Toplam yorum: 3.285.374
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

hulyami Tarafından Yapılan Yorumlar

05.02.2014

Sonunda bitirebildim. Yayın evine bu serinin aralıklarını bu kadar uzun tuttuğu için çok kızgınım.
Seri çok güzel bir seri ama olaylar o kadar karmaşık gibi özellikle serinin 4.kitabı Hayalimdeki Ten'i okurken olayların içine bir türlü giremedim.
Kitabın o güzel İrlanda Mistizmi havası serinin başlarında çok güzel idi.Yinede çok güzel bir seri ama bu serinin arka arkaya okunması gerekiyor bence.Vaktim olduğunda bu seriyi yeni baştan okuyacağım.
Serinin son kitabının kurgulamasını değişik buldum sanırım bir 50-70 sayfa kitaba ısınmaya çalıştım.Fakat hikaye bende yarım kalmışlık hissi uyandırdı. Sanki tam bitmedi hikaye..Beşinci kitap gelebilir diye düşünüyorum.


Kurgusu güzel olan bir kitap idi.Ama serinin ilk iki kitabı çok daha güzeldi. Bence bu seri üçüncü kitapda bitmeli idi.
Birde seri başından sonuna kadar maalesef olabilecek en kötü kapaklar kullanıldı.Orjinal kapakların kullanılmaması bir yana bu kadar zevksiz seçimler nasıl yapıldı anlayabilmiş değilim. En kötü kapak en son kapak idi. fantastik İrlanda Mistizmi ile bezeli bir seri çıkarıyorsunuz bu kadar kötü kapakları nasıl yakıştırıyorsunuz anlayabilmiş değilim. Aallahtan çeviriler kötü değildi hatasız değildi tabii..Çevirmen farkındalık kelimesini çok seviyordu sanırım bol bol kullandı tüm seri boyunca.
Yinede eğer İrlanda Mistizmi,Aşk,macera kitaplarından hoşlanıyorsanız bu seriyi tavsiye ederim...


Mists of Ireland (irlanda Mistizmi Serisi)
1. Haunting Beauty (2009) Hayalimdeki Aşk
2. Haunting Warrior (2010) Hayalimdeki Yürek ve Rüyalarım
3. Haunting Desire (2011) Hayalimdeki Arzu ve İhtiraslar
4. Haunting Embrace (2011) Hayalimdeki Ten

31.01.2014

Bayıldım müthiş bir kitap müthiş bir seri. Bu seriyi okumadan önce Susan Mallery'yi okumayı pek de sevmezdim...Fakat bu Titan kız kardeşleri ile yazara bayıldım...Yazarın kurgusu kaleminin gücü bambaşka... Lone Star Sisters serisinin 3. kitabı idi. Kız kardeşlerden üçüncü ve en haşarı olan İzzy'nin hikayesi idi.
Çok daha duygusallık ve acı vardı bu sefer. Özellikle erkek kahramanın ikilemde kalmasını İzzy'yi hayata döndürme çabalarına bayıldım.Onu tekrar eski mücadeleci kişiliğine döndürmeye çalışırken bazen tam bir pislik gibi davranmasına çok kızdım..Ama yaşadığı acıları okuduğumda da içim acıdı durumuna.Onun arkadaşı,dostu hatta kardeşi olarak gördüğü biri vardı... Garth Duncan ..Titan kızlarının üvey ağabeyleri. Bu olayların baş kahramanı..,

Çok güzel bir konusu olan duygusal düşündürücü bir romandı. yardıma ihtiyacı olan insanların ruh halini yazar çok çok iyi işlemişti.Çok etkilendim.

