Toplam yorum: 3.285.048
Bu ayki yorum: 6.574
E-Dergi
m_tozan Tarafından Yapılan Yorumlar
Stefan Zweig'in "Satranç" kitabı, insanın hayatının en zor zamanlarından geçerken, yaşama hissini kaybetmemesi için kendi açısından oluşturduğu ve onu hayata tutunacak sebepler bulmasını güzel bir içtenlikle anlatmaktadır. Bu kitap, Stefan Zweig'in hayatına son vermeden önceki en son eseridir. Kısa roman ve biyografi sevenler için okunabilecek güzel bir kitaptır.
"Saatleri Ayarlama Enstitüsü," insanların aşk, iş ve doğal günlük yaşayışlarını çok güzel hiciv tarzıyla anlatması ve okuyucuyu okurken güzel bir hikayenin içinde tutması açısından çok değerli bir eserdir. Hayri İrdal ile Halit Ayarcı arasında geçen diyaloglar, normal bir doğaçlama ile hiciv tarzında olsa da aralarındaki konuşmalar gerçekten günlük hayatımızdan olan, hiç dikkat etmediğimiz olaylar barındırmaktadır. Kitapta günlük hayatımızda başımızdan geçebilecek örnekler hiciv tarzıyla anlatılmaktadır. Örneğin, miras yüzünden halanın bir an gömülme isteği, fakirlikten dolayı Hayri İrdal'ın kızını evlendirme düşüncesi, gazinoda zengin bir elemanın Hayri Bey'le konuşurken masadaki mezelere daha değer verip onları yemesi. Kesinlikle tavsiye edilebilecek bir Türk romanıdır.
"Pal Sokağı Çocukları," yaşadığımız şu dünyada eskiden çocukların birbirine nasıl bağlı ve sadık kaldığını, aralarındaki olayların onlarda nasıl etki bıraktığını ve bir arsanın onların hayatındaki önemini anlatan güzel bir hikaye olarak karşımıza çıkıyor. Okurken sonunda ne olacağını tahmin ederek devam ediyorsunuz, ama kitabı bitirdiğinizde yazarın anlatım gücüyle olayın sizi çok etkileyeceğinin farkına varıyorsunuz. Benim gibi çocukluk hayatını mahallesinde arkadaşlarıyla birlikte geçiren biri için çok normal gelen olaylar, günümüz çocuklarının (çoğunluğu evde elektronik eşyalarla vakit geçiren) okuyarak eski arkadaşlıkları ve çocukların ilişkilerini anlaması açısından onlara kesinlikle öneririm.
Grigory Petrov'un "Beyaz Zambaklar Ülkesi" kitabı, kesinlikle liselerde ilk kitap olarak okutulmalıdır. Kitap, bir ülkenin nasıl muasır medeniyetler seviyesine çıkacağını, içinde yaşayan insanların nasıl daha saygılı, verimli ve akıl dolu bir şekilde yaşayarak ülkelerine katkı sağlayacaklarını, özellikle bu değerlerin nasıl nesilden nesile aktarılacağını anlatan bir başyapıttır. Kitabı okuduktan sonra, Atatürk'ün Türkiye Cumhuriyeti'ni kurarken nereden esin kaynağı aldığı apaçık ortadadır. Atatürk'ün, kitabın Türkçeye çevrilip okullarda okutulmasını istemesi de bu yüzden anlamlıdır.
Gogol'un bu kısa romanlarını okurken, sanki Kafka'nın ilerleyen zamanlarda onun vücut bulmuş hali olarak geri dönüp Dönüşüm, Dava gibi mükemmel kitapları yazdığını söyleyebiliriz. Bu hikayeler, eleştirel ve trajik bir biçimde insanların hayatlarındaki durumları ve yaşayışlarını anlatan mükemmel eserlerdir. İlk defa okuyacak arkadaşlara önerim, benim gibi bir seferde hikayelerin hepsini okumayıp, parça parça hikayeleri okuyup bir ara vererek devam etmeleridir. Bu şekilde daha verimli olacaktır. Çünkü Kafka gibi konuların içine detaylı girip daha açıklayıcı yazmayan Gogol, hikayelerinin sonlarını açık bırakarak belki de okuyucunun kendi anlayışıyla bitirmesini istemektedir.