Toplam yorum: 3.284.934
Bu ayki yorum: 6.440
E-Dergi
okur reader Tarafından Yapılan Yorumlar
Bence Richelle Mead başarılı bir yazar. Vampir serilerinde genelde aşk o kadar ön planda oluyor ki aksiyon ile konu onun altında eziliyor ve farklı yazarlarda aynı tür sahneler durmadan tekrarlanıyor. Vampir Akademisi serisinde ise böyle değil. Seride aşk var ama kitap tek onun üzerine ilerlemiyor ve Türkçe'ye çevrilmemiş kitaplarını da dayanamayıp okuduğum için aksiyonun ve süprizlerin tam gaz devam ettiği bir seri olduğunu biliyorum. Bence bu seriden sonra Richelle Mead'in Succubus Georgina Kincaid serisini de Türkçe görmek hoş olurdu. O seride yazar altı kitap yapmak için uğraşırken sıkıcılaştığı olmuş yer yer ama genede bir succubusun hikayesi olduğu için etkileyiciydi.
Günümüzde yayınlanan en muhteşem fantastik roman serilerinden teki. Vampiler değil de nefilimler üzerine olması çok hoş. Ayrıca kitapta tempo hiç düşmüyor, sürükleyici ve rengarenk bir dünya. Serinin içindeki süprizlerde şok etkisi yaratabiliyor. Hem güldürdüğü hem de ağlattığı oluyor bu serinin. Karakterler de gerçekci ve etkileyici. Bence tek bir sorun var, o da Artemis yayınlarının yayınladığı serilerdeki kitaplar arasına çok fazla süre koyma geleneği... Şahsen üçüncüsünü merakla bekliyorum.
Bu romanda en çok sevdiğim kısım kadınların içindeki güç ve her birinin değeri üzerine olması. Sürekli her kadının içinde bir tanrıça olduğuna ve kadınların bunu fark edip su yüzüne çıkarabilmeleri için sadece gözlerini açıp, onları hapseden zincirleri kırmaları gerektiğine değiniliyor. Kitapta tıpkı çoğu pagan kültüründe olduğu gibi kadınlar bilgeliği ve gizemi simgeliyor.
Bu kitap için adı üstünde diyebiliriz rahatça. Yazar bir durugörür ve kendi deneyimleri ışığında insanların periler olarak adlandırdığı doğa ruhlarının mitolojik değil, gerçek dünyasını bize anlatıyor. Bu kitapta periler bağlı oldukları elementlere göre sınıflandırılıyor ve görünüşleri, nerde bulundukları, karakterleri anlatılıyor. Ayrıca yer yer doğa ruhlarından hiyerarşik ve daha birçok açıdan daha yüksek konumda olan meleklere de değiniliyor. Bence insanları kendi çevrelerine gerçeklik adı vererek sardıkları yalanlardan oluşan kafesi yıkmaya ve bu dünyayı bizim gibi maddesel olmayan başka canlılarla da paylaştığımızı görmeye itiyor bu kitap. Ayrıca doğaya bakışınızı ve saygınızı yükseltiyor, daha açık görüşlü olmaya itiyor.
Bence bu tür kitaplar daha fazla Türkçe'ye çevrilmeli ve bu kitabı Türkçe'ye çevirmeye karar verenlere de teşekkür ederim. Şahsen kitaptan memnun kaldım. Kitap 21 bölümden oluşuyor. Her bölümde ilk olarak yazar kendi kurgusuna göre Arthur ve Merlin'in hikayesini anlatıyor ve her bölümün sonunda Druid kültürü, pagan bilgeliği ile ilgili bilgi veriyor. Kitap sayesinde bu kültüre ve bilgeliklerine dair bir çok şey öğrenirken yazar kitapta özellikle çok derine inmediğini belirtiyor. Neden olarak da bir Druid olmanın o çağlarda yıllarca eğitim ve sabır gerektiren bir durum olduğunu ve tüm bu bilgileri o bilgileri hak etmeyen insanlara bir kitapta sunmanın yanlış olduğunu söylüyor. Kısaca bu kitap bir yol gösterici ve bence güzel bir kaynak.