Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
Kitap, ihtiyaçtır... Tarafından Yapılan Yorumlar
Koruyucu aileler arasında sürüklenirken kendisini evlat edinen ailenin sevgi şemsiyesi altında yüreğinin yaraları iyileşen Julie Matbison Hayat dolu bir genç kıza dönüşmüştür yaşadığı küçük Teksas kasabasında öğretmenlik yapmakta kendisine koşulsuzca verilen sevgiyi, sevgiyle geri ödemek ve ve haylindeki
'Kusursuz' hayata ulaşmak için elinden geleni yapmaktadır...
Ve....Bir gün Julie'nin hayatı karısını öldürmekle suçlanan Oscar ödüllü yönetmen aktör Zachary Benedict'in hayatıyla kesişir Teksas hapisanesinden kaçan Zack genç kızı rehin alır ve Colarado tepelerine götürür Julie dehşet içinde ondan kaçıp kurtulmak için elinden geleni yapar ama beyninde genç adamın masum olduğunu fısıldayan bir türlü susturamadığı bir ses vardır
ortada göğsünden kabzasında haç bulunan bir bıçakla öldürülmüş bir maktul vardır. Yanında da incil kitabından bir bölüm ' uyan ey kılıç! çobanıma karşı hareket geç. çobanı vur da koyunlar dağılsın.' işte bu mistik gibi görünen davayı çözme işi emeklilği çoktan geçmiş, adalet kavramını kendi içinde sorgulayan başkomiser Nevzat ve yardımcıları delibozuk Ali komiser ve kriminalci Zeynep'e düşmektedir.
Kitabın içinde mutlak adaletin var olup olmadığı sorusu ve belki de kısmen cevaplarını bulabileceğiniz gibi hayatı anlamlandırmanın farklı yolarını da görmüş olabileceksiniz..
Sonuç olarak ben beğendim...
'Kızıl Nehirler', 'Çocukluğumdan beri korkutucu hikâyeleri, korku filmlerini, bilinmeyenin verdiği endişeyi hep sevmişimdir' diyen Jean-Christophe Grangé'nin yazarlık yaşamındaki ikinci romanı. Mathieu Kassovitz tarafından filme çekilen ve başrollerinde Jean Reno ve Vincent Kessel’in oynadığı 'Kızıl Nehirler', birbirini tamamlayan, iki gözü pek polisin son derece karanlık ve karmaşık bir cinayeti çözme çabasını anlatır. Küçük bir Fransız kasabasında meydana gelen bir cinayet, roman kahramanı iki polisin merakını körükler. Sonuçta kökü eskilere uzanan bir gizli örgüt çıkacaktır ortaya ve hiçbir şeyin tesadüf olmadığı gözler önüne serilir. 'Kızıl Nehirler', yazarın ustalıkla sağladığı soluk kesici tempo ve usta işi karakter tahlilleri, best-seller türüne dudak büken Avrupalı okuru derinden etkilemiştir.
Jean-Christophe Grangé’nin ikinci romanı olan 'Taş Meclisi', tesadüfî bir trafik kazasıyla birlikte gelişir. Hayvanların, özellikle de yırtıcı hayvanların doğal çevrelerindeki davranışlarını inceleyen ve şaolin boksu meraklısı olan Diana Thiberge, genç kızlık dönemini karartan korkunç bir dramı yaşadığından beri hiçbir erkeği öpmemiştir. Bu demir karakterli genç kadın, küçük Lu-Sian'ı evlat edindikten sonra, korkunç deneylerin yaşamında iz bırakacağını aklına bile getirmez. Paris'e dönüşlerinin hemen ardından, Diana ve Asya kökenli oğlu korkunç bir trafik kazası geçirirler. Ama bu kazada bir cinayet teşebbüsünü hatırlatan her şey vardır. Ölümün eşiğindeki küçük Lucien, Berlin'den gelen esrarengiz bir doktor tarafından kurtarılır. İşte burada sorular ortaya çıkar: bu doktora kim haber vermiştir? Hastayı nasıl ve neden kurtarmıştır?
Okuyucusuna ilk sayfadan başlayarak yoğun bir gerilim sunan “Kötü Ruh” bir ilk roman. Üstelik çok çarpıcı bir ilk roman. Yazarı Maxime Chattam suçluların profilini çıkarmada usta bir kahraman yaratmış. Ve onu şiddet dolu bir dünyaya salıvermiş. Joshua Brolin FBI’da aradığını bulamamış, doğduğu kentin polis teşkilatında çalışan bir müfettiştir. Kolu, bacakları kesilmiş, alınlarında yara izi olan kadın cesetleri onu acımasız bir seri katille tanıştıracaktır. Olayların çözüldüğünü düşündüğümüz an geldiğinde ise aslında her şey daha da karışır. Chattam, okuyucusuna kolay çözümler sunmaktan yana bir yazar değil. Romanın gizemini son ana kadar başarıyla saklamayı beceriyor. Ve soluksuz okunan bir polisiye örneği sunuyor bu türün meraklılarına.
Eleştirmenlerin Jean-Chirstophe Grangé’nin hızına, Patricia Cornwell’in ayrıntı yeteğine, Thomas Harris’in gerilim becerisine sahip olduğunu söylediği Maxime Chattam’ın kitabında törensel cinayetler, ürpertici adli tıp sahneleri, Dante’nin “İlahî Komedya”sından bölümler, “Kara İncil”den izler var. Ama hepsinden önemlisi son ana kadar kendini ele vermeyen korkunç bir sır kaplıyor romanın her satırını. Yazar, romanını çok gerçekçi buluyor. “Romanı böylesine korkutucu kılan, gerçeğe bu denli yakın olması” diyor. Daha fazla söze ne gerek! Okunması gereken bir kitap Kötü Ruh. Ama dikkatli olun: Tehlikeli sulara yelken açıyorsunuz!