Serinin Dördüncü kitabında Garth'ın hikayesini okuyacağız. Deyim yerinde ise iple o kitabı bekliyorum.Çünkü Garth bu hikayede Titan kızlarının arkadaşı,dostu,koruyucu meleği Dana Birch..Bu ikilinin macerası oldukça ilginç olacak..
Bu seriyi özellikle tavsiye ediyorum.Polisiye, Macera,Aşk,Aile,Dram temalarını seviyorsanız sakın kaçırmayın....
26.01.2014


Kat Martin'i daha önceden Kara Melek kitabından tanıyorum. Çok etkilendiğim orta çağ romanı idi ve gerçekten de çok etkilenmiştim okurken. Kat martin'in iki kitabını okuduktan sonra ki ilk izlenimim kadın karakterleri çok kuvvetli kişilikleri olan kadınlardan olması çok hoşuma gitti.Fakat Gelinin Kolyesindeki kadın karakter hep yalan söylemesi beni çok rahatsız etti.

Yine de bu kadın karakterler çıt kırıldım olmuyorlar,çok çarpıcı ilk anda fark edilen güzellikleri olmuyor kişilikleri çok derin ve korumacı oluyorlar..Yazar kız kardeşleri işlemeyi seviyor olduğunu tahmin ediyorum çünkü iki okuduğum romanda da kız kardeşlerin hikayesi vardı...

Gelelim Gelinin Kolyesine genel anlamda hikaye güzeldi.sıkılmadan okuyabileceğiniz türde bir hikaye.Burada iki çiftin hikayesi var aslında Victoria Temple Whiting ve Kont Cordell Easton diğer çiftimiz kızkardeş Claire ile Percival Chezwick idi. Hikayenin ağırlığı Victoria yani Tory ile Cord arasında ..


Victoria ve kız kardeşin Claire'nin babalarını bir kazada kaybedinceye kadar oldukça güzel hayatları vardı. Önce babalarının ölümü,sonra annelerinin ani evliliği ve ölümü ile hayatları alt üst olur. Üvey babaları yeni Baron evde kalmalarına izin verir. Tabii ki bunun altında küçük kız kardeş Claire'e göz koymuş olmasının büyük bir payı vardır.

Tory ahlaksız baron'u kız kardeşine tecavüz etmek üzere iken yakalar ve onu yaralar. İki kız kardeş evden kaçarak ve yanlarına annelerinin aile yadigarı kolyesini alarak kaçarlar.
Kolyeyi satarak bir süre geçinirlerse de paralar suyunu çekince kendilerine Londrada iş aramaya başlarlar. Tam umutlarını kesmek üzere iken Kont Cord'un yanında iş bulurlar..


Tory Kont Cord'dan geçmişlerini saklamışdır. Başlarda Claire'nin güzelliğinden etkilenen Cord abla Tory'nin korumacı tavırları ile dikkati bir anda ona yönlenir.Kızların gelmesi ile hayatına renk geldiğini düşünmektedir. Bir de onların iyi bir aileden geldiklerini tahsilli olduklarını anlamıştır. O yüzden onların geçmişini de merak etmektedir.Kendisi de kuzeni Ethan'ı kayıp etmiş onun izini bulmaya çalışırken babasından kalan serveti de en iyi şekilde artırmak peşinde idi.. Bir yıldır kayıp olan kuzenin Fransa'da izini bulmuş onu kurtarmanın yollarını arıyordu..

Ahlaksız baron kolyeyi çalan üvey kızlarını hala daha aramaktadır..Ve kızların geçmişini öğrenmeye çalışan Cord,Baron,Tory ve Claire arasında gerçek bir yüzleşme yaşanacak sırlar ortaya dökülecektir.

Sırlar,casusuluk,aşk,ihanet temaları ile yazılmış güzel bir romandı bence oldukça severek okudum romanı. Başlarda hızlı bir giriş yaptıktan sonra hikaye biraz durağanlaşsa da sonradan oldukça açıldı..

Erkek karakterin bazı hareketleri beni sinir etse de kadının devamlı şekilde güvenmeyerek yalan söylemesi beni rahatsız etse de Bu söyeldiği yalanlar sırlar yüzünden oldukça kötü durumları düşmesini bence hak etmişti. .

