Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

hulyami Tarafından Yapılan Yorumlar

03.04.2012

Bu nasıl bir kalem gücü böyle.Duygularim birbirine girdi kime üzülüp kime kızacagimi şasirdim. Yasanan vahset,trajedi,dehset,suçluluk duygularini o kadar güzel harmanlamış ki yazar ... Kesinlikle edebiyat dünyasında degisik bir nefes getirdi yeni yazar Güneş Demirel...
Çıkan ilk kitabında ülkemizdeki kanayan töre belasını işlemiş Şimdi Benimsini bitirdikten sonra kesinlikle sevgili Güneş Demirel çok çok etkili ve güçlü bir kalem...
Bu kitabı yaklaşık 6-7 aydır bekliyordum..Beklediğime kesinlikle değdi..Okuduğum tüm satırları çok çarpıcı ve duygusaldı..Hikayeyi okurken duygularım birbiri ile çarpıştı diyebilirim..Kime kızacağımı,kime üzüleceğimi şaşırdım..Hikayedeki en büyük mağdur kesinlikle 19 yaşındaki gencecik bir genç kız olan Ağbeyinin suçunun cezasını o küçücük bedeni ile gögüs geren küçük ama dev kadın Elif'ti...Öyle ki başına ne gelirse gelsin sabır gösteren kötülükleri sabır ile tedvai eden bir genç kız..Ümitleri hayalleri vardı.hemşire olacaktı ama bir akşam kapısının önünden zor ile kaçırıldı ailesinin gözü önünde umutları söndürüldü..Yaşayan bir ölüye dönüştürlmek istendi..Bu olaylarda herkes suçlu sadece bu masum kirletileeye çalışılan genç kız suçsuzdu..
Olaydan sonra ona destek olması gerekenler toplum baskısı ve kuralı yüzünden ona sırtını döndü..Anne,baba,ağabeyi..Özellkile ağabeyi..kaçırdığı genç kızın sözlüsünün bu vahşeti yapabileceğini bilerek kaçırdı sevdiği kızı..Kız kardeşine sahip çıkmadı sadece minik bir yürek küçük Zeynep ona sırtını dönmedi..
Öte yandan onu kaçıran genç adam o yaptığı korkunç şeyden sonra vicdanının sesini susturamadı..Ona sözlüsünü kaçıran adamın kız kardeşi bu dendi..ya onu bekareti Ya da kaçan sözlün ile admaın cesedi dendi..Tahsilliydi ,yakışılıydı,başarılıydı..Ama sözlendiği sözlüsünü sevmiyordu töre denen belanın kendini canavarlaştırmasına müsaade etti..
Sonra gecelerce yaptığı şey için kendine lanet etti planları tutmadı vicdanını sustaramadı..Veee Elif hamileydi..onu karnında çocuğunu taşırken kimseye bırakamazdı..bırakmadı da...Alıp evlendi onunla..Onunla evlenecek onu unutacaktı..ama vicdanını susturamadığı gibi onuda unutamadı kenara atamadı..Ona aşık oldu deliler çılgınlar gibi yandı kavruldu kül oldu.. Onun bir bakışı,saçının teli için dünyaları yakardı....
Harika duygu sağanağı olan bir romandı..çoğunlukla ağlayarak okudum..Fırat'ın devleşen aşkı Elif'in engin sabrına hayran oldum..Belki öz anne ve babasını kaybetti Elif ama kendini başka geniş bir ailede buldu. Anne,baba,ağabey iki tane de kız kardeş buldu kendine.Bazı satırlarını dehşet bazı satırlarını ağlayarak,gülerek okudum..Kitabı elimden bitene kadar bırakamadım...
730 sayfayı nasıl okuduğumu anlamadım..Tavsiye ederim...
03.04.2012

