Toplam yorum: 3.285.374
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

hsabah Tarafından Yapılan Yorumlar

06.08.2024

Eh Dag, bu kitabın devamı olacak değil mi? Yoksa böyle pat diye bitmezdi… bir sürü anlamsızlık içinde bütünü yaratırken hayatını anlık kararlara bırakan Hansen’i daha güzel anlayamazdım sanırım. Kendini terk etmeden romanın bitmesi de güzel olmuş neyse klasik durağanlık İskandinav edebiyatı ama ayrı bir zevk…okumalı…
06.08.2024

Hayatımızı etkileyen ne kadar dış etmen var. Acaba bunları biz kendimiz mi istiyoruz yoksa zorla dayatıyorlar mı? Maruz kaldığımız reklamlar vs hayatımızın içeriğine delice bir müdahale değil mi? Yıllar önce çıkmış fakat o tarihte yeterince tutulmamış bir ürünün #infuluencer vasıtası ile hayatımıza sokulması yeryüzü can çekişirken bizim hayatımızı bulandırmak ( rahata alıştırmak , kolaya kavuşturmak bahanesi) için değil de ne hani böyle üstten konuşuyorum ama airfryer modasına kapıldım gitti birbirimize destek olma , ihtiyaç gözetme bittiği gibi , teknolojinin getirdiği doğayı gelişme adına yok etmek ne kadar acı değil mi? Maden,enerji vs uğruna ne dağ kaldı ne zeytinlik ne nehir. He ben kendimi kurtardım bi köye kasabaya yerleştim demek peki :) o da modern dünyanın getirdiği ultra bencillik o kadar çok şey söylemek geliyor ki içimden … ah @metiskitap yaktın beni… kaybolduğum yerden farkındalığa uyandırdın beni… eyvallah…
06.08.2024

“Eğer””Ama” “Ammavelakin” … Şeylerin ağırlığı : Belki de yapboz, yitip gidenlerin dönmeyeceklerin ardında kirpiklerde kalan gözyaşı. İncecik bir kitap belki ama öyle iç içe geçmiş ki okurun bir an dalgınlığına izin vermiyor .

“Bir Adam, Bir Yemin, İşte Yitip Gittin”
29.07.2024

Hırs, kibir, taktik hata, acımasızlık… vasat bir savaş anlatısı… durumu doğru okuyamayan ve kibrinden vazgeçmeyen Fransa’nın savaşı kaybetmesi…

Bir taraf can derdinde bir taraf şan şöhret… Başlamayan savaşın kazananı yokken, kazanmış gibi davrananın kibrine gömülmesi…

Savaşın bir kuralı yok, kazanan tüm kuralları koyar…
26.07.2024

Sadece doğa ve deniz mi ? Bir balığın avlanması etrafında dönen bir anlatı mı,insanın kendi kuytusuna çekildiği yerden zorla çıkartılıp hayata katılırken çektiği “çile” mi?

Her ikisinin de büyük aşk zannedilmesi ; kavuştuğun yerde yitmesinden mi? Bazı yerleri hariç Yaman Koray yine büyük bir anlatı kurmuş( buradaki eleştirim bazen yavan Türk filmine dönüyor