Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570
E-Dergi
devrigül Tarafından Yapılan Yorumlar
Insanoğlunun iktidar tutkusunu anlatan harika bir eserdi. Amaca giden her yol mübahtır anlayışının tecessüm etmiş hâli Macbeth. Öte yandan bütün kötü eylemlerine rağmen içinde bir yerlerde, tıkır tıkır dolaşan bir fare gibi onu kemiren vicdani sorgulamalar. İçinde bulunduğumuz Korona günlerinde sürekli ellerimizi yıkayan bizler biraz da bayan Macbeth gibi ruhumuzu da arındırma arayışındayız. Oysa manevi kirliliği maddi nesneler temizlemiyor. Bayan Macbeth kötülüklerini ibadet suyuyla temizlemeye çalışan sahte dindarları da anımsattı bana.
Hayat böyledir işte... İyi ile kötü, mutluluk ile hüzün hep kol koladır. Romandan çıkarmakla kötülük yok olmaz. Mutlu sonlar okura ilham verse de yeryüzünün yasası kurmaca dünya bitince başlar. Ezcümle Aytmatov'u yerelden evrensele taşıyan özelliği kanımca insana ait duyguları okurun kanına karışan bir anlatım ve etkili bir üslûpla sunmasıdır.
Yazar kahramanları birbirine dönüştürürken neyi amaçlamış olabilir acaba? Anlatıcının aynı zamanda sütkardeşi olan karısı, gevrek kahkahası ile en güzel sahneleri kavusa dönüştüren yaşlı adam, derisini yüzdüğü hayvanları şehvetle doğrayan kasap, afyon ve şarapla gerçekten kaçıp hayale sığınan, yaralarıyla yaşayan, belki de hayalindeki kahramanlarla aynîlesen bir adam... Bu adam afyonlu rüyalarının belirsiz dünyasında kimi zaman özne, kimi zaman nesne... Muazzam güzellikteki kadın bedeninde tecessüm eden mutluluğun ölümü ise yine sahibinin elinden... Bu kısır döngüde ızdırap çeken bir ruhun huzura ermesinin imkanı yoktur. Çünkü aşk, güzellik, huzur ve mutluluk aldatıcı bir kurgudan ibarettir. Tek gerçekse ölümdür. Anlatıcının tabiriyle "Yalnız ölüm yalan söylemez. Ölümün varlığı bütün vehim ve hayalleri yok eder." O hâlde bize de şu dörtlüğü tekrarlamak düşer: "Gel gidelim içelim/Rey şarabından içelim/Şimdi içmezsek onu/ Ya ne zaman içelim."
Olağanüstü ve abartıyla dolu geleneksel anlatımların doğrudan romana taşınmasını yadırgadım. Tefsirlerdeki ve peygamberler tarihindeki İsrailiyat kokan tutarsız epizotlarla şekillenmiş bir roman... İsminden hareketle daha özgün bir eser bekliyordum. Oysa romana adını veren gömlek bir anlatıcıdan öteye geçememiş ve roman bin yıldır söylenenlerin üzerine iki satır eklenmemiş."Rabbisi", "gurup" gibi kelimelerdeki yazım hataları rahatsız edici. Yer yar anakronizme düşülmüş. Mesela Yakup'un oğullarıyla beraber Beytü'l Makdis'i yeniden inşa etmesi gibi. Malum Beytü'l Makdis bu olaydan yüzyıllar sonra Hz. Davud tarafından inşa edilmiş. Her şeye rağmen yazarın akıcı bir dili olduğunu söylemekte fayda var. Keşke kıssanın modern hayatın çıkmazlarına getirdiği açılımlar, çağımızın Yusufları, Züleyhaları ve kıskanç kardeşleri anlatılabilseydi.