Toplam yorum: 3.285.374
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
hsabah Tarafından Yapılan Yorumlar
DESPOTİZM : Yeni mi yoksa kendini yenileyen , evrimleşen, zamana ve çağa göre varlığını sürdüren, kendini değişik kalıplarda sunan , eninde sonunda tanımı hiç değişmeyen bir "şey" mi?
Nedense hepsi diye başlamak yukarıdaki sorulara en kolayı. Antik çağdan günümüze ve hatta geleceğe uzanan yönetme -yönetilme ekseninde yüz kızartıcı yanılgılara bile "he" denilirken despotizmin kuramsal ve yaşamsal olarak olmaması imkansız.
Değişen sadece ad değiştiren despotlar ve maruz kalan halk. Yoksa gönüllü olarak girilen bu yolun kendisinde değişen bir şey yok.
Demokrasiye karşı bu tutkulu düşmanlık, gücü elinde bulunduranın hırsları ve "Özgürlüğün" yalnızca kavram olarak kalması despotizmin her çağda yeniden doğuşunu kolaylaştıracak ve yaşatacaktır.
Deneysel , buruk, düşündürücü, özgün, karmaşık…
Sadece okur olmak yetmez bu kitabı okumak için, az biraz kallavi okur olmak lazım, sıkılmamak, kaptırmamak, diri durmak ve ortak olmamak da tabii ki.
Varoluş sorgulamasının yanında derin bir hüzün , arada kalmanın ; gidememenin, kalamamanın , mesafenin (olmayan/olan) farkının yaşanamadığı bir hal.
Peygamberçiçekli elbise…
“Her ölü şey bütün canlı şeylerin geleceği”
En uzak insanın kendi içi… En yakın da öyle…
Kedilere Dair ismine bakıldığında tatlı bir kedi anlatısı sunacak gibi gelirken daha ilk sayfalardan dehşet verici kedi itlaf satırlarına düşünce aman dedim ne okuyorum ben. Sonrasında her kedi sahibinin bildiği kedi vurdumduymazlığı başına buyrukluğu tatlı halleri, insanı kendine bağlayan ve kendisine köle ettiğini zanneden tavırları okudum.
Bu kediler değişik :) hepsinin ayrı ayrı yeme içme tavırları var tıpkı insanlar gibi :) Gölge bey kendisi bir gurme ve benim asil kedim farkına varmadan evi ele geçiren :) misafir sevmeyen değişik varlık dört yıldır bizimle anlat anlat bitmez.
Kedileri sevin.
Bu kitabı ben mi okudum, kitap mı bana kendine okuttu yoksa okurken okuduğumun farkında mı değildim , kitap okunduğunun farkında mıydı? Cümlenin başında hangi cümleyi okuduğumu bilsem fakat başa dönmeye ihtiyaç hissedip acaba bu neydi diye düşüne düşüne okumaktan kafam mı karıştı:) yazarın amacı neydi kafamı mı karıştırmaktı ? Neyse okudum bitti diyemiyorum, kafamın içi kitabın kapağındaki “karalama” gibi … içinden alıp buraya kopyalayacağım bir sürü cümle var fakat bu diğerlerine haksızlık olur ️ya da geçen isimlerden birkaçını buraya iliştirivermek ️ elli dört editör boşuna reddetmemiş . Gene demeyin bu kitabı övdün mü yerdin mi , okuyun siz de ne demek istediğimi anlarsınız ️burada birkaç cümleye sıkıştıramayacağım valla ️ herkesi Kate’in manik zihnine ve yazarın insafına bırakıp yorumu kapatıyorum, kolay gelsin :) çeviri için @suatkemalangi ve Pelin Angı’ya teşekkürler ️
Nasıl güzel bir kitap okudum anlatamam. Düşle gerçek karıştı; öykü perileri metinlerin üzerinde uçuştu, söz yalın haliyle büyüledi , yamacına aldığı okuru ağzı açık bırakıp ,mutluluğa sevk etti. Karakterlerden kim olmak istersen o olmana izin verdi çünkü hepsi bizdik ; biz okurlar, yaşayanlar. Derdi kediye anlatırken dermanı insansızlığa , düşe yükledi de öyle ortak etti öyküye.
Cemil Kavukçu yaşayan öykücüler içinde en sevdiklerimden , kendine has tavrı, tarzı ; kelimelerinin huyu suyu karakterlerinin inanılmaz halleri olan bir yazar ; bir de karakterlerin değişik takıntıları var o başka
Şimdi ben size diyorum ki ey okur dostlarım; gidin bu kitabı alın , okuyun , okutun. Hiç pişman olmazsınız .
Sevgiyle @cemilkavukcu @canyayinlari