Toplam yorum: 3.285.014
Bu ayki yorum: 6.540
E-Dergi
Uğur Demircan Tarafından Yapılan Yorumlar
Alanında bir boşluğu doldurması bakımından da kıymetli bir eser. Böyle çalışmaların sayısının artması dileklerimle.
Klişe öykü cümlelerinden uzak, iyi fikirlerin temiz ifade edildiği, sonlarıyla şaşırtabilen, Poe'yu ya da O.Henry'yi anımsatan öyküler var içinde. Yazar benzer konseptte bir kitap daha çıkarmış daha evvel ama okumadım onu.
Maraz, okumaya değer bir öykü kitabı.
Başka Kitap, yayın hayatına iyi kitaplarla başlamış. Tebrikler.
İşgal altındaki memleketin ameliyat ve nekâhet devrini anlatan güzel bir kitap okudum. Esir Şehrin Mahpusları'nı da anımsatan ama kendi dilini bulmuş bir dönem romanı bu. Dersaadet aydınının Anadolu vatanseverliği karşısındaki aciz tutum ve duyguları, dönemin gerçek olayları ile imkânsız görünen bir aşkın arasında gidip geliyor. Devamını kitaptan okuyun ve de kıymetini bilin. Bu devirde böyle kitap fazla yazılmıyor çünkü.
İki tür öykü var malum. Birincisi olay, ikincisi durum öyküsü. Hüseyin Kılıç okumaya başladıktan sonra ben bir de "olum" öyküsü vardır diyorum. Hüseyin Kılıç öykülerinde olay da, yaşamın bir kesiti denilebilecek durum da, insanın yüzünde muzip bir gülümseme bırakıp olumlu düşünceler denizine bırakıverecek "olum" da mevcut.
Kitabı okuyunca göreceksiniz ki ilk kitabından ve yayımlanmış onca öyküsünden sonra kendi koyduğu çıtayı hiç düşürmedi ve her yıl muntazaman koştuğu büyük İstanbul maratonu gibi öykücülük yolunda da emin adımlarla koşmayı sürdürmekte. Küçük Bir İhtimal, öykülerin cin fikirleri, bu fikirlerin uygulanış, kurgulanış şekilleri ve içindekiler sayfasına sıralanmış ilginç isimleri ile rafdaşlarından ayrılır, yazarını da dönemdaşları arasında özgün bir yere konumlandırır.
Uyarı: Hüseyin Kılıç ile tanışıp sohbet etme fırsatınız olursa yakın zamanda ilginç bir öyküye kahraman olma ihtimalinizin hiç de küçük olmadığını bilmelisiniz.
İyi kitapların övgüye ihtiyacı olmaz. Kulaktan kulağa yayılarak kendini tanıtır zaten. Ama iyi yazarın övülmek hakkıdır. Hakkı vermek gerekir. Kitabı bitirince aklınızda ve yüreğinizde o mahallelerdeki "olamayanlar"ın, o hep yarım kalanların, o hevesleri kursağa bile düşmeyenlerin kekremsi tadı, ekşimsi kokusu kalıyor. Hem kurtulup hem özlenen o mahallelerdeki... Herkes farklı bir öyküyü tutacaktır, benimki Nazê oldu. Bir öykü bu kadar mı yalın bu kadar mı içten olur ve okuru bu kadar mı sürükler kendisiyle birlikte sonuna kadar, hatta biraz da nefesini tutarak? Nazê o mu gerçekten?..