Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570
E-Dergi
zaurak Tarafından Yapılan Yorumlar
Kitabın yazarının emekli asker olması nedeniyle jeopolitiği tehdit değerlendirmeleri üzerinden realist bir bakış açısıyla, Türkiye coğrafyasında tartışmıştır. Geleneksel jeoplitiğin yanında teknoloji, iletişim ve ulaşımdaki yeniliklerle değişen jeopolitik konumu ve yapıyı değerlendirmeyide ihmal etmemiş, Hızlı bir şekilde okunabilecek bir kitap.
Dugin, Batıyla ilişkili ülkeleri rakip olarak görmenin yanında hemen hemen her olguyu Avrasyacı, Atlantikçi olarak sınıflandırabilmekte, bu sınıflandırmaya dinde dahil olmaktadır. Moskovayı üçüncü Roma olarak niteleyebilecek kadar ileri gitmektedir. Hemen hemen her bölgesel veya ikili ilişkiden süphe duyan Dugin, Rusya'nın içinde olmadığı her oluşumu tehdit görmektedir.
RF Başbakanı Putin'in pragmatik politikalarında izleri bulunan Avrasyacı yaklaşımı, önde gelen stratejisti Dugin'den okumadan Rus Dış politikasını anlamaya/açıklamaya çalışmak olanaksız. Okunması gereken bir kitap
Yazar Türkiye'nin artan bölgesel gücü/itibarını ve Batıyı dahi geri plana atan dış politikasını ülkenin dinamizmine ve bölgesinde diğer eneji zengini ülkelerin aksine sahip olduğu tarihe ve gelişmişliğine bağlamakta ve övmektedir. Ancak yazarın istihbaratçı kimliği ve Türk İslamı adı altında Orta Doğu'nun diğer ülkelerine model olmasını teklif etmesi süphe vericidir. ABD'ye bölge politikalarında Yeni Türkiye'yi (Türk İslamını) pivot ülke olarak kullanmasını da tavsiye etmektedir.
Kitab Kimlik, İslam, Aleviler, Türban, Milliyetçilik, Yakın Geçmiş, Ermeniler, Kürt Siyasetçiler, Kürt Muhalifler, Şiddet, Terör, Devlet, Siyaset, Basın başlıkları altında Türkiye'nin önemli sorunlarını; akademisyenler, siyasetçiler, sivil toplum örgütleri-dernek yöneticileri, gazeteciler, yazarlar ile tartışmaya açıyor. Pek çok kesimin düşüncelerini açıkça ifade ettiği kitap okunması gerekenler arasında
Sovyetler Birliği’nin dağılması ile “ulus devlet, milliyetçilik ve kimlik” etrafında şekillenen pek çok sorunun ortaya çıktığını ve küreselleşme sürecininde etkisi ile bireysel, yerel ve ulusal kimlik kırılmalarını birçok ülkenin gündemine taşıdığını belirtiyor. Bu dönem ile birlikte Avrupa ulus devlet anlayışından “Avrupalılık” kimliğine kayarken, Rusya’nın üzerinde çeşitli tartışmalar yaşadığı Avrasya coğrafyası ile birlikte ne gibi bir tutum takınacağının belirsizliğini yaşadığını ancak reel politikte Rusya’nın AB ile inşa etmek istediği geleceğin, Avrupa kimliği ile örtüşmediğini ileri sürüyor. Sadece Rusya üzerine değil Soğuk Svaş sonrası milliyetçiliğin anlaşılması için faydalı bir kitap.