Toplam yorum: 3.285.374
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

hulyami Tarafından Yapılan Yorumlar

02.04.2014

Şifacının Çırağı'nın ilk tanıtımını okuduğumda ilgimi çeken şey orta çağ romanı olması idi ve tanıtımda iddialı bir şekilde çok romantik temalara sahip olduğunu içeriyordu.
Doğruyu söylemek gerekirse bunun çok da doğru olacağını tahmin edemediğim gibi. Son zamanlarda okuduğum en masalsı anlatıma sahip romantik bir kitap idi.
Yazarın anlatımını ve hayal gücünü oldukça beğendim.Biraz Hristiyanlık ve Katoliklik temaları da olsa beğendim kitabı. Ama benim istediğim kurgu derinliğine sahip değilse de hiç sıkılmadan okudum.
Özellikle Historical,Orta Çağ romanlarını seviyorsanız tam da okumak isteyeceğiniz bir kitap olabilir.


Kitabımızın kadın kahramanı Rose bir oduncu ailenin kızı olarak Hagenheim Kalesinde bir şifacının yanında çalışmaktadır.
Gelecekte tek dileği iyi bir şifacı olmak ve kardeşlerini daha iyi şartlarda yaşamasını sağlamaktır.Yaşadığı kalenin gelecekteki Dük'ü bir yaban domuzu tarafından yaralandığında onun tedavisini üstlenmek zorunda kalır ..
Lord Hamlin ile aralarında sıra dışı bir bağ oluşur.İşin ilginç yanı Lord Hamlin'de Rose gibi hissetmektedir.
Fakat küçük yaşta Marienberg Dükünün kızı olan Leydi Salomea ile nişanlıydı.Onunla evlenebilmek için de Şövalye , büyücü Moncore'yi bulup yenmeli ve nişanlısını bulup evlenmeli idi. Çünkü nişanlısı doğduğu günden beri kayıp idi nerede olduğunu bilinmiyordu.
Rose ile ilgilenen gelecekte din adamı olması babası Hagenheim Dükü tarafından planlanmış Lord Rupert'da vardı. Fakat nedense ustası şifacı Bayan Geuscha Lord Rupert'i pek hazetmiyordu..
İki erkeğin ilgisi arasında kalan Rose'in tercihi ne olacaktı?!!
oldukça severek ve beğenerek okuduğum romantik bir kitap oldu. Masalsı,historical ve ortaçağ temaları ile süslü bir kitap okumak isterseniz bence bir deneyin..Sevebilirsiniz..

29.03.2014

Uzun zamandır merak ettiğim bir yazar idi Elizabeth Gaskell özellikle Mary Barton isimli romanını merak ediyordum.Yazar ile tanışmam Kuzey ve Güney isimli romanı ile oldu.

İlk etap da araştırmalarımdan önce Kuzey ve Güney isimli romanın Amerika'da iç savaş zamanında geçen bir hikaye olduğunu düşünmüştüm. Araştırmalarımdan sonra yanıldığımı anladım...Tabii ki değilmiş.


Kuzey ve Güney İngiltere'nin Sanayileşme Devrimini adeta zihinlere kazıtan bir roman. O dönemi yazar o kadar güzel tasvir etmiş ki..Sizi sanayileşme devrimindeki fabrika bacaları,grevler,açlığı okurken adeta yaşıyorsunuz.. Beğendim mi? Evet çok beğendim ama şunu belirtmeden geçemiyeceğim ki roman bir aşk romanı değil..Bir dönem romanı demek daha doğru bir tanım olur.Klasik bir roman....İngiltere'nin Sanayileşme Dönemini yaşatan bir roman.


Nedense Jane Austen'in Aşk ve Gurur'unu bana oldukça hatırlattı..Konu olarak çok olmasa da özellikle kadın karakterlerin güçlü olması. Margaret'in yaşının küçüklüğüne rağmen dayanıklılığı,metaneti insancıllığı beni kendisine hayran bıraktı. Elzabeth Gaskell'in kalemi biraz daha sert ve gerçekçi buldum.

Tüm bu 19.yüzyıl Viktorya dönemindeki dekorda bir aşk hikayesi de okuyorsunuz.Karakterlerimiz aslında orta sınıftan..Elizabeth Gaskell'in bir özelliği sanırım yaşanan dönemi olduğu gibi yansıtmak..


