktada keşismesiyle geride tek soru işareti bırakmadan sona eriyor bu öykü. fakat içinde kötü karakterli türkler olunca, eleştiriler olmuş.