Erkek karakteri bazı yerlerde ruhsuz ve duygusuz buldum ama yine de o da sonunda dersini aldı diye düşünüyorum.
Yazarın ilk romanı Kara melek'i severek okuduysanız bunu da seveceksiniz...
Serinin ikinci kitabı Cord'un kuzeni Ethan Sharpe ile Tory'nin arkadaşı Grace'in hikayesi . Umarım bu kitabı da yayınevi arasını açmadan hemen yayımlar.






24.01.2014

Bir serinin daha sonuna geldik..Tracy Anne Warren'in Trap Üçlemisinin üçüncü romanı olan Düğün orjinal isimli Gece Yarısı Tutkusu konu olarak beni hayal kırıklığına uğrattı..

Yanlış anlamayın çok kötü değildi.güzeldi ama beni kurgu olarak hayal kırıklığına uğrattı..Serinin İlk Kitabı Kollarımdaki Yabancı favorim...Onun tadı hiç birinde yoktu maalesef.Özellikle yazarın bu kitabı yazarken Barbara Cartland'ın Ateşli Geceler romanından etkilendiğini düşünüyorum.Çünkü o konu ,kurgudaki güzelliği ve aşk yoğunluğunu diğer iki kitap da bulamadım..Serinin ikinci kitabı Gül ve Diken'in konusu da güzeldi özellikle kötü ikizin hak ettiğini bulması çok hoşuma gitmişti.

Kötü bir hikaye değildi ama bence yazar Barbara Cartland gibi bir yazardan esinlenmemiş bu hikayede veye yazarken biraz sıkılmış sanki. Daha değişik bir kurgu ve duygusal bir roman beklereken bu son biraz yavan sıradan oldu gibi geldi..Yine de okurken oldukça zevk alabilirsiniz..Okurken eğlenebilirsiniz...
Özellikle historical severlerin beğeneceği bir hikaye...



21.01.2014

Çok özlemişim bu ne kalem gücü böyle. Kitabın nasıl akıp gittiğini anlamadım bile.uçurdu resmen beni..Ne diyebilirm 2014 yılının en güzel kitaplarından olmaya aday şimdiden..Yazarı okumayı o kadar çok özlemişim ki...İçime sindire sindire okumaya çalıştımsa da bitti yine de..

Wallflower Serisinden sonra okunması gereken bir seri Hathaway Serisi yayınevi yazarın çok sevildiğini anladıktan Benimle Kal'ı yayınladıktan sonra Wallflower serisinin ilk kitabı O Yaz'ı yayınlamaya başladı ve hatasını anladı ama Wallfower serisinin son kitabını hala daha yayınlamadı çünkü bir Hathaway Serisinden bir Wallflower serisinden yayınlıyorlar..


Lisa Kleypas'ı ilk bu seri ile tanıdım ilk Benimle Kal'ı okuduktan sonra yayınevi uzun süre yazarın kitabını yayınlamamışrı ve ben unutulmaz Cam Rohen ve Amelia Hataway'ı çok sevmiştim. Sonra serinin ikici kitabında Hathaway'ların nearin çiçeği Win ile ailedeki diğer çingene damat Merripen'in hikayesinden sonra sıra geldi Poppy Hathaway ile Harry Rutledge'in hikayesine..

Vee gelecek hikayemizin ipucu kızların şaperonu Catherine Marks ile Hathaway ailesinin uçarı ağabeyi Leo'nun hikayesi. Bu gizemli kadın hakkında çok önemli bilgiler vardı romanda ve bu ikili arasındaki çekişme ve zıtlaşma bir anda müthiş bir çekime dönüşmüştü...

Serinin Dördüncü kitabı bu ikiliye ait. Umarım okumak için çok beklememiz gerekmez..

Tavsiye eder miyim?!! Evet şiddetle tavsiye ederim..Historical özellikle Regency dönemini seviyorsanız. kaçırmayın derim...