Toplam yorum: 3.285.374
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

hulyami Tarafından Yapılan Yorumlar

24.10.2013

Yaklaşık bir yıldır bu kitabı bekliyordum beklediğime değdi.Tek kelime muhteşem bir kitap okumuş oldum..Bir kitabı okurken uzun zamandır böylesine ayaklarımın yerden kesildiğini hatırlamıyorum..Bu macerasında da çok sevdiğim klasik müziğin barok tarzı temaları ile de süslenmişti..Çünkü bu romandaki bayan karakterimiz bir müzik aşığı..Soylu bir İngiliz leydisi..Lord William Wentworth'un yeğeni oluyor aynı zamanda...

Orjinal adı Defiant olan Aşka Adanmış Bir Gün'ün kahramanları Connor MacKinnon ve Leydi Sarah Woodville'nin hikayesi..Benim çok sinir olduğum Wentworth'un cezasını bulacağını tahmin etmiştim ama maalesef istediğim kadar acı çekmedi devamı gelecek kitap da olacak..



MacKinnon Takımı serisi İlk İan MacKinnon'ın hikayesi Teslimiyet ile ortanca kardeş Morgan MacKinnon'un hikayesi Günahkar'da ve son olarak Connor MacKinnon'ın hikayesi de Aşka Adanmış Bir Gün'de yer aldı..Böylece kardeşlerin hikayeleri de bitmiş oldu..

Yazarın sitesine baktığımda ise bu seriden kopmaya henüz hazır olmadığını yazmış..Devamı geliyor büyük ihtimal ile Wentworth ile ilgili olacak bu yeni hikaye..Okumayı o kadar çok istiyorum ki...Umarım Koridor Yayınları Temmuz 2012 de çıkan bu kitabı bir yılı aşkın süre sonra vermeyeceğini umuyorum..Hatta dünya ile birlikte yayınlamasını bekliyorum..

Yazarın diğer kitaplarını da okumayı çok istiyorum yayın evi keşke diğer kitaplarını da yayımlasa..Pamela Clare'in bambaşka masalsı bir kalemi var..Bu romanı okuduktan sonra yazarın müptelası oldum...Tüm kitaplarını okumak istiyorum..Hiç olmazsa bu serinin dördüncü kitabı çıkmadan başka bir serisini yayımlar mı acaba Koridor?


Umuyorum..Ümit etmek istiyorum...

Kısaca muhteşem bir romandı..Muhteşem bir aşk...Bence okumayan çok şey kaçırıyor.İan Annie için yüz kırbaç ceza almayı göze aldığında William denen adama illet olmuştum..Connor'a verdiği bin kırbaç ceza ile de adamın acımasızlığının mantık tanımadığından emin olmuş oldum...Ölümü göze aldığı sevdiği kadının ..Aşkı için..Sarah'ın onun için her şeyi geri bırakabileceğine inanamamıştı...Aşkları için ikisi de savaştı..

Connor ile Sarah mutluluğu bulurken oldukça kalabalık bir aileye de sahip oldu..Annie,Amelia,Josep,İan,Morgan gibi kardeşleri oldu..Kendi ailesinde göremediği sıcaklığı,sevgiyi,paylaşımı gördü..

Ve William Worthwood bu macerada başına gelenleri hak etti...Hem de fazlası ile..Fakat yazar bu konu da hiç bir ip ucu vermedi.. Maceranın aslı dördüncü kitap da sıradaki o büyük bir ihtimal ile...Tavsiyemdir..Hala daha bu yazar ile tanışmadınız ise çok şey kaybediyorsunuz...




21.10.2013

Zülfü Livaneli uzun zamandır okumak istediğim bir yazardı.Özellikle Seranad kitabını bu kadar uzun bir zaman nasıl beklettim?!!..Kendime çok kızgınım..İlk fırsatta diğer kitaplarını da okuyacağım..Yazarın kalem gücü müthiş kurgulaması inanılmaz..
Araştırma kitaplarında okuyacağımız bilgileri bize sıkılmadan okuyabileceğimiz bir şekilde romanlaştırarak sunmuş ki çok başarılı bir çalışma olmuş..
Şunu kesinlikle belirtmeliyim hala daha bu kitabı benim gibi okumayan varsa büyük hata yapmakta.Hiç vakit geçirmeden hemen Seranad'ı edinin..

.
Yakın tarihimize ait ne kadar merak edilen şey varsa aktarmış yazar.Özellikle Cumhuriyet Tarihimize ait önemli bilgileri güzel şekilde kurgularken Livaneli humanistlik ile de müthiş bir şekilde harmanlamış.

