Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

hulyami Tarafından Yapılan Yorumlar

19.09.2011

Aşk,Mafya.İntikam...İntikamını Aşka tercih eden mafyanın içinde kalmış bir genç kızın hikayesi..Çok çarpıcı ibir hikaye idi..Tavsiye ederim...
05.09.2011

Huzursuz Kemikler-Melvin R.Starr

Tarihi kitapları çok severek okumuşumdur üstüne de polisiye macerayı eklediğiniz zaman tadından yenmez olur..
14.Yüzyıl İngiltre'sinde geçen bir dizi cinayeti çözülmesi Çiçeği burnunda cerrahımız Hugh de Sİngleton'un üzerine kalmıştı..
Hayat tesadüflerle doludur.Bampton köyünün sahibi Lord Gilbert ilede çok ilginç bir şekilde tanıştı..Bir dizi olaylar sonucunda kendisini bir anda köyün cerrahı sonrada sağ kolu olarak buldu..Başka bir göreve daha soyunacaktı:)) Dedektiflik:))
Köyde lağım çukurunda bulunan kemikler köyün huzurunu kaçırmıştı..Hugh yaptığı araştırmalar sonucunda kurbanın kız olduğunu sarışın olduğunu,sağ ayağının kırık olduğunu saptar..Köyde bu tarife uyan demircinin kızı Margaret'dir..Kaybolduktan sonra köyde kimse onu görmemiştir..Margaret en son flört ettiği Thomas ile tartışırken görülmüştü...Ama Margaret çok güzel bir kızdı tek talibi Thomsa değildi tabii ki...
Hugh hem bu olayı soruşturken,hem de köyde cerrahlık yaparken bir de aşık olur:)) Kime mi? Lord Gilbert'in kız kardeşi Leydi Joan'a tabii ki..Aradaki sınıf farkı ağabeyinin toprak sahibi bir asil ile evlenmesi için yaptığı baskılar ne sonuç doğuracaktı??
Kısaca okunmaya değer bir Tarihi-Polisiye bir roman okumanızı tavsiye ederim..
Son söz kapağa bence muhteşem bir kapak,çeviri harika kitap akıyor daha ne isterim:)))
31.08.2011

Ödül bitti. Neden bu kadar geç mi bitti?.. Ruhsal durumum ve Türkcemıze giren yeni kelimeler yüzünden... Kitabin ortasına kadar bu kelimelerin yerine su an kullandiklarımızı koyarak okudum.. Kesinlikle muhteşem bir historicaldi ama ben yazarin,Gelin,Dügün,Sır, Fidyedeki tadı cok istesemde alamadım. Roman ortalardan itibaren beni sardi ve begendimse de :)) TEKRAR TEKRAR OKUYACAKLARIM ARASINDA KESİNLİKLE DEĞİL..
Benim beklediğiim bir Garwood değildi yani o yalın sade kelimeler yoktu..Sanki hikayeyeye müdahale edilmiş gibi geldi bana..Bazen muhteşem Garwooddan esintiler ortaya çıksa da bir türlü içime sinemedi bu hikaye..Acaba İskoç hikayesi olmadığı için mi? Neden bende mi bir şey vardı?? Yani bir soğukluk monotonlu başından beri eksik olamadı.Saramadı benİ..
Ama Romanda Garwooddan muhteşem esintiler vardı ki bu Romanın en can alıcı sahnelerinden idi...
Kitapta beni en cok etkiliyen sahne Royce'un Nıcholaa icin yapmaya çalıştigi satranc tasi sahnesi ve oglan kardeşi Justinin ona yardım ettiği sahne idi. Bayıldim bu sahneye harikulade duygusal bir sahne idi. Çiftin ilk karşılastiklari sahne.. Royce ve Nicholaanın birbirlerinden etkilenimi,kavgalari :-) Nicolaanin eş secimi müthisti..Birbirlerinin aşklarını kazanmaya çalışmaları..Harikulade idi..
Özellikle Gelin ve Fidyeden sonra beni can evimden vuramadi nedense.. Birseyler eksik gibi kaldi ama çözemedim, Düsüncelerim beni baglar yine de tavsiye ederim.
23.08.2011

Kitabı okumaya başladığımda pek de ümitlenmemiştim açık söyleyeyim..
Kitap ta Dört birbirinden farklı karakterde,farklı çevrede yetişmiş kadının öyküsü var...
Lydia Hoffman,Jacqueline Donovan,Alix Towsend,Carol Girard'ın hikayeleri birbirinden çok farklı hayattan beklentileri..Ama Bir şekilde aynı dükkanda Lydia'nın açtığı Bir Yumak Mutluluk isimli dükkanda hepsinin kaderi kesişiyor..

