Toplam yorum: 3.285.288
Bu ayki yorum: 6.814

E-Dergi

hulyami Tarafından Yapılan Yorumlar

02.11.2010

Karşıt durumundaki Caroline Keller ile Lester Gordon aynı duyguyu paylaşıyorlardı: New York Gazete Çalışanları Sendikası ile yönetim arasındaki gerginliği ortadan kaldıracak olan toplu sözleşme pazarlığını kazanmak. Ancak aşk ve arzular ilkelerle çarpışmaya başladığında, gerginliğin tırmanması kaçınılmazdı. Caroline Keller de, yıllarını adadığı mesleği ve ilkeleriyle aşık olduğu adam arasında kalınca, bu durumda bütün kadınların düşeceği çelişkilere düştü..
Bu kitabı Sevgili dostum İpek Atabek sayesinde okudum bu kitaba kesinlikle bir şans verin pişman olmayacaksınız....Epsilon yayınevinin bu yazarı bırakmasını aklım almıyor..
02.11.2010

Lanetli Talih Yazarın okuduğum ikinci kitabı idi Kesinlikle çok başarılı idi,Kitapta hem aşk hemde gizem vardı,mizhi yönünden de çok başarılı idi..Başından sonuna kadar sıkılmadan okudum..Günümüz romantik komedi türünü başarılı şekilde temsil eden yazarlardan Rachel Gibson tavsiye ederim...
21.10.2010

Julia London'un ikinci kitabı Zalim Cazibe'yi yaklaşık 1 yıldır bekliyordum.Beklediğime değdi doğrusu,Diyebilirim ki serinin ilk kitabı Tehlikeli İlişkiler'den çok çok daha güzeldi. Zalim Cazibe bayan kahramanı değil erkek kahramanın lakabı idi.
Adamın kahredici cazibesi Claudia'nın gerçekten de aşk acısı çekmesinin en büyük etkeni idi.İlk kitapta da yer aldığı gibi 4 sıkı arkadaşın İçlerindeki Phılıp ile nişanlı olan Claudia'nın Kahramanımız Julian'a çocukluğundan beri aşıktır.İşin ilginç olan tarafı da Julian 'da son iki yıldır Claudia'yı aklından çıkaramamakta hatta Phılıp ile nişanlanmaması için onunla konuşmak istemiştir.Romanın başından itibaren ikilinin yaşadığı yanlış anlamalar aralarındaki ilişkiyi iyice gerdiysede birbirlerine duydukları aşkı,muhtaçlığı yazarımız o kadar güzel anlatmış ki,kitabı elimden bırakamadım..
Geçtiği dönemler de kadınların,hiç bir şekilde söz sahibi olmayı bırakın insan yerine bile konmamasını yazar çok güzel işlemişti..Kadın kahramanımızın da o günün şartlarına göre kadın sığınma evi açması onların dramı etkileyici idi..
Atatürk'ümüzün bize sağladığı ayrıcalıkları ve Avrupadaki ilk ülke olmamız ister istemez göğsümü kabarttı doğrusu..
20.10.2010

İlk Öpücükle Başladı Her Şey'in devamıydı.Ailesi Zor Durumda Olan Phinas Bromley'in İngiltere-İspanya savaşında savaşı yarım bırakarak ailesine 11 yıl aradan sonra geri dönmesi ile başlıyor..Olaylar gelişiyor..Ailesi ile arasında her ne geçmişse 11 yıl onu ailesinden uzak tutmuştur..Kız kardeşi Elizabeth sorunu çözmek için çağırması ile olaylar başlıyor..İlk kitaptaki yakışıklımız Sullivan ve Bram da romanın sonlarına doğru hikayemizde yer alıyor..
Kadın kahramanımız ise Alyse adı o zamanın şartlarına göre lekelenmiş bir hanımdır erkek kahramanımızın çocukluk arkadaşı ve aşkıdır..Phines'ın dönmesi ile o da çok mutlu olmuştur.çünkü adı lekelendiği 5 yıl boyunca kimse onu insan yerine koymamaış aşağılamıştır...Romanın genel konusu böyle ama çok da akmıyor da tıkanmıyor da biraz hayal kırıklığı yarattı bende işin açıkçası..İkili arasındaki aşkı çok da hissedemedim tekrar tekrar okuyacağım romanlardan değil ama param da boşuna gitti diyemem.Historical Romance tarzından hoşlanıyorsanız okuyun derim...
19.10.2010

Monica Mccarty'nin çok methini duymuştum ama arkadaşlar bu kadar güzel ve akıcı yazan bir yazar olabileceğini tahmin etmemiştim.Kitabı emekli kuyruğun da bile okudum elimden bırakamadım.İnsanların ilgi çekici bakışları vardı kitabıma ımarım reklamı da olmuştur..Tek kelime ile muhteşem bir aşk kitabı idi.Sadakati de yazar çok güzel işlemişt.Rory'nin İsabel'i bayrağı alırken yakaladığı sahne çok güzel di.İkisinin de duygularını çok çarpıcı bir şekilde yansıtıyordu..Birbirlerini anlamaya çalışmalrı,biribirlerine olan ihtiyaçalrı çok güzel anlatılmıştı..İnşallah bu kitap çok çok satar da ikinci kitap için beklemeyiz...Yazarımız da biraz Judith Mcnaught,biraz Julie Garwood'u Biraz Teresa Medeiros'u bulduğumu itiraf etmeliyim.Bir de giriş kısmında çok ayrıntı detay filan yoktu yani sade anlatımı vardı yazarın..Ne diyeyim Hoşgeldin Monica Mccarty....