Romanda Üç kadının hikayesi var , üç siyasî/sosyolojik nedenle saklanan kimlik, üç acı:

Maya bir Kırım Türk’ü… Mari, bir Ermeni vatandaşı....Nadia, Yahudi asıllı bir Alman vatandaşı.
Üçüde siyasi ve dönem şartlarından dolayı kimliğini değiştirmek zorunda kalmış kadınlar..Bunların içinde ikisi yuva kurmuş sevdiği ile evlenmiş çocuk,torun sahibi olmuş..Biri büyük acılar çekmiş..Büyük aşk yaşadığı kocasından yaşadığı şartlar kopartarak almış onu..

Büyük çok büyük acılar çekilirken.Dönemin yeni kurulan ülkelerinde Türkiye Cumhuriyet'inin bilim ve sanat tarihinin oluşumunun şartlarını da okumuş oluyoruz..
Atatürk'ün kıvrak zekası ile Almanya'dan kaçan yahudi bilim adamları,sanatçılarının ülkemizin hizmetine alınması.Bugünki İstanbul Üniversitesi'nin temellerinin atıldığına tanık oluyoruz..


Bu üç kadının hikayesinden zira , asıl roman kişisi Maya Duran’ın kendi hikayesi de bir “kadın hikayesi” olarak ayrıca dikkat çekici.

18.10.2013

İlk defa okuduğum bir yazar Sarah MacLean yazarın anlatımını ve kalemini çok ama çok etkileyici buldum. Regency döneminin etkileyici bir hikayesi idi..Araştırmalarıma göre dört kitaplık Rules of Scoundrels serisinin ilk kitabı idi..Bu kitabı okurken nedense Anne Stuart ve Celeste Bradley'in hikayesine benzettim..Hoş buradaki Düşmüş Melek kulübünde de bir takım ahlaksızlıklar ve çılgınlıklar yapılıyordu ama bu daha çok kumar kulübü idi ..
Roman tabii ki aşk,aile,arkadaşlık,sadakat,ihanet temaları ile kurgulanmıştı..Özellikle çocukluktan beri iyi bir arkadaş olan çiftimizin birbirlerine çocukluktan itibaren yazdıkları mektupları bölüm başlarında okumak çok hoşuma gitti..
.Kısaca müthiş bir kurgu ve duygu sağnağında okuduğum bu romanı çok beğendim..Özellikle bu iki iyi arkadaşın birbirlerine aşık oldukları ve yıllar süren kayıplarını birbirlerini özlediklerini itiraf ettikleri sahne müthiş idi..Michael'in katı yüreğini eritmeye başlayan Penolepe'nin ondan macera istediği sahne..Ortaklarının karısına hayran olması çok güzeldi..Bu güzel romanı bence kaçırmayın...Tavsiyemdir.
06.10.2013

Aslında bu hikayeyi daha iyi olmasını bekliyordum ilk kitap bana göre daha iyi idi..Bu hikayede otelin hazırlıkları vs. bitti. Owen diğer kardeşlere göre daha planlı hayatının her anını planlayıp sürpriz yaşamak istemeyenlerden. Herşeyi kafasında hesaplayıp tartıyor onunla kavga etmeniz nerede ise imkansız..
Avery ise çok daha heyecanlı duygularına göre hareket biri.Annesinin terk etmesi ile öz güvenini duygusal anlamda kaybetmiş. Yaşadığı ilişkilerde hep hayal kırıklığına uğramış olduğu için yeni bir ilişkiyi önce seks açısından görse de durum ciddiye binmeye başlıyor.. Ama Owen çok açık yürkeli bir kişi olması ciddi bir krize girmelerini engelliyor..Kısaca hikaye fena değildi.Vasat olsa da sonuçta Nora kitabı idi.Ve ben severek okudum.Serinin üçüncü kitabı bu serinin en can alıcı kitabı olacak gibi...
30.09.2013

Uzun zamandır ara vermiş olduğum bir yazardı Nicholas Sparks. Bu kadar ara vermek ile çok büyük hata etmişim..En kısa sürede yazarın okumadığım diğer kitaplarını da okuyacağım..Müthiş bir anlatım,o sadelik,o duygu sağanağı muhteşem..Bir de yazarımız uzun uzun aşk sahneleri yazmıyor. Öyle bir anlatım ile yapıyor ki bunu o aşkı sonuna kadar hissediyorsunuz..Yazarı ilk Denizden Gelen Mektup isimli romanı ile tanışmıştım..O roman beni büyülemişti. Fakat sonu çok iç parçalayıcı idi..


İşte yazarın romanlarında her türlü sona kendinizi hazırlamanız gerekiyor.Hep Seni Bekledim de sonu sürprizli bir son bekliyor sizleri..
Kitabın başlarında biraz sıkıldığımı itiraf etmeliyim.Fakat sonradan kitap bir açıldı ki elimden bırakamadım.Kitap da aşk,aile,dram,sadakat,savaş temaları üzerinde kurgulu idi..
Müthiş bir hikaye idi..Kesinlikle tavsiye ederim..