Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570
E-Dergi
Kitap, ihtiyaçtır... Tarafından Yapılan Yorumlar
Amerikalı tarihçi Hayden White’ın, ‘Metatarih: Ondokuzuncu Yüzyıl Avrupa’sında Tarihsel İmgelem’i, on dokuzuncu yüzyıl Avrupa’sındaki tarih bilincinin bir “tarihi”ni sunuyor. Çalışma bunun yanı sıra, günümüzde “tarihsel bilgi sorunu” etrafında dönen tartışmalara bir katkıda bulunmayı amaçlıyor. Dolayısıyla White’in analizi, hem evrimin özgül bir dönemindeki tarih düşüncesinin gelişimine ilişkin bir açıklamayı, hem de “tarihsel” denilen düşünce tarzının yapısına ilişkin genel bir teoriyi temsil ediyor. White, tarihsel düşünce tarzını, esas unsurlarıyla inceledikten sonra, bu düşünce tarzının analizini, Hegel, Michelet, Ranke, Tocqueville, Marx, Burckhardt, Nietzsche ve Croce’un tarihsel metinleri üzerinden yapıyor. White’a göre, bu isimlerin metinlerinde, tarihsel “gerçekliğin” farklı görünümleri bulunuyor.
Eğitim Üzerine’, Aristoteles’in muhtelif kitaplarından derlenmiş konu hakkındaki görüşlerinden oluşuyor. Bu yazılardan görüleceği gibi, Aristoteles’in sisteminde eğitim sanatı, siyaset biliminin bir parçası olduğundan, teorik ya da spekülatif değil, pratik bir bilimdir. Aristoteles’e göre, insan ruhu iki katlı veya çift yönlü bir doğaya sahip olduğundan, eğitimin de çift yönlü bir amacı olmalıdır. Buna göre, eğitim öncelikle devletin refah ve mutluluğunu yükseltecek bir kişiliği yoğurmayı hedefler; ikinci olarak ruha, pratik ihtiyaçlar giderildiğinde mümkün hale gelecek olan serbest zamanı, doğru bir şekilde değerlendirmeyi öğretir.
Taş’ isimli şiir şöyle: “içinde kuzgun ateşler yaktığım taş/ kırışmış hırkalar örüyorum iki yaşıma/ mezarımı açıp çıktığım seher vakti/ duyduğum boru seslerinden// yüzümü yıkıyor bakır bir tas su/ suyun yüzümü yıkayışını seyrediyorum/ içinde dalgın ateşler yaktığım taş/ çakıl çakıp ta şıp ta şıp/ çamurlar a şıp a şıp/ ayak izleri oluyorum/ kapatılmış arkasından/ ölmeye dağa tırmanan/ yaban domuzunun// içinde taşkın ateşler yaktığım taş/ yüzüyorum/ uçsuz bucaksız bir gözyaşı çorbası içinde/ kalbim cehennem cıvası”
Esat Korkmaz, ‘Anadolu Aleviliği’nde, bu inancın felsefesini, öğretisini ve erkânını anlatıyor.Korkmaz, Anadolu Aleviliğinin, “bilge” olarak tanımladığı erenlerin felsefesi olduğunu söylüyor ve bu anlamda, vahiy dışı felsefi bir din olduğunu savunuyor. Korkmaz kitabı boyunca, Anadolu Aleviliğinin bir felsefi din, bir bilgelik öğretisi olduğunu kanıtlamaya çalışıyor.
Arasokakların Tarihi’, Osmanlı’da ve Türkiye’de kaleme alınmış hatıratlara odaklanıyor. Cündioğlu kitabında, Cumhuriyet tarihinden Meşrutiyet’e kadar uzanan süreçte, ülkenin edebiyat, kültür, düşün ve siyaset gibi sahalarında iz bırakmış isimlerin anılarını yorumluyor ve bu anıların çerçevesinden günümüzü değerlendirmeye çalışıyor.