Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
S. Iskender Tarafından Yapılan Yorumlar
Herkesin bildiği en azından adını duyduğu Kaşağı hikayesi yanında 6 tane daha kısa hikaye içeriyor.
Kaşağı: Yazarın çocukluk hatıralarımdan diye anlattığı, yürek burkan aynı zamanda ders veren müthiş bir hikaye.
Koleksiyon: O dönemde Ömer Seyfettin'in henüz yayınlanmamış bir kitabından birkaç sayfa.
Mehmaemken: Bire gemide yeni birlikte doğru yol alan 3 Türk subayının hararetli tartışması ve bu tartışma esnasında aralarından birinin anlattığı kişi ve olaylar.
Baharın Tesiri: 20 yıldır aradığı aşkı tesadüfen bulduğunu düşünen bir adamın, arkadaşının müdahalesiyle bundan vazgeçmesi.
Birdenbire: Biri genç, diğeri ise orta yaşın üstünde 2 kadının aşk üzerine muhabbeti.
Rüşvet: Kurnaz bir köylünün adaleti ve adaletli olmayı savunanları kandırması.
Kendini tekrar eden, 50 sayfalık meseleyi sündüre sündüre 150 sayfada anlatan, teknik terimlere boğan ya da ülke farkı gözetmeksizin yabancı kültürün bize de uyabileceğini düşünerek yazılmış sözde kişisel gelişim kitaplarından çok çok uzak.
Verdiği örnekler ve görseller gayet açıklayıcı; lafı uzatmadan, sıkmadan, nokta atışı bilgiyi sunmuş. Cesurca kaleme aldığı siyasi gönderme iğnelemeleri için de yazarı ayrıca tebrik ederim.
Kitap, beş kısa hikayeden oluşuyor. Diyet, Forsa, Teselli, Kütük ve Nakarat...
Her biri birbirinden güzel ve sürükleyici öyküler.
48 sayfalık kitapta hikâyenin kapladığı alan 24 sayfa. Yazar biyografisi ardından hikâyeye ne kattığını anlamadığım yazarın Cenevre’den, (Öyle sanıyorum ki seyahatini kaleme alması için kendisine para veren yayıncıya) yazdığı mektuptan bir alıntı yine hikâyenin bitiminde de yazarın Midilli Adası’ndan gönderdiği bir mektuptan alıntı yer alıyor. Mektup alıntıları hikâye içeriğinden bağımsız olarak hikâyenin asıl sahibi olan ve yazarın bir dönem yanında kişisel doktoru olarak çalıştığı Lord Byron’u hayatını anlama, onu araştırma, insanların onun hakkındaki yanlış düşünceleri yıkma çabası var.
Genç Aubrey’in sosyete davetlerinde tanıştığı Lord Ruthven ile çıktığı yolculukta, yol arkadaşının karanlık sırlarını öğrenmesi üzerine kendisine ettirilen yemin sebebiyle bu sırları açık edememesi ve kararan hayatı anlatılıyor.
Önsözünde hikâyenin ilk modern vampir romanı olmasından bahsediliyor, türünün öncüsü olduğu için saygı duyuluyordur belki de ama bana hitap etmedi.
Ailesiyle bir İngiliz malikanesine taşınan Amerikalı bakan, eski sahiplerinin malikanenin hayaletli olduğu söylenmesine rağmen bu durumu umursamaz. Malikanede 3 asırdır sayısız insanı türlü kılıkta ve şekillerde korkutarak kötürüm kalmalarına hatta ölmelerine sebep olan hayaletin hayatta bundan başka da amacı yoktur. Fakat ilginç bir şekilde her türlü yöntemi denemesine rağmen Amerikalı ailenin hiç bir ferdi kendisinden korkmaz, korkmadığı gibi hayalete türlü oyunlar da yaparlar. Geçmişte yaptığı büyük bir hata için cezalandırılan hayalet; yaşam ile ölüm arasında asılı kalmış, bu manasız yaşamında tek uğraşı olan insanları korkutma işi de malikanenin hayaletten korkmayan yeni sahipleriyle sona ermişti. Malikanenin kütüphane penceresindeki kehanette hayaletin nasıl özgür kalacağı yazıyordu. Bir çocuğun saflığı ve ona yardım etmesi asırlar süren bu işkenceyi bitirebilirdi.
Bir çırpıda okunabilecek, sade olduğu kadar akıcı bir üsluba sahip güzel bir hikaye.