Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

Bibliyograf_34 Tarafından Yapılan Yorumlar

16.07.2025

Ali İhsan Sabis Paşa’nın kaleminden çıkan bu eser, Balkan faciasını sadece dış düşmanlara değil, içerideki siyasî dağınıklığa ve komuta zafiyetine bağlayan cesur bir yüzleşmedir. Paşa, dönemin askerî ve idarî yapısını içeriden gözlemlemiş biri olarak ordu içindeki hizipçiliği, liyakatsizliği ve karar mekanizmalarındaki dağınıklığı net biçimde ortaya koyuyor. Kitap, bir harp anlatısından çok daha fazlası: Aslında çökmekte olan bir imparatorluğun son nefeslerindeki iç kavga tablosudur. Her ne kadar kendi pozisyonunu savunur biçimde yazılmış olsa da, bu öznel yan, dönemin ruhunu anlamak isteyenler için değerli ipuçları barındırır. Balkan Savaşı’nı anlamak isteyenler için başucu metinlerinden biridir.
13.07.2025

Kitap, sadece bunker duvarlarına sıkışmış bir diktatör portresi çizmekle kalmıyor; aynı zamanda güçle umutsuzluğun nasıl kıyıcı bir ahlaki kopuşa dönüştüğünü deneysel bir psikodrama gibi okura yaşatıyor. Özpınar, Berlin’in tozlu koridorlarında soykırım mühendisinin son anlarını kayda geçirirken, tarihçiliğin bazen vicdan sertliğine ihtiyaç duyduğunu hatırlatıyor.

Metin boyunca, Hitler’in çevresindeki en yakınlarının söylem analizleri, bitirimci telkinler ve bunker atmosferine dair fenomenolojik gözlemler, kitabı bir belgeselden felsefi bir yükseklikle ayrıştırıyor. Yine de Hitler hakkında yazılan diğer biyografik eserlerle beraber okunmalıdır.
13.07.2025

Kitap, intikam duygusunu sosyolojik bir kuram çerçevesiyle inceliyor; savaşın moral değil, duygusal ve toplumsal dinamiklerine odaklanıyor. Scheff’e göre, kan davası mantığı kadar, “onur kırılması” hissiyatı da çatışmaları derinleştiriyor. Metin, yalnızca büyük erkek liderlerin hesaplarına indirgenmiş bir savaşı değil; ortak hafıza ve ritüllerin nasıl yeni örgütlü düşmanlıklar ürettiğini anlatıyor. Yazar, birey, aile, grup ve devlet mertebelerinde intikamın sürekliliğini sorgularken, kuramı olgularla ilişkilendiriyor. Sonuç olarak, savaş bir strateji değil, bir duygusal ödev haline gelebiliyor.

Kanlı Öç, klasik uluslararası ilişkiler kuramlarının ötesine geçiyor; akademisyen kadar felsefeci gözüyle de okunması gereken nadir kitaplardan biri. Ancak zaman zaman kuramsal yoğunluk okuru yorabilir.
13.07.2025

Kitap sadece operasyonel taktikler değil; hava harekâtlarına yön veren komutanların psikolojileri, karar mekanizmaları ve moral-etik sınavları ön plana çıkıyor. Akan, yalnızca askeri tarihin cephe haritalarını çizmiyor, aynı zamanda tarih yazımına “güç unsuru” perspektifiyle yeni bir yön veriyor: Uçuş çizelgeleri kadar göğüslerde beliren kararlılık da metnin odağında.

Eserde, Amerikan, İngiliz ve Kanadalı liderler yalnız komutan değil; kendilerini belirsizlikle yoğrulmuş bir zaman-mekân içine yerleştiren insan figürleri olarak resmediliyor. Bu yaklaşım, operasyonun “havadan silahlanma” kadar “havadan insani durumlarımız”ı da dönüştürdüğünü gösteriyor. Akan, D‑Day’in sadece stratejik değil, aynı zamanda vicdani kırılma noktası olduğuna işaret ediyor. Hava harekâtlarının hesabı uçak sayısında değil, gökyüzünde savrulan insan öykülerinde gizlidir diyor.
13.07.2025

II. Dünya Savaşı’nın Pasifik cephesini bir vaka çalışması gibi ele alıyor, ancak bu süreklilikteki insani ve epistemolojik kırılmaları derinlemesine sorguluyor. Pearl Harbor saldırısından başlayarak, Midway, Guadalcanal, Okinawa, sonrasında da Hiroşima ve Nagazaki’ye uzanan süreç, yalnızca stratejik bir hat olarak değil, insanlığın barajını zorlayan bir vicdan haritası olarak kurgulanmış. Hiroşima bölümünde sesi duyulan tanık anlatıları, bilimsel verileri bir ete kemiğe büründürürken, düşünme eşiğini zorlayan bir vicdan referansıyla yükleniyor. Açıkçası Hiroşima vakası da bir nevi soykırımdır. Fakat müellif, herhalde Türkiye'de Amerikan düşmanlığının arttığı bir devrede bu eseri yazdığından olsa gerek, biraz Japon tarafına kaydığı kanısındayım. O Japonlar da az değil. Nanking Katliamı, Mançuryada 731. Birim diye araştırın görürsünüz. "Masum değiliz hiçbirimiz"....