Lydia Otuzlu yaşlarda geçmişte 2 kere kansere yakalanmış bu hastalık yüzünden hayatındaki her şey yarım kalmıştır.. Son kanser rahatsızlığının üstünden beş yıl geçmiştir..Bu hastalıklarında en büyük destekçisi babasını yeni kaybetmiş ,ablası ile hiç anlaşamamaktadır..Geçmişte yaşamış olduğu ilişkileri de hastalığı yüzünden bitirmek zorunda kalmıştır..Savuşturduğu ağır hastalığı yüzünden de kişiliği farklı yönde gelişmiş hayatın çok kısa ve anlamlı olduğunu dolu dolu yaşanması gerektiğini kavramıştır..
Jacqueline ise ellili yaşların sonlarında olan şımarık istediği her şeyin ayağına gelmesini bekleyen,bir yetişkin yeni evli oğlu olan ve gelinini sevmeyen bir kadındır..Evliliği yıllar önce ikinci çocuğunu düşürdükten sonra sekteye uğramış kocasına kendisini kapatmıştır..Her şey görünür de mükemmeldir ama tabii ki görünürde..
Alix ise hayatı boyunca çok çileli yıllar geçirmiş,annesi babasını vurduktan sonra hapse düşünce yetinhane de büyümüş var olma mücadelesi veren bir genç kızdır..Bir film kiralayan dükkanda kasiyer olarak çalışmakta aynı dükkanda çalışan arkadaşı ile aynı evde kalmaktadır..Bu arkadaşı yüzümden uyuşturucu içmekten sabıka yemeiştir..
Carol otuzlu yaşların sonuna gelmiş çok uyumlu bir eviliği olan ve yıllardır çocuk hasreti ile yanan bir genç kadındır..Daha önce iki kere tüp bebek tedavisini denemiş ama başarılı olmayıp düşük yapmıştır...
İşte hepsinin hikayesi farklı olan bu hanımlar başlarda hiç anlaşamadılar,sonra birbirlerine katlandılar,alıştılar ve gerçek dost,sırdaş oldular..Grubun içindeki en bencil Jagquline bile Alix'de kaybettiği kızını buldu..Çok sıra dışı bir romandı..Kimi zaman güldüm,kimi zaman ağladım ama ben bu romana bayıldım..Bu romanda her kes kendi hayatından kesitler bulacak kendinden bir şeyler bulacak..
Kitap severlerden ricam bu kitabı da septlerine eklemeleri..
Bu kitabı okumamda ön ayak olan Önce yazarın kendisine çünkü bu bir projeydi ve proje sayesinde kitap daha piyasaya çıkmadan okudum....Martı Yayınlarından Sayın Şahin Güç'ede teşekkür ederim...
23.08.2011

Baştan sona kadar beğenerek okudum..Diyalogları harikaydı doğrusu..Yanlızca kitabın isminin kitap ile hiç mi hiç alakası yok..
Kitap çok sıradışı bir şekilde başlıyor..Westhaven Kontu Gayle Windham'ı evinde çalışan dilsiz hizmetçi Morgana sarkıtılık yaptığını zannedip onu ağır yaralayan Sara Seaton yani kontumuzun kahyası..Romanımızın baş karakterleri:))
Anna Seton ise aslında bir asilzadedir ama bir takım olaylar yüzünden evinden kaçmış ve kimliğini gizlemiştir...Westhaven ise Dük olan babasının varisidir..devamlı şekilde babası tarafından evlenip çoluk çocuğa karışması için baskı yapılmakta hatta yerleştirdiği casuslar tarafından izlenmektedir..
Kahyasının güzelliği,evine getirdiği huzur ile evindeki farklılık hoşuna giden Westhaven; zamanla kahyasının sıra dışı arkadaşlığından hoşlanmaya hatta ona ihtiyaç duymaya başlar..Anna için de durum aynıdır..Ama Annanın geçmişindeki kişiler onu aramaktadırlar bu durumun da ne kadar süreceüği belli değildir..Çünkü Anna'nın iki yıldır Evinden kaçarak hizmet ettiği evlerin üçüncüsü olup buradan da her an gitmek zorunda olduğunu biliyordur..

Baştan sona kadar akıcı bir kitaptı erotik sahneleri de kararındaydı ama bazı yerleri sizi rahatsız edebilir bir şey diyemem salında normal olarak bakarsak yazarın bu yazdıklarında ben bunu doğallık olarak algılıyorum..Bana normal gelirken başkasına gelmyebilir..Ama yazarın uslubunu sevdim doğrusu..Diyaloglar mükemmel,mizahi yönü harika ..