Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570

E-Dergi

Alaattin Öztürk Tarafından Yapılan Yorumlar

14.08.2007

Sayın İlber Hocanın kitabını zevkle okudum. Tam konuşma tarzında yazmış. Şehirleri anlatırken verdiği ince siyasi bilgiler çok açıklayıcı.
Ancak bazen şöyle bir hisse kapıldı: bu kitabı okuyanın bu şehir ve ülkeler hakkında bilgisi var. Bu kitap o bilgiler üzerine bir ek ve yorum.
Bu tür anlatımları keşke biraz daha açıklasa hocamız.
30.01.2007

Hocaefendinin tüm yazılarını kişiliğimize erdem katsın, hayatımızı anlamlandırsın diye okuyoruz. Dinimizin güzellikleri seyrediyoruz.
Hocaefendi bu kadar konuşuyor yazıyor. Tek bir hedefi, derdi var.
Onun derdi aslında hepimizin derdi:"Müminin derdi, insanların kalplerine Allah'ı yerleştirmek olmalıdır.Ancak Bunun gerçekleştirilmesi müminin üzerine vazife değildir...Mümine düşen asıl vazife insanlarla Allah arasındaki engelleri kaldırıp kalpleri imana hazırlamaktır"
Hayattaki bütün faaliyetlerimiz bu hedef etrafına dönen tâli (ikincil) olaylar.
17.12.2006

Yemen hakkında okuduğum ilk kitap. Daha önce de Emine Işınsu Hanım'ın Kırım'ı kaybedişimizi anlattığı benzer kitabını okumuştum.
Eser derin edebî tahlillerden, edebî sanatlardan uzak. Olayları oldukça doğrudan anlatıyor. Bu tarafı bence hem zayıf hem de avantajlı tarafı. Edebî olarak çok üstün sanatları barındırmıyor ama sinema diline çevirmeye çok müsait.
Bu kitabı okuyunca Yemen'in ne menem olduğunu anladım. Ama sinema diline aktarılınca herkesin bu hissi yaşayacağına eminim. Bekliyorum.
Bu eserde merak ettiğim bir husus, bu anlatılanların ne kadarının gerçek olduğudur. Bu bir tarihî roman mıdır, yoksa konusu tarih olan bir roman mıdır?
Sıramda inşallah Mehmet Niyazi'nin Çanakkale Mahşeri eseri var.
02.11.2006

Fethullah Gülen'in başlattığı büyük hareketin sosyolojik incelemesini hep merak etmişimdir. Günümüz Türkiye'sindeki en büyük sivil hareketi...
Bu kitabı görünce bu merakımı doyuracağımı sanmıştım.
Ama kitap gerçekten detaylı sosyolojik tahlillerle yüklü. Belki sosyoloji biliminin gereği bu. Aklımdaki sorulara cevaplar almak ve kitaptan bir şeyler öğrenmek için çok uğraştıysam da kitabı bitiremedim. Bana oldukça akademik ve teknik bir kitap izlenimi verdi. Yazarın da engin sosyoloji ve tarih bilgisi sahibi olduğunu öğrendim.
06.10.2006

Uzun zamandır zevkle, heyecanla ve merakla okuduğum bir eser, Dr.Frank'ın anıları. Ben de cerrah olmama, aynı şartlardan geçmeme rağmen olayların akıbetini sabırsızlıkla okudum.
Dr.Frank uslubunu çok beğendim. O karışık acil servis işlemlerini, ameliyat safhalarını herkesin anlayacağı (belki bana öyle geliyor) basitlikte ama edebî bir dille anlatıyor.
Her hekim (her meslek sahibi ve her kişi gibi) nice ibretli, değerli anılara sahiptir. Ama bunların yazılması, paylaşılması başka bir özellik ve güzellik.
Kitabın sonunda kendi 'gevşek inancına' rağmen güzel bir kader tasviri yapmış. Allah'ın sonsuz iradesinin insanı yönlendirdiğini etraflıca anlatmış.Belli ki sonradan inancı kavileşmiş.
Bu eseri okuduktan sonra mesleğime daha bir saygı duyar oldum.Artık acil servise giderken daha gururlu hatta kibirli gidiyorum. Ameliyathaneler zaten bizim egomuzun, megalomanimizin tatmin yerleri.
Dr. Frank'a, bizlerin de bir insan olduğumuzu, yaptığımız işin önemini hatırlattığından tebrik ve teşekkürlerimi sunuyorum.
Ama... asıl bu Türkçe eseri YAZAN Sayın mütercim Ender Arkun'a en az Dr.Frank kadar tebrik ve takdirlerimi sunuyorum.
O nefis Türkçe cümleleri, unutmaya başladığım ve tıp adamlarının pek aşina olmadığı kelimeleri (rahle, bağırgan, mühür hücre, yarenlik vd..) kullanması beni pek memnun etti.
Eserde hiç tercüme kokusu almadım. Cümleler, kelimeler özenle seçilmiş, yerli yerinde kullanılmış. Meslekî alışkanlıkla Latince yada İngilizce kullandığımız kelimelerin Türkçe karşılıklarını görmek sevinç (Türkçe karşılığı varmış demek ki), utanç (var olan Türkçesini niye kullanmıyoruz?, bu karşılığı niye biz bulamadık?) ve hayret(ne de güzel uymuş bu kelime buraya, dilimizi alıştıralım) duygularımı birlikte ayaklandırdı.
Naçizane iki katkım olacak:
1. Biz tansiyonu söylerken '100 üzeri 70' değil, 100'e 70 şelkinde söyleriz.
2. Bazı tıbbi terimler Latince orjinaliyle yazılmış. Hekimler anlar ama hekim olmayanların da en azından okuyabilmeleri için zaten kullandığımız Türkçe okunuşuyla yazılabilirdi.

Alaattin Öztürk
Genel Cerrahi Uzmanı