Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570

E-Dergi

wertheimer Tarafından Yapılan Yorumlar

26.07.2011

Her şeyiyle bir Hasan Ali Toptaş klasiği. Eminim ki üstat istese, her bir öyküden koca koca romanlar koyar önümüze, o büyülü lisanına açlığımızı giderebilelim diye. Ama ufak lezzetler sunmuş ana dilimizden büyük bir keyif almamızı sağlamak için.
07.06.2011

Siyah beyaz bir düş anlatıyor bizlere Hasan Ali Toptaş. Kimsenin olmadığı veya hepimizin yaşadığı çok çok uzaklardan bir düş. Kendi penceresinden gördüğümüz, duyduğumu, işittiğimiz kısacası etrafımızda olup bitenleri işliyor büyük bür ustalıkla bu düşe. Bazen gerçek, bazen rüya bütün bu anlatılanlar okuyucuya göre. Kısacası bizim olan gerçekleri rüyaymış gibi okuyoruz yine Hasan Ali Toptaş'ın büyülü lisanından.
20.05.2011

Büyülü, masalsı bir dili var Hasan Ali Toptaş'ın. Öyle sarıp sarmalıyor ki okuyucuyu, adeta yanı başınızda yaşanıyor olup bitenler. Ve bütün bu olup bitenler öyle gerçekçi, öyle sıradan öyle bize ait ki heyecanlanıyo okur satırlar arasında gezinirken kendine dair bir şeyler bulabilme ihtimali ile. Yada gerçeği değil bir düşü anlatıyor Hasan Ali Toptaş ve hepimizin gördüğü bir düşü, Ortak bir düş görüyoruz adeta ve o büyülü üslubundan kendi rüyalarımızı dinliyoruz. Sıradan insan hayatlarından koskocaman rüyalar yaratan bir yazar Hasan Ali Toptaş. Bilemeiyoruz düş nerede başlıyor, gerçek nerede. Ama şunu biliyoruz bizi bize en iyi anlatan yazarlardan biri Toptaş düşte yada gerçekte.
09.02.2011

Glenn gould un yorumu ile goldberg varyasyonlarını dinlerken, koca bir parağraftan oluşan, anlatıcının ağzından; kendinin, br dahinin dehasını ve goldberg varyasyonları ile kaybetmiş bir adamın, wertheimer'in; karanlık anıları ve mutluzluğunun, umutsuzluğunun rutubetli, kasvetli avusturya havasında tekrarlar eşliğinde dinlediğimiz bir Thomas Bernhard başyapıtı, diye düşündüm. Hiç birimiz kabuğumuzdan kurtulamayacağız dedi, diye düşündüm.
09.02.2011

Kitabı okuduktan sonra tek düşündüğüm şu oldu: ' Böyle bir baş yapıtı okumak için bu denli geç kaldığıma çok pişmanım.' Kitabı okumaya başladığınız anda o büyülü anlatım kendisine esir ediyor ve bitene dek kurtulamayağınızı anlıyorsunuz bu büyülü atmosferden. Bitince ise derin bir pişmanlık duyuyor insan bu denli geç kaldığı için. Herkes Okumalı hayatından en az bir kez. O büyülü anlatım eşliğinde o koca eve konuk olmalı herkes.