Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900
E-Dergi
sultan cem Tarafından Yapılan Yorumlar
MENDERES, DP TARİHİNİ VE 27 MAYIS DARBESİNE GİDEN YOLU ÇOK GENİŞ BİR ÇERÇEVEDEN EN İNCE TEFERRUATIYLA MÜNBİT BİR KAYNAK VE MUHTEVA ZENGİNLİĞİNDE ELE ALAN - HİÇ ŞÜPHESİZ-EN NADİDE ESERDİR. BU DÖNEMLERLE İLGİLİ ARAŞTIRMA VE İNCELEMEDE BULUNACAK OLAN HERKESE SADECE BU KİTABI OKUMASI YETERLİDİR DİYEBİLİRİM. ÇÜNKÜ SAYIN KOCABAŞ BAĞIMSIZ, TARAFSIZ VE SERBEST TARİHÇİLİĞİNİ BU KİTABINDA DA KONUŞTURMUŞTUR.
Diyalog hakkında yazılmış en derin, en tarafsız ve en doyurucu bir çalışma diyebilirim.. Yazar başlangıçta kendisi de diyalog taraftarı olmasına rağmen diyalogun yöntemi ve tekniğine karşı çıkmış diyalogla ulaşılabilecek nihai gayeye ve işin perde arkasına ve bu işin perde arkasında kimlerin ve hangi kuruluşların bulunduğunu öznel ve akademik bir çalışma sayesinde dökebilmiş ve bu konuda da oldukça başarılı olduğunu söyleyebilirim
Eserin iki baş kahramanı VAHDETTİN ve M.KEMAL... Sanıldığı gibi Sultan Vahdettin ne bir vatan haini ne de bir kahraman.. Fakat eli- ayağı zincire vurulmuş çaresiz bir vatansever olduğu muhakkak... Osmanlı'nın en buhranlı döneminde tahtta bulunan ve emeklilik yaşını aşmış enerjisi kıt, karar kabiliyeti zayıflamış,koca Osmanlı tarihin bütün mesuliyetinin üzerine atıldığı bir şahsiyetten çok bir şey beklemekte abestir. M.Kemal'i ise Anadolu'ya gönderen İngilizler aracılığıyla Vahdettin'dir. Lakin her iki tarafında niyeti ve gayesi birbirinden farklıdır. Çünkü İngilizler'e göre M.Kemal cumhuritetçi radikal ve devrimci bir kişiliğe sahip olup saltanat ve hilafeti ortadan kaldıracak tek kişi; Vahdettin'e göre ise bunu bilmesine rağmen Anadolu'yu düşman işgalinden kurtarabilecek tek Osmanlı Paşasıydı.. İşte ne yazık ki yakın tarihimiz böyle çok muammalı bir yapıya sahip....
Atatürk'ü eğrisiyle doğrusuyla mükemmel ve geniş bir kaynak çerçevesinde tarafsız bir bakış açısıyla ele almış.. Lakin kitapta daha doğrusu sayın Kocabaş'ın bütün eserlerinde aşırı bir imla hatası mevcut.. Yanlız bu eserlerini okumama bir engel teşkil etmiyor. Yazarın öyle bir üslübu var ki insan eline aldı mı düşüresi gelmiyor..
Muhafazakar bir araştırmacıdan gayet objektif bir eser... Ne Osnanlıcı-övgücü ne de Cumhuriyetçi-sövgücü bir yaklaşımla ele almış. Tarihi bilimsellikle yerine oturtmaya çalışmış ve başarılı da olmuştur. Cumhuriyetin temel ideolojisi değil Osmanlı'yı övmek lafzına almak bile yasaktı. Osmanlı'yı yerden yere vurmak bir moda idi. Şimdi bu anlayış demode oldu yerine Osmanlı'yı öve öve bitiremeyip göklere çıkartan evliyalar menkıbesi gibi anlatan bir tarih anlayışı ortaya çıktı. İşte sayın İslamoğlu bunların arasından sıyrılıp Devlet-i Aliyyenin iyi hasletlerinin yanında kusurlarını da gören sayılı muhafazakar yazarlardan biridir. Bilhassa kitabın "Patrona Halil kıyamı" kısmı okunmaya değer...