Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570

E-Dergi

hsabah Tarafından Yapılan Yorumlar

01.01.2026

Nasıl bir hisle okudum bilmem… Boğazım düğümlendi kitabın en başında bitinceye kadar kaç düğüm daha atıldı bilmem.

Muzaffer Tayyip Uslu, Rüştü Onur ve yakın arkadaşları Kemal Uluser gencecik ölümler…

Ekonomik zorluklar , imkansızlık ve şiir…

“Ne, biliyor musun, görkemli açan çiçekler gibi olmalı şair dediğin, şöyle bir görünüp sonra çekip gitmeli bu dünyadan. Çok yaşamamalı."

“Sen varken
Yalnız değilim bu şehirde
Oturup konuşabiliyorum
Hatta gezinebiliyorum
Sokaklar boyunca
Ya sen olmasan”

Rüştü Onur
01.01.2026

Yazar nasıl zor yazdı acaba; çünkü ben çok zor okudum. Bir kez başladım sonra bıraktım sonra usul usul tekrar okudum.Döne döne okumak bu olsa gerek.Kapanın ortasına bir peynir konuşmuş okur da fare, uzanıp uzanıp ulaşamama hali.

Kitabı okurken durursanız orada kalırsınız, hızlanmaya çalışırsanız tıkanırsınız; eğer kaçmaya çalışırsanız merakınıza yenilip tekrar elinize alırsınız .

Her bir karakterin metaforik olarak incelenmesi lazım, kim kimdir nedir, neyi ifade eder of bile demeden bakmak gerekiyor. Uzun uzun cümlelerin peşine düşüp kaybolmak lazım ama Proust cümleleri gibi asla cümlenin başını kaçırmadan zihinden öyle …

Şeytana uy; tango rehberin olsun. Ya seni yoldan çıkarır şımartır; ya seni yarı yolda bırakır. Kurtarıcı beklerken aldandığını hissedip öfkelenir ama azıcık umut gördüğünüzde kendinizden geçip kurtarıcının ellerine teslim olursunuz.

Ya düzen sizi parçalayıp yutar ya da düzene kavuşur kurtulduğunuzu sanıp; düzenin “kölesi” olup köşenize oturursunuz.
15.12.2025

Yüzümde bir gülümseme... Geçici...

Her öyküde yenilenen. Sıradan belki de farkında olmadığımız ama fark ettiğimizde de bizi şaşkınlığa sevk eden bir nevi absürt komedi.

Tuhaf... Gerçekliğe meydan okuyan algılarla çevrilmiş dünyamıza, sıradanlığa, dar kalıplarda yaşarken kaybettiğimiz ya da o kalıplar içinde kalınca yaşadığımız kısır mutlulukların öyküye dönüşen halleri Hakan Bıçakcı öyküleri...

Bir sabah uyanırsın ve hayat her zaman olduğu gibi değildir; sesler daha net, gördüklerin daha karmaşık olabilir; bu kitap istikrarın kendisine ters; algına huzursuzluk verecek kadar sarsıcı.

Duru cümleler, özenli kelimeler ve seni sıkmayan kurgu böyle olunca da bitirmek istemeyeceğin bir öykü cenneti...

Hani aklımda bir şey kalmadı oysa kaç öykü okudum dersin ya bu kitap öyle değil, her karakter zihninin bir köşesine yer etmiş, bakışına zaferle farklılık katmıştır. Tüm öykülerde yaşattığını hafızana nakşeden bir eser.

Okunmalı.
11.12.2025

Sabri “ Bey” ne güzel insansın ( senin herkese hitap ettiğin gibi)

Nahif , sesi çıkmayan; arada bir de olsa lafın sözün hakkını veren, susan , ezilen (ömrü boyunca) başkalarının mutluluğu ile mutlu olan , sıkıntısı olana yardım eden bu dünyadan olmayan bir karakter.

Böyle bir adam tanıdım mı ?
Hayır.
Tanımak ister miydim ?
Evet.
Ama onun bu durumuna sessiz kalmaz , muhakkak tepkimi koyardım. Abisinin de yaptığı gibi ama çare olmazdı çünkü onun kalbinden gelen öyle bir iyilik ve tarifi mümkün olmayan bir “şey” var ki kendini bile engelleyemezdi.

İki korkusu fare ve balon… Hayatının travmaları ve kendini kaybettiği iki şey…

Alçaltmaya çalıştıkça yükselen bir ruh!

Hiç Sabri “Bey”in katil olduğu geldi mi kitap boyunca aklınıza,benim gelmedi .

Harika bir eser…
09.12.2025

İşler karıştığında bir suçlu aranır ve bulunur; totoliter bir rejimde yaşıyorsanız ve siz yönetenlerin başarısızlığında ortaya konulacak , suçlanacak ve hatta hepsini kabul edecek kadar çaresiz olabilirsiniz!

Kitabın daha ilk sayfalarında iken yazarın İran’da yaşamadığını düşünmüştüm ki öyle imiş. Bazen bir propaganda kitabı mı okuyorum diye düşünmedim değil.

Dokuz yanlış olsa bile bir doğrunun olması, bunca acının yaşandığı, gündem değiştirmenin ve gücü elinde bulunduranların bunu acımasızca kullandığı gerçeğini değiştirmez.

Politik ve toplumsal baskı olmasa bile hayatımızda hiçbir şeyin saklı kalmayacağı aşikar. Bu eserdeki mekan ve kişiler gerçekte diye başlayan cümle ne kadar anlamsız kaçıyor; insanın hayal gücünün de bir sınırı vardır değil mi?

Şiddet, baskı ve tecrit; ve sonunda pes eden bir adam!

Ve balık onu yuttu.