Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
Göksel Ilgın Tarafından Yapılan Yorumlar
Edebiyatçı gözünden envai çeşit veçhesiyle müzik... Ufuk açıcı tahlillerin, önermeler bir tarafa, muazzam keyifli bir dili var kitabın. Muhtelif biçimlerde müzikle iştigal edenler ve müziğin farklı dinamiklerini merak edenler mutlaka edinmeli.
Felsefeyle edebiyatı organik bir bütün şeklinde algılayan Walter Benjamin’in muazzam metinlerindeki lezzet var Han’ın satırlarında. Toplum ve bireyin acı kavramıyla ve acının bizzat varlığı-yokluğuyla kurduğu ilişkiye göz diken bu metinler, zihin açıcı önermelerinin yanı sıra Benjamin’e saygı duruşu niteliği taşıyan edebi üslubuyla okuyucunun başucunu hak ediyor.
Saadat Hasan Manto gibi bir yazarın Türkçeye kazandırılmış olması büyük lütuf. İncelikli diliyle başka dünyalara kapı açan öyküleri, Pakistan ve Hindistan’ın her tür sınırında, kenar mahallelerde, tenha köşelerde gezinme şansı tanıyor. Salman Rushdie'nin, romanlarına kıyasla daha az anılan, öyküleri de benzer bir deneyim sunuyordu.
İletişim çağında hiçbir yerin, hiç kimsenin eskisi kadar uzağımızda olmadığı düşünülüyor epeydir. İnternetin muazzam olanakları inkar edilemezse de, Toba Tek Singh'i okuyunca yeniden anladım ki gelişmiş sosyal medya ağlarının veya internette uzun-kısa videoların (belki henüz) erişemediği bir nüfuz düzeyi var. Edebiyat; bilim de dahil başka araçların kabiliyetini aşan gücüyle, bizden-benden ötekini, dolayısıyla bizi-beni anlamak için en ayrıcalıklı, en mühim pencere, hala.
Türkiye'de caz müziğin dünü, bugününü anlatan kıymetli tanıklardan birinci ağız aktarımlar, konunun geniş bağlantıları sayesinde, memleketin müzik tarihine genel bir bakışı da mümkün kılıyor. Bu söyleşiler, her biri müzik dünyasında mühim roller oynamış/oynayan özel isimler vesilesiyle, başka bir yerden öğrenmenin mümkün olmadığı, çok özel anlar ve anekdotlar içeriyor ki birtakım kritik eşikleri ve dönüm noktalarını kavramak kolaylaşıyor.
Sadece caz değil, memleketin çok renkli müzik tarihini merak eden herkes okumalı.
Kitap, zorunlu göç, yersiz-yurtsuzluk ve kimlik mücadelesi gibi trajik denklemleri ustaca bileştirerek, son derece içeriden, iz bırakan bir bakış sunuyor Filistin meselesine.