Toplam yorum: 3.284.424
Bu ayki yorum: 5.930
E-Dergi
sophiephilo Tarafından Yapılan Yorumlar
Bu kitabı herkesin okumasını tavsiye ederim. Tertemiz, ilim ve irfan dolu bir kitap.
2500 yıl öncesinden bize seslenebilmiş olan Platon'u(dolayısıyla Socrates'ı), düşünceleri ne olursa olsun, takdir ve saygıyla anmamak imkansız.
Socrates dahil beş farklı düşünür bir akşam sofrada bir araya gelir ve yiyip içerek sırayla sevgiden bahseder. Her ne kadar sevgiden "sevgi tanrısı" diye bahsetse ve o sevgiyi "hemcinslerine" duysa da, dediğim gibi, en azından bu insanlar düşünmüş, tartışmış ve soru-cevap yöntemiyle doğruyu aramak istemiş. Dini inanca sahip olduğum için Platon'un fikirlerinin hepsine katılamayabilirim, ama bugün dini inanca sahip olduğunu söyleyip de her türlü hurafeyi ve batılı tartmadan benimseyen bazı kişilerden daha çok saygı duyuyorum Platon'a.
Hemen yanıbaşında mavi çimenlerden yansıyan güçlü güneş ışığı varken neden uzaklardaki soluk yeşil ışık özlenir? Bir ömür bir aşk için nasıl baştan başa değiştirilir? Görünenin ne kadarı gerçektir? Bir dahi nasıl etrafına bu kadar ışık saçarken kendisine karşı bu kadar yıpratıcı olabilir? Michael Jackson'ın öldüğü gün bitirdim bu kitabı ve birden Muhteşem Gastby'nin önümde Michael Jackson olarak belirdiğini gördüm. Kalbimin ortasına taş yemiş gibiyim.
Bu kitabı işyerinde gizli gizli okudum(!). Yeri geldi ağlamamak için kitabı kapadım biraz ofiste gezdim, oturdum devam ettim. Aslında bence sarsıcı güzellikte bir kitap değildi. Çok büyük bir edebi değeri veya harika bir kurgusu olduğunu da söyleyemem. Aslında gereksiz bir detaycılıkla erotik unsurların işlenmiş olmasının kurguyu biraz bozduğunu ve gerçekçilikten uzaklaştırdığını bile söyleyebilirim. Tüm bunlara rağmen, nedense, bittiği zaman, "iyi ki okumuşum" dedim. Arada bir Naoko'nun tokası aklıma geliyor, hüzünleniyorum. Beni asıl hüzünlendiren ise kitapta geçen şu kısa cümle oldu: "Artık selam verecek kimsem kalmamıştı". Bunu okuyunca bir anda burnum acıdı, gözümden yaşlar geldi..
Ah be Murakami, niçin yerli yersiz pornografik detaylar koyup kült olabilecek bir romanı böyle bozdun. Tanıdıklara tavsiye edemiyorum bu kitabı, utanıyorum.. Aş bunları, cinsellik herşeyin olduğu gibi ebediyatın da parçasıdır diyeceksiniz. Eh ben de diyorum ki, dozunda ve kaliteli kullan cinselliği o zaman. Çünkü aslında kalbe işleyen bir aşkı anlatmak için bu kadar yüzeysel betimlemelere pek ihtiyaç yok bence.
Çok kitap okuyan biri olarak, son yıllarda okuduğum en güzel kitaptı. Şaşırtıcı derecede masum ve içten bir dili var. Thomas Hardy'ye hayran kalmamak imkansız. Doğa betimlemeleri çok kıvrak ve renkli, karakterler ise kafanıza kazınıyor. Çoğu zaman gülümseyerek okudum bu kitabı. Cümlelere hakettikleri kıymeti vererek, sindire sindire okunmasını tavsiye ederim. Ha bir de, çılgın kalabalığın içinde yaşayan ve bu kalabalığın kaosuna, sabunköpüğü eğlencesine, hızına ve yüzeyselliğine bayılanların pek hoşuna gitmeyebilir. Bu kitaba hakettiği değeri verebilmek için bence az da olsa içe dönüklük ve maneviyat sahibi olmak gerek. 1874 yılında yazılmış bir kitap olduğu da unutulmamalı. Zamanın ötesine çoktan geçebilmiştir, o ayrı. Kalbi olanların okumasını tavsiye ederim...