Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

Bibliyograf_34 Tarafından Yapılan Yorumlar

17.08.2025

Bizans tarihi araştırmalarının önde gelen isimlerinden Peter Charanis, bu eserinde Ermenilerin Bizans İmparatorluğu içindeki askerî, siyasî ve toplumsal rollerini ayrıntılı biçimde ele alıyor. Anadolu’nun farklı bölgelerine yerleşmiş Ermeni topluluklarının Bizans devlet mekanizmasına katkıları, özellikle ordudaki etkinlikleri ve imparatorluk siyasetindeki konumları arşiv kaynakları ışığında inceleniyor. Charanis, Ermenilerin yalnızca azınlık değil, imparatorluğun kurumsal yapısına yön veren unsurlardan biri olduğunu vurgularken; Bizans’ın zaman zaman asimilasyon, zaman zaman iş birliği politikaları geliştirdiğini gösteriyor. Ayrıca dinî farklılıkların yarattığı gerilimler, imparatorluk içindeki mezhep çatışmaları ve kültürel etkileşimler de kapsamlı biçimde tartışılıyor. Bu eser, Bizans çokkültürlülüğünün anlaşılması açısından temel başvuru kaynaklarından biri olarak önem taşımaktadır.
17.08.2025

11. yüzyıl Ermeni tarihçilerinden Lastivertli Aristakes’in kaleme aldığı bu eser, Ermenilerin Bizans ve Selçuklular arasındaki çalkantılı dönemde yaşadıkları siyasi ve toplumsal süreçlere içeriden bir tanıklık sunar. Aristakes, Malazgirt Savaşı öncesi ve sonrası dönemde Bizans’ın merkezîleşme politikalarının, ağır vergilendirme ve dinî baskıların Ermeni toplumu üzerindeki yıkıcı etkilerini aktarırken; aynı zamanda Selçukluların Anadolu’ya girişinin yarattığı köklü dönüşümleri gözler önüne serer. Eser, yalnızca tarihî olayları değil, dönemin zihniyet dünyasını, dini ve kültürel çatışmaları da yansıtır. Bizans, Türkler ve Ermeniler arasındaki üçlü ilişkiler, dönemin kroniklerine dayanılarak dikkatle yorumlanır. Bu yönüyle eser, hem Ermeni tarihçiliğinin önemli bir örneği hem de Orta Çağ Anadolu’sunun çok katmanlı yapısını anlamak isteyenler için temel bir kaynaktır.
17.08.2025

Engin Öztürk, bu eserinde Bizans–Ermeni ilişkilerini yalnızca siyasî çatışmalar üzerinden değil, toplumsal, kültürel ve dinî boyutlarıyla ele alıyor. Anadolu’da yaşayan Ermenilerin Bizans İmparatorluğu içindeki konumunu inceleyen yazar, özellikle kilise politikaları, mezhep farklılıkları ve askeri-siyasi ittifaklar çerçevesinde iki toplum arasındaki etkileşimleri detaylandırıyor. Kitap, Ermenilerin Bizans ordusundaki rolleri, eyalet yönetimindeki etkinlikleri ve yerleşim alanlarındaki sosyal-kültürel pratikleriyle çok yönlü bir tablo sunuyor. Ayrıca Bizans’ın zaman zaman asimilasyona, zaman zaman özerkliğe dayalı politikalarının Ermeni kimliği üzerinde yarattığı sonuçlar da tartışılıyor. Öztürk’ün arşiv ve kroniklere dayalı titiz çalışması, hem Bizans tarihi hem de Ermeni toplumsal tarihi için değerli bir katkı niteliğinde.
17.08.2025

Louis Phocion Todiere, bu eserinde Bizans İmparatorluğu’nun son yüzyıllarını ve özellikle çöküş sürecini imparatorların portreleri üzerinden anlatıyor. Kitap, Palaiologos Hanedanı döneminde siyasî çözülmenin, ekonomik daralmanın ve askeri zayıflamanın imparatorluk kurumlarına nasıl yansıdığını ayrıntılı biçimde ele alıyor. Todiere, kişisel zaaflar ile tarihsel koşullar arasındaki etkileşimi ustalıkla göstererek, Bizans’ın son sezarlarının imparatorluğu ayakta tutmak için verdikleri çabaları ve başarısızlıklarını gözler önüne seriyor. Osmanlı ile kurulan diplomatik temaslar, Batı’dan beklenen yardımın gerçekleşmemesi ve iç çekişmeler, imparatorluğun sona giden yolunu belirleyen temel etkenler olarak sunuluyor. Yazar, dramatik anlatımıyla yalnızca siyasî tarihi değil, bir uygarlığın son dönemine dair entelektüel ve kültürel atmosferi de aktarıyor.
17.08.2025

Canset Koç, bu çalışmada bilimkurgu edebiyatını toplumsal cinsiyet perspektifinden ele alarak, türün yalnızca teknolojik gelecek kurguları değil, aynı zamanda cinsiyet rollerinin ve kimliklerin yeniden düşünülmesi için verimli bir alan sunduğunu gösteriyor. Kitap, kadın yazarların ve feminist bilimkurgunun katkılarını görünür kılarken, ataerkil normların nasıl sorgulandığını ve alternatif toplumsal düzenlerin nasıl tasarlandığını titizlikle inceliyor. Distopyalardan ütopik gelecek tasarımlarına, yapay zekâdan beden politikalarına kadar geniş bir tematik yelpazede, cinsiyetin temsil biçimleri çözümleniyor. Yazar, edebiyat teorisi, feminist düşünce ve kültürel çalışmaların kavramlarını harmanlayarak bilimkurgunun eleştirel potansiyelini açığa çıkarıyor. Hem edebiyat meraklıları hem de toplumsal cinsiyet çalışmalarıyla ilgilenenler için disiplinlerarası ufuk açıcı bir kaynak niteliğinde.