Toplam yorum: 3.285.287
Bu ayki yorum: 6.813
E-Dergi
empase Tarafından Yapılan Yorumlar
Neden çok satanlar listesinde olduğunu kitabı okuduktan sonra çok daha iyi anlayacaksınız. İnsanın kendisini tanımasının aslında ne kadar kolay olduğu, ancak hayatın akışında bunun insanların çoğu tarafından önemsenmediği ya da ihtiyaç duymadığının güzel bir hikayesi. Biraz fantazi, biraz içsel aşk (Batıni), biraz sevgi her şey bu kitapta. Roman, hayatımızda birşeyleri kaybettiğimizde ona karşı gerçek sevgimizin ya da değerinin ne olduğuna dair iyi bir ders veriyor. Yazarın ilk romanı olmasına rağmen, gayet başarılı bir roman tekniği ve anlatımı var. Kitabın sonu ise çok güzel kurgulanmış, insanın içinde hoş bir tat bırakıyor.
Klasik Amerikan polisiye romanları tarzında yazılmış sürekleyici, anlaşılır ve gayet iyi kurgulanmış bir kitap. Aslında kitabın içinde okuru merakta bırakan iki farklı konu var. 40-50 yıl önce enterasan şekilde ortadan kaybolan ve öldüğü düşünülen bir genç kıza ne olduğunun öğrenilmeye çalışılırken ortaya çıkan seri cinayetlerin sırrının çözülmesi ve bu kayıp kızın akibetinin ne olduğunu ve cinayetleri gazeteci kimliği ile çözmekte görevlendirilen (sonrasında linsderth Salander da katılıyor) Mikael'in kendisinin hapse girmesine neden olan bir şirketin patronundan aldığı intikam. Son derece sürükleyici ve süratle okuyacağınız bir kitap. Bununla birlikte, kitapla ilgili yapılan yorumlar biraz abartılı. Popüler bir roman. Çabucak okuyup, zevk alınıp, tüketilecek bir kitap. Herhalde best seller olmasının nedeni de bu. Yoksa bir başyapıt olmaktan çok uzakta..
Atlantis (Kayıp Kıta Mu) ile kısa bir bağ kurulmasına müteakip, Uygur obasında başlayan roman birden ileriye dönük kurgu ile İstanbul'a 1977 yılına taşınıveriyor. Fantastik romanları sevenlerin çok hoşlanacağı tarzda akıcı ve sürükleyici. Bunun dışında öz Türkçe kelimeleri ara ara kullanması ve bunların açıklamalarını dipnot olarak eklemesi, eski Türk gelenek, görenek ve inanışlarını da romana serpiştirmesi bana ilginç ve öğretici geldi. Bölüm başlarında verilen sözler de son derece ilgi çekici ve iyi seçilmiş. Kısaca şahsen fantastik romanları pek sevmeyen biri olmama rağmen, kitap bana ilginç konu ve kurgusuyla çok keyif verdi.
Zaman zaman geçmişe ait birbirine paralel kurgular kurularak romandaki karakterlerin yaşadıkları hayatın garip, bazen de insana hüzün veren hikayesi. 16 yaşındaki Nijeryalı bir kız çocuğunun (Küçük Arı) yıkılmak üzere olan evliliklerine yeni bir başlangıç yapmak için Nijerya'da tatile giden gazeteci İngiliz çiftin garip bir olayla kesişen hayatları...Bir şekilde sonrasında Küçük Arı'nın kaçak olarak İngiltere'ye kaçışı, İngiliz kocanın intiharı ve sonrasında gelişen sürükleyici olaylar..
Kitabı okumaya başladıktan sonra sizi alıp götürecektir. Çevirisi de son derece iyi yapılmış.
Yazar, Her ne kadar kitabın büyük bir bölümünde biraz hayatın zorlaması, