Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
ohems Tarafından Yapılan Yorumlar
sözü yormayan ama kalbi yoran yazar, şair...onu okudukça ağır bir dram sezilir şiirlerinde.
can evinden vurur adamı. adam olanı.
sosyalist parti üyesi, hatta bunun üstüne bir aktivisttir de. kör, sağır ve dilsiz birinin teker teker kelimeleri nasıl öğrenebildiğini görmek için story of my life'a bakılabilir. keller, "aşk" kelimesini ilk sorduğu sabahı anlatır örneğin; bu soru karşısında, öğretici sullivan, keller'ın kalbine dokunarak "işte burada" cevabını vermiş. ilk defa kalp atışlarının önemini "hissettiği" anın bu an olduğunu söyler keller. menekşe kokusunu hisseder ve "aşk, çiçeklerin tatlılığı mı?" der, "hayır". kendisinden daha mükemmelinin olamayacağını düşündüğü güneşin sıcaklığını hisseder ve sorar: "peki ya güneş, güneş değil mi?", "hayır". keller o zamanlar kendisine aşkın gösterilememesini garip karşıladığını anlatır (her şeye dokunarak anlamaya alışmış bir haldeydi çünkü .) tabii bütün bunlar başarılı bir pedagojik çalışmaya işaret ediyor
sırtımızda tonlarca yük var diye hayıflanırken cahit koytak'ın bir dizesi ile tanışmak hayatı çöpe atmaktır ya da en iyisi şöyle demeli: aslında tüm yüklerinizin hafifliğine dair müstehzi bir gülümsemedir cahit koytak şiiri.
ikinci dünya savaşını nazi tarafından öğrenmek isteyenlerin okuması gereken kitaptır. iktidara gelirken ve ilk zaferlerin ardından nazi yönetiminin coşkusunun yerini zamanla kedere bırakmasını gün be gün anlatır, yer yer magazine, hitlerin köpeğiyle nasıl vakit geçirdiğine kadar kaçar.
bir yazar yazacağı romanı anlatırken, anlatacaklarının sonuna gelmiş ve bu sırada neyzen yüzünü buruşturup 'bu konuyu hiç beğenmedim' demiş. yazar da bunun üzerine 'peki ama siz hiç roman yazmadınız ki, nasıl fikir yürütürsünüz?' deyince neyzen 'ben yumurtanın da iyisini bayatını anlarım, fakat hiç yumurtlamadım' diyerek ağzının payını vermiş.