Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

Kbb Kbr Tarafından Yapılan Yorumlar

29.01.2025

Safa, eserlerine kahramanların içsel hesaplaşması, psikoloji ve analoji ile biçem veriyor. Bu yapıyı en çok hissettiğim eseri oldu Dokuzuncu Hariciye Koğuşu. Çocuk kahramanın dilinden anı niteliğinde ama anıyı ileri taşıyan yazar kurgusu ve betimlemesiyle oluşturulan kitapta; çocuğun muzdarip olduğu hastalığın, hastalığın ruhunda meydana getirdiği duygu durumunun ve bu olaylara bağlı hastalık ve hasta olgusunun, hastahane koğuşlarının içinde buluyorsunuz kendinizi. Dediği gibi sadece hastalığı yaşayanlar tam olarak anlar bu çileyi fakat betimlemeleri içselleştiren her okur en azından tanıklık sıfatıyla empati kurabiliyor. Etkileyici
28.01.2025

Uzun zaman sonra okuduğum romandı fakat roman deyip geçmek yazara haksızlık, kitabın değerine hakaret olur. Günümüzde de yaşanan insanlık dramını "Joad" ailesi üzerinden müthiş bir betimleme ile anlatıyor. Dünün değil tüm zamanların kitabı. Yaşanan acılar insandan ve tarihten uzak değil. İnsanın insaniyetten uzak muamelede yine de insan kalabilmeye çalıştığı, ailelerin yok olduğu, cephede olmayan bir savaş ama ölümlerin ardı arkası kesilmediği, hastalık, açlık, varlığın içinde yokluk, ailelerin kopması, bencillik, yamyamlık, hak arayışı, grev, yığınlar, hırsızlıklar, afetler... Bu dram yani insanlık dramının başat faktörü; bu ayıp insanın bitmek tükenmeyen ihtiyaçları(!), arzuları ve bunları diğerlerini ezerek elde etmesi: kapital düzen.. Zihinde başlayan bu düzen II. Dünya Savaşı ve diğerlerinin müsebbibi. Kitap bitmiyor ama son cümlesi başta analar olmak üzere ve içinde insanlık kalanların vicdanı; belki umut belki de yokluğun sonu..
23.01.2025

Feminizm hakkında minimal bir çalışma. Yorum ve eleştiriden ziyade daha çok tarihsel gelişimini bulabilirsiniz. Feminizm tarihinin özeti olan kitabı eleştirdiğim noktalardan biri oryantalist bakış açısına sahip olması. Kadın sanki sadece Avrupa coğrafyasında yaşamış, kazandığı haklar açısından sadece Avrupa ülkelerinde ilklere sahip olmuş. Kitaba göre Avrupa’da başlayan ve devam eden feminizm kitabın yazıldığı dönem itibariyle hala başarılı olmamış. Bana göre, eşitlik manifesti ile yola çıkan kadın, yolun sonunda kendisine yasaklanan hakları edinirken geleneğin kendisine verdiği görevleri paylaşamadı. Şimdi üretime katılıyor para kazanıyor ama kazandığı yine eşiti olmayan tarafından gaspediliyor, ev sorumlulukları da üzerine eklenince kadın hayattan soğuyor, hasta oluyor. Ekonomik yapı dışında da her açıdan meta haline gelen kadın, feminizmin başarısızlığının sonucu.
23.01.2025

Bir solukta bitecek roman. Ölüm satan mağazayı işleten aile üyeleri ismine münhasır kimliğe sahiptirler. Örüntüde bir aile var ve görevi intiharı kolaylaştıran seçenekler sunarak toplumsal depresyonu ölümle neticelendirmek. Bunun sonsuza dek devamı için ise ölüm dükkanını yaşatacak nesiller yetiştirme kaygısındadırlar. Ancak hesaba katmadıkları bununla birlikte amaçları açısından kendilerini endişe içinde bırakan evin küçük çocuğu Alan’ın iyimserliği durumu tersine çevirecektir. Aile olgusunun bu değişimi bir metafor mu tartışmaya değer
23.01.2025

Şanlı tarihimizin bilimsel kalıntılarından On İki Hayvanlı Türk Takvimi;astronomi, mitoloji, inanç biçimleri, doğaya bakış, kültürel ve coğrafi yapı ile ilintili oluşturulmuş ancak menşei 1906 yılına kadar Çin’e dayandırılmıştır. Müellif, 1906 yılında Fransızca dilinde yazdığı Türkçeye yüz on dört yıl sonra çevrilen bu araştırma ile Çin hipotezi yıkarak Türk kültürüne atfeden hipotezi doğrulamıştır. Çince ve Budist çalışmalarını dayanak gösteren yazar, araştırmayı metinlerdeki atıf çalışmaları ve ikonografik belgeleri ile destekleyip çeşitli uygarlıklar arasında kıyasla tamamlamıştır. Dili akademik, biraz daha alan yazına katkı amaçlı eserlerden bu nedenle okunuşu o kadar kolay değil fakat bu bizim tarihimiz! Ve yabancı bir müellifin oryantalist bakıştan uzak bu çalışması bence Türk tarihi için kıymetli. Tarihimiz varoluşumuz, okunmalı, her kütüphanede yerini almalı. ️