Hikaye İngiltere'nin Güney'inde Helstone Kasabası'nda başlıyor..Kadın kahramanımız Margaret Hale bu kasabada doğmuş büyümüş bir genç kız. Oradaki sakin yaşamdan sonra Milton'un kalabalığında,kargaşasında adeta kaybolur..Margaret'in babası uzun yıllar boyunca yaptığı rahiplikten yaşadığı iç hesaplaşma dolayısı ile istifa edip ailece Ülkenin Kuzeyindeki Milton'a taşınmak zorunda kalınca hepsi için zor günler başlayacaktır.

Bu kalabalık gürültülü şehri Bay Hale öğretmenlik yapabilmek için seçmiştir.Fakat bu durumdan ne annesi ne de Margaret hiç hoşnut olmamıştır..


Romanın erkek John Thornton Milton'lu bir fabrikatör.Ama diğer klasik romanlarda okuduğumuz gibi bir asilzade değil..Bulunduğu yere çalışarak gelmiş öğrenmeye aç bir genç adam..Bu roman da John Thornton Kuzey'i Margaret Hale ise güneyi temsil ediyor bence.Bay Thornton karakteri ayakları yere sağlam basan gerçekçi abartmasız bir karakterdi. Etkilendiğimi söylemeliyim.

Margaret Hale ise sade gösterişsiz,tüm iç hesaplaşmalarını,çatışmalarını içinde yaşayan yumuşak kalpli sıkıntılarını asla belli etmeyen bir karakter. Çok güçlü..


Çünkü Kuzey ve Güney'in yaşam tarzları,hayat görüşleri ile ilgili çatışma bu iki genç arasında oldukça belirginleşiyor.



Fakat bu tezatlık onları birbirine çekiyor..Yanlış anlamalar,grevler,uzaklıklara rağmen filizlenen derin ve tutkulu aşk..
Romanda Margaret'in bir de ağabeyi var Frederick Hale tüm yanlış anlamalara ve Thornton ile sorunlara sebep olan kaçak bir denizci..
Kısaca Aşk ve Gurur,Jane Eyre,Uğultulu Tepeler gibi İngiliz Edebiyatının kilometre taşlarından olan romanları severek okuduysanız ; Kuzey ve Güney'i de çok seveceksiniz.
Yazarın çıkacak romanlarını da bekliyorum.Ülkemizde bu derece güçlü kalemin kitabının daha önce yayınlanması gerekiyordu...
Tavsiye Ederim...
22.03.2014

Seri ile yıllar önce Gece Yaşayanlar ile tanışmıştım.Hatta yayınlandığı tarihe göre oldukça cesur bir kapak ile yayımlanmıştı. Ama bu serinin daha sonra devamı gelmedi..Pegasus Yayınları el atanan kadar.. Fakat o da seriyi sık aralıklar ile çıkarmayarak seriye büyük kötülük yaptığı gibi bizide merak içinde bırakıyor.
Seri yirmi beş kitaptan oluşuyor bu hızla yayınlanırsa kim bilir kaç yıl sürecek yayınlanması.

Karanlık Tutkular serinin okuyabildiğim en güzel kitabı idi.Bu nasıl bir hikaye idi.İşte böyle fantastik kitap okumak istiyorum. Tam anlamı ile muhteşem bir yetişkin serisi. Kahramanlar olağan üstü,Tanrılar,Tanrıçalar,Kurt adamlar,vampirler ile süslü bir hikaye..
Baştan sona kadar ilgi ve merak içinde okudum.Ama maalesef bitti. Yayın evinin hızı ile yine epeyce bekleyeceğiz yeni kitabı..

Tam anlamı ile hikayede yok yoktu.Yazarımız tarih profesörü olunca da mitoljik kahramanlar da yer alıyor tabii ki. Unutmadan yazarımız historicak türüne de el atmış o türde ise Kinley MacGregor takma adı ile yazıyor.
O eserlerini de Epsilon Yayınevi yayınlıyor ama bu ara onlar da unutmuşlar yazarın kitaplarını maalesef.

