Toplam yorum: 3.284.424
Bu ayki yorum: 5.930

E-Dergi

neptunuhisset Tarafından Yapılan Yorumlar

30.01.2023

Besim Dellaloğlu entelektüel yanımızı beslemek için cümle içinde kullanmayı pek sevdiğimiz kavramları bir düşünce evreninde sohbet edercesine ölçüp tartmak için aranan isim. Kitaplarını kısa bir kurcalayarak bile edinebilecek çok şey var.
28.01.2023

“ölüm, yaşam, kanser, annelik” gibi bu kadar gerçekçi konuların etrafında gezen, yirmi altı yaşında bir yazardan hem eğilen bükülen kelime oyunları, hem tüyler ürpertici anlatım dili, hem nereye konulacağı bilinemeyen bir aşk. Ölüm zaten kabullenmekte zorlandığım, gerçekliğinden nefret ettiğim bir kavramken kitap birde kendi ölümünü bekleyen bir kadının içine hapsediyor. Bu kadının bedeninde ise annesi ve kızıyla olan iletişimi, yaşananlar/yaşanamayanlar, yaşandıkça tutarsızlaşan aşk, inanç ve tanrı, iki farklı anne figürünün kızına veda edişi ve daha pek çok can yakıcı noktalara parmak basmasını kitap boyunca bir şekilde dayansamda son elli sayfayı kaldıramadım. Bazen Iris oldum ve bir gün veda etmek zorunda olduğum anneme baktım, bazen Lia oldum ve bir gün anne olursam kendi kızıma veda etmek zorunda olduğum geldi aklıma.
17.10.2022

Sürekli değişen hayatta hedefe doğru ilerlemek belki kapak tasarımındaki basit şekillerden oluşan espri gibi zannettiğimizden kolaydır. Belki de sadece adım atmamızı erteleyen o ilk engeli aşmamız gerekiyordur. Sadece adıyla bile motive edebildiği için kitabı okumadan önceki kişi ile sonundaki kişi aynı kalmıyor.
03.10.2022

Minicik Miyim bir çocuğun keşfetme yaşlarında okuyabileceği en iyi kitaplardan biri. Okurken hem metnin akışında hem de görsellerinde etrafını keşfederken sürekli karşılaştığı "sen büyüyünce" söylemlerini daha somut bir şekilde anlamlandırabilecek.
28.08.2022

Bana göre bu aşkta en şanslı taraf Consuelo... Hemen herkesin kalbinde bir noktayı sızlatmayı başarmış Küçük Prens'e aşıktı ve karşılıksız kalmadı. Öyle ki onun biricik gülü oldu, o da cam fanuslarda sakladı sakındı aşkını. Tutkusunu, hırçınlığını, deli dolu kıskançlıklarını hücrelerine sinen o aşktan aldı. Mutlu sonlar, mutsuz sonlar, iki sevgilinin alışılageldik hikâyelerinden çok daha fazlası. Dünyanın sarsıntılı zamanlarını yaşadığı o yıllarda yeryüzüne sığamayıp gezegenden gezegene taşan bir aşk. Kitabın bu şekilde derlenip toparlanması bana evdeki eski maun gardırobun kuytusunda saklanmış içinde mektupların, kartpostalların, fotoğraf ve pek çok hatıranın olduğu kıymetli bir anı kutusunu hatırlattı. Hem ilişkilerinin hem de bize bunu anlatan bu kitabın aşka inanmayan birini bile sarmalayacak bütünleyici bir yanı var.