Son derece taraflı bir dil ile yazılmış, alevilik hakkında hatalı bilgiler içeren, kardeşlik, sevgi temalarını öne çıkarmak niyetindeyken büyük bölümünde nefret aşılayan kitap.
Nersinden başlasam bilemiyorum. Şah İsmail'in annesi öldürttüğü bilgisi net bir bilgi değil, farklı kaynaklardan teyitini alamıyorum. Alevilik inancındaki musahiplik geleneği karşı cins arasında yapılan bir gelenek değil,
Cem evindeki bir ayinde anlatılana göre gelin ve güvey dem ile kendilerinden geçiyor, sonra kalkıp semaha duruyor. "Mum söndü" göndermeleri içeren ifadeler kullanılmış. Bir ibadethaneden
ziyade alem yapılan bir mekan algısı uyandırılıyor.
Kitabın ilk bölümlerinde Şah İsmail'in yaptığı sunni katliamı anlatılıyor, aynı şekilde ilerleyen sayfalarında Yavuz Sultan Selim'in alevilere yönelik katliamından bahsedilmiş, buraya kadar tarafsız bir anlatım olduğunu düşünebilirsiniz ama savaş sonrası Sultan'ın esir aldığı kişilerin ağzından onun ne kadar adaletli, insan sevgisi ile dolu Şah'tan üstün bir lider olduğu ifadelerine yer veriliyor.
İskender Pala gibi profesör ünvanına sahip, kaldı ki 28 Şubat döneminde mağdur edilmiş bir hocadan böyle hassas bir konu hakkında daha derin araştırma yaparak bir kitap yazılmasını beklerdim.
Kitabın akıcılığı, hocanın anlatım yeteneği, uzmanlık alanı olan divan edebiyatını ve aşkı ilahi yönü ile anlatışına diyecek kelime yok ancak bir kitabın başarısı akıcılığında olmamalıdır. İçerdiği bilgiler çok daha kıymetlidir.
Şah ve Sultan dönemi hakkında yazılmış çok daha derin kitaplar mevcut iken İskender Pala'nın kitabı çok satanlar listesine girebiliyor. Her kitap okunmaya değerdir ancak alevilik kültürü ve dönem hakkında sadece bu kitap sayesinde bilgi sahibi olmak bize fazla bir katkı sağlamaz.
Kitap okumayan bir toplum olduğumuz herkesin malumu ancak okunan kitapların da niteliği ve içerikleri de ayrıca tartışılması gereken bir konu.
Teşekkürler.