Karanlık Tutkular'rda kahramanımız Karanlık Avcısı Talon ve günümüz kadın kahramanı Sunshine Talon yaklaşık 1500 yıl önce Tanrı Camelus'un oğlunun ölümüne sebep olması ile başlayan dramı. Tanrının lanetine uğradıktan sonra önce ailesinin sonra karısı ve çocuğunun kaybı ve en son kız kardeşinin gözlerinin önünde katledilişi kontrolden çıkıp binlerce yıldır süren bir antlaşma ile ruhunu Artemis'e satması ve Karanlık Avcı olması.

Yaşamı anlamsız sadece avlanmak olan ve her gün başka kadının kollarında söndürülen hayvani tutkuları arasında gidip gelmesi.

Karısının kaybı ile yeniden sevip sevemeyeceğine Sunshine karşısına çıkıncaya kadar karar vermek zorunda değildi. Ama onunla karşılaştığında ise unuttuğu bir şeyleri belki de insan olmayı tekrar hatırlattı ona. Hissetmeyi,sevmeyi.
İkisinin de gizem dolu geçmişi şöyle yutkunmamıza sebep olacak dramatik hikayeleri. Onları binlerce yıldan bu zamana inanılmaz bir şekilde birleştiren kaderleri.

Çok güzel bir hikaye idi. Macera,savaş,aşk,mitolojik,fantastik temalarla kurgulanmış güzel olduğu kadar dokunaklı bir hikaye idi.
Fantastik,paranormal türü seviyorsanız bu kitabı çok seveceğinizi sanıyorum. Şiddetle tavsiye ederim...

16.03.2014

Bir seriyi daha bitirmiş olmaktan çok mutluyum.Serinin aslında bir kitabı daha var ama katil bu
belli olduğu için bence bu seri bitti. Serinin en beğendiğim kitabı ise Lady Mİnevra Sharpe'ın hikayesi idi..
En çok birinci kitap hariç kitabın kapaklarını çok beğendim..Özellikle ''Yatağımdaki Serseri'' kitabının kapağı müthişti çünkü bu seriyi bırakmışken o kapak ile seriye döndüm açıkça söylemek gerekirse.
Son Çarem kitabında Sharpe ailesinin en küçük kızları Celia'nın ve ailenin dedektif olarak tuttuğu Jackson Pinters'in hikayesi idi. Başlarda roman pek gitmedi sonradan açıldı.
Güzel bir seri idi ama serinin sonlarına doğru kendini tekrarlamaya başladığını düşünüyorum. Yazarın Prens serisi bence daha başarılı bir seri idi.
Yine de eğlenceli,macera ve aşk içeren bir historical okumak isterseniz zevek ile okuyacağınızı sanıyorum...Sabrina Jeffries nasıl olsa...

Hellions of Halstead Hall Serisi:
1. Bozulan Yeminler/The Truth About Lord Stoneville (2010)
2. Yatağımdaki Serseri/ Hellion in Her Bed (2010)
3. Sır Gibi Sakladım/How to Woo a Reluctant Lady (2011)
4. Vahşi Bir Lordun kollarında / To Wed a Wild Lord (2011)
5. Son Çarem A Lady Never Surrenders (2012)
6. 'Twas the Night After Christmas (2012)

01.03.2014

Daha önce hiç okumadığım bir yazar idi Barbara Freethty. Çok akıcı ve etkileyici bir kaleme sahip olduğunu gördüm. Konu biraz sıradan gibi gözükse de çok severek okudum.

Üç kitaplık bir serinin ilk kitabı Geceye Fısıldanan Dilekler.Üç farklı hayatlardan gelen üç farklı kadın.Üçünün yaşları birbirine çok yakın değil. Lizzy 30 Angela 35 Carole 40 yaşına aynı gün giren hayattaki beklentileri farklı olan üç kadın.
Üçünün de hayattan beklentileri farklı idi..Umutları,hayal kırıklıkları,yaptıkları hatalar ile yüzleşmelerini yazar çok güzel işlemişti bence..
Güzel bir romandı birbirinden farklı üç kadının hataları yüzleşerek ders alması ve mutluluğu yakalamasını yazar oldukça da güzel işlemişti..
Okurken güzel dersler veren sevimli bir kitap idi..Yazarın diğer kitaplarını da okuyacağım en kısa zamanda..
Çok kurgu derinliği olmayan ama umut veren bir romandı..Kafanızı boşaltmak istiyorsanız tam size göre...