Bu nasıl bir kalem gücü böyle.Duygularim birbirine girdi kime üzülüp kime kızacagimi şasirdim. Yasanan vahset,trajedi,dehset,suçluluk duygularini o kadar güzel harmanlamış ki yazar ... Kesinlikle edebiyat dünyasında degisik bir nefes getirdi yeni yazar Güneş Demirel...
Çıkan ilk kitabında ülkemizdeki kanayan töre belasını işlemiş Şimdi Benimsini bitirdikten sonra kesinlikle sevgili Güneş Demirel çok çok etkili ve güçlü bir kalem...
Bu kitabı yaklaşık 6-7 aydır bekliyordum..Beklediğime kesinlikle değdi..Okuduğum tüm satırları çok çarpıcı ve duygusaldı..Hikayeyi okurken duygularım birbiri ile çarpıştı diyebilirim..Kime kızacağımı,kime üzüleceğimi şaşırdım..Hikayedeki en büyük mağdur kesinlikle 19 yaşındaki gencecik bir genç kız olan Ağbeyinin suçunun cezasını o küçücük bedeni ile gögüs geren küçük ama dev kadın Elif'ti...Öyle ki başına ne gelirse gelsin sabır gösteren kötülükleri sabır ile tedavi eden bir genç kız..Ümitleri hayalleri vardı.hemşire olacaktı ama bir akşam kapısının önünden zor ile kaçırıldı ailesinin gözü önünde umutları söndürüldü..Yaşayan bir ölüye dönüştürlmek istendi..Bu olaylarda herkes suçlu sadece bu masum kirletilmeye çalışılan genç kız suçsuzdu..
Olaydan sonra ona destek olması gerekenler toplum baskısı ve kuralı yüzünden ona sırtını döndü..Anne,baba,ağabeyi..Özellkile ağabeyi..kaçırdığı genç kızın sözlüsünün bu vahşeti yapabileceğini bilerek kaçırdı sevdiği kızı..Kız kardeşine sahip çıkmadı sadece minik bir yürek küçük Zeynep ona sırtını dönmedi..
Öte yandan onu kaçıran genç adam o yaptığı korkunç şeyden sonra vicdanının sesini susturamadı..Ona sözlüsünü kaçıran adamın kız kardeşi bu dendi..ya onu bekareti Ya da kaçan sözlün ile admaın cesedi dendi..Tahsilliydi ,yakışılıydı,başarılıydı..Ama sözlendiği sözlüsünü sevmiyordu töre denen belanın kendini canavarlaştırmasına müsaade etti..
Sonra gecelerce yaptığı şey için kendine lanet etti planları tutmadı vicdanını sustaramadı..Veee Elif hamileydi..onu karnında çocuğunu taşırken kimseye bırakamazdı..bırakmadı da...Alıp evlendi onunla..Onunla evlenecek onu unutacaktı..ama vicdanını susturamadığı gibi onuda unutamadı kenara atamadı..Ona aşık oldu deliler çılgınlar gibi yandı kavruldu kül oldu.. Onun bir bakışı,saçının teli için dünyaları yakardı....
Harika duygu sağanağı olan bir romandı..çoğunlukla ağlayarak okudum..Fırat'ın devleşen aşkı Elif'in engin sabrına hayran oldum..Belki öz anne ve babasını kaybetti Elif ama kendini başka geniş bir ailede buldu. Anne,baba,ağabey iki tane de kız kardeş buldu kendine.Bu güzel romanı kesinlikle kaçırmayın!!..
02.04.2012

Rüya Hırsızi Shane Abe kenara uzun zaman önce koyup unuttugum kitaplardan.Ingiltere'den Romanya'ya Karpat Daglarina kadar uzanan Historical Fantastik bir hikaye ilk roman Duman Hirsizindan daha cok begendim. Bu daha soft bir ejderha hikayesi. Shane Abe'nin büyülü kalemi ile hala daha tanısmadıysaniz cok sey kacıriyorsunuz bence. Seriye 
Duman Hirsizi ve Rüya Hirsizi kitaplari ile başlayabilirsiniz.
 Rüya Hırsızi serinin ikinci kitabi. Ilk
kitapta Rüya Hirsizindaki Amelia Longford'un anne ve babasi Rue ve
Christoph Longford'un hikayesini okumustum. Ikinci kitapta bu büyülü
çiftin çocuklarından en farkli olani Amelia ve Sokak hirsizi Zane'in
hikayesi vardı.

Ciftin diger cocuklari normal bir drakon yani ejderhaydı. Tek farkla
Lia'nin diger kardeşleri gibi yeteneginin olmadigi saniliyordu aslında gerçek
cok farkliydı. Lia Rüyalarinda gelecegi görüyordu. Rüyalarinin erkegi
cani,eski Duman Hırsızinin çıragi Zane idi. Zane Rue Langford'un
hırsızlik günlerinden yardimcisi bir sokak çocugu idi. Rue onu bir
gece bicaklanmış olarak bulup hayatini kurtarmis bu aykıri cocuga
evinde barindirarak işlerinde yardimci olmasina karar vermisti.
 Iste Lia annesinin bu aykiri karizmatik yakisikli yardimcisina
cocuklugundan beri asikti. Ama Zane'in isi aşk ile özellikle ne
olduklarini bildigi Langfordlarin kızi ile isi olamazdi.

Fakat yıllar sonra Rue'nun ricasi ile  Dragonlar icin çok önemli olan
bir elmasi bulmasini rica etmısti.Bu elmasi bulmaya çalisirken Lia ile
yollari tekrar kesişir. O kücük kiz sahane bir kadina dönüşmüştü.
Aralarindaki cekim ise farkedilemeyecek hıssedilemeyecek gibi degildi.
Amelia yıllardir sevdigi ve rüyalarinda geleceginde gördügü erkek ile
yollarinin kesişmesi onun icın harikulade bir şeydi. Zane başlarda
istemese de Ingiltere'den,Macaristan,Romanya ve oradan Karpatya
Daglarindaki başka bir Drakon prensi Alfa Imre'nin kalesine kadar
sürecek bir macera onlari bekliyordu. Harika bir macera idi.
Bu değiişik romantik,tutku dolu macerayı okumak istiyorsanız Rüya Hırsızını tavsiye ederim...


30.03.2012

Tipik bir Tudor dönemi romanıydi hikaye başlarda cok duragandi
ortalarina kadar böyle gitti. Sonradan sayfalarda ilerledikce acılmaya
başladi.  Hikaye bence daha canlı olabilirdi bu ya yazardan ya da
ceviriden kaynaklaniyor olabilir diye düşünüyorum..
Yinede begenerek ama ikinci kez okumayi düsündügüm romanlardan olmadığını söylemeliyim... Hikayedeki kurgu,tarihi mekanda asla bir Virginia
Henley,Anya Seton tadını bulamasamda zevk alarak okudum.. Üc kitaplik bir seri olan bu ilk kitap belki serinin diger kitaplarina göre duragan olabilir diye düşünüyorum çünkü The Goodreads'de 5/3,53 almış bu hikaye...
Serinin diğer hikayelerinin ouanları daha yüksek yani onlar daha çok beğenilmiş...
By His Majesty's Grace (The Three Graces, #1)(majestenin Emriyle)nin konusu kısaca:

Bu hikayede üc kiz kardesden en büyügü olan Lady Isabel Milton sozde
Graydon'un Üç Güzeli laneti sayesinde simdiye kadar nisanlandigi veya
sözlendigi erkekten bu lanet sonucunda evlenmekten kurtulmustur. Ama
en son Tudor hanedani krali Henry tarafindan Sir Rand Braesford'a ödül
olarak verilir ama bu sefer bu lanetin onu koruyaçagi süphelidir.Çünkü ikili arasında baştan beri olan çekim ikisinide etkiler..
Sozlenmelerinden sonra başlayan olaylar zincirinde Rand'i aleyhine
cevirilen entrikalar sonucunda Isabel büyük bir yol ayrimina girer ve
sonunda tercih yapmasi gerekmektedir. Bu yollarin cogu onu kocası olan Rand'den
ayirmaya yararsada Isabel'in seceçegi bir yol degildir.Çünkü İsabel kocasına büyük bir aşkla bağlandığını saon anda farkederek ne olursa olsun kocasına destek vermeye karar vermiştir..İkilinin arasındaki aşk zamanla derinleşip anlam kazanması güzeldi....Ama olaylar çok da akıcı değildi..

Kitap yoklugunda tercih edebilirsiniz ama cok sey beklemeden okuyun derim.
27.03.2012

Ejderin Aşkı G.A.Aiken

Duman Hırsızından sonra okuduğum başka bir ejderhalar hikayesi idi..Ama bu G.A.Aiken'in uslubunu daha sert buldum..Beğendinizmi diye sorarsanız beğendim..Ama argo kelimeler fazlamıydı ne:))
Hikayenin kurgusu aksiyonu çok güzeldi..Kanlı Annwyl ile Yakışıklı gizemli ejderha Fearghus'un hikayesi idi..Ağabeyi ile taht kavgası içinde olan Annwyl savaş sırasında ağır yaralanıp Feaghus'un yardımı ile yaralarını tedavi edilirken ejderha ile olan dostluğu aşka dönüşürken bir yandan tanıştığı şövalye ile de tutkuyu yaşaması çok manidardı..Şövalye ilede öfkesini kontrol altına almayıda öğreniyordu..Bunu başarmayı da öğrendi sonunda..Ama kalbi erderha için atarken şehveti şövalye ile yaşaması onu büyük bir ikileme sokuyordu..Ama bilmediği bir şey vardı erderha ve şövalye aynı kişi idi..:))
Hikayedeki yan karakterleri sevdim sevimli bir ejderha ailesi vardı karşımızda...Ama Annwyl'nim ailesinin aksine sevgi dolu idi..Destek,işbirliği harika idi..Sonunda iki sevgiliyi birleştirmek için Kanlı Annwyl'ye yardım etmeye karar vermeleri,diyaloglar harikaydı..Birinci kitabı zevk ile okudum..

İkinci kitap Ateşler ve Zincirler

Bu ek kitapda birinci kitaptaki ejderhamız Feraghus'un anne ve babası Rhiannon ve Bercelak'in hikayesi idi..Bu sert hikayeyi çok sevemedim belki Rhiannon'un kibiri Bercelak'in zincirli ve ateşli aşkını okumak çok manidardı..
Yazarın stili çok sert olsada çevrilirken dahamı sertleşmişdi? Diye de merak ettim...Birinci kitaptaki hikayeyi daha çok sevdim..Yetişkin paranormallere meraklısanız biraz da farklı bir hikaye okumak istiyorsanız..Bu hikaye tam size göre...Fakat benim için çok sert bir üslubu vardı. ama objektif yaklaşıcak olursam farklı bir konusu olması ve aile içi mizahi iyi işlemesi.. sıkılmadan okudum ..ama ikinciyi hikayeyi zor bitirdim..