Toplam yorum: 3.285.374
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
Kitap, ihtiyaçtır... Tarafından Yapılan Yorumlar
MUSUL 1540-1834
Dina Rizk Khoury, çeviren: Ülkün Tansel, İş Kültür Yayınları, tarih, 328 sayfa.
Dina Rizk Khoury, 'Musul 1540-1834' isimli bu çalışmasında, Musul'un üç yüzyılını kapsayacak şekilde, Osmanlı İmparatorluğu'nda devlet ve taşra toplumu ilişkilerini analiz ediyor. Çalışmasını Osmanlı ve Irak arşivlerini tarayarak gerçekleştiren Khoury, merkezi devlet ile bir hudut kentinin taşra toplumu arasındaki alışverişi yorumluyor. Khoury'nin, merkezi devlet ile taşra arasındaki ilişkilerin, söz konusu zaman aralığında, farklı biçimlere bürünerek güçlendiği tezi, kitabın en ilgi çeken yönü. Yazar, sınır kentindeki başlıca iki hanedan olan Ömerzadeler ve Celilzadeler'in yükseliş ve düşüş hikâyeleri üzerinden, dönemin
Osmanlı siyasal iktidarının mahiyetini inceliyor
Abé, 'Duman Hırsızı'nda, insanüstü güçlere sahip yaratıklarla, sıradan insanların karşı karşıya gelişini hikâye ediyor. Polis, Duman Hırsızı olarak bilinen bir mücevher hırsızının peşindedir. Fakat ne polis ne de zenginler, bu hırsızın sıradan bir hırsız, hatta insanüstü güçlere sahip bir kadın olduğunun farkındadır. "Ejderha" soyundan gelen hırsız Clarissa Rue Hawthorne, aristokrat sınıftan Christoff'a âşık olur.
Bu durum Clarissa'nın ejderhaların dünyasından sürgün edilmesine ve ikisinin hayatının da tehlikeye girmesine neden olur. İkili,
bir yandan bununla mücadele edecek, öte yandan da Clarissa için hayati önemde olan değerli taşların peşine düşecektir.
BUZLUKTAKİ ŞEYTAN
Richard Preston, çeviren: Füsun Doruker, Altın Kitaplar, roman, 319 sayfa.
'Buzluktaki Şeytan', daha önce Türkçede yayınlanan 'Kobra Olayı' ve 'Sıcak Bölge' isimli romanlarıyla hatırlanacak Richard Preston'un biyoterörü hikâye ettiği bir polisiye-gerilim. Preston'un kurgusunda, günümüzdeki savaşların ve terör eylemlerinin klasik silahlardan daha tehlikeli yeni silahlar üretebileceği kaygısı egemen. Yakın zamanda, dünyayı kasıp kavuran Ebola virüsü, şarbon saldırıları ve şu an yeryüzünden silinmiş durumda olmasına rağmen, Atlanta ile Sibirya'da iki derin dondurucuda saklanan çiçek hastalığı mikrobu, Preston'un kurgusunun başlıca gerilim unsurlarını oluşturuyor. Roman, dünyanın günümüzde azımsanmayacak tehlikeler karşısında olduğunu anlatıyor.
Kitabın dikkat çeken yönü, Mahmud Talat Bey'in gerçekleri saklama gayreti içine girmeden, yaşananları olduğu gibi verme kaygısı taşımasıdır denebilir. Zira yazarın, gerçeklere bağlı kalmak kaygısıyla bir askeri tarih kaleme alma çabası, kitabı gerçekçi kılan unsurların başında geliyor.
'Ben Duygu', yakın bir zamanda aramızdan ayrılan Duygu Asena'nın anılarından oluşuyor. Kitapta, Asena'nın fotomodellikten, Şirin takma adıyla köşe yazarlığına, aşk yüzünden işinden kovuluşundan, meşhur Kadınca dergisinin doğuşuna ve feminizm tartışmalarına, rekabetten medya starlığına uzanan basın ve yazarlık serüveni yer alıyor. "Kadınlar güçlü de olsalar acılarını severler; acılarını anlatırlar. Bende hiç böyle bir şey yoktur. Kedi koltukların altına kaçar; ben de öyleyim. Hiç kimseyle paylaşmam ve anlatmam. Hastalanırım ama grip oldum demekten bile hoşlanmam. Değil etrafa dert
yanmak, sıkıntılarımı paylaşmaktan bile kaçınırım," diyen Asena bu kitapta, kişisel dünyasından ayrıntılar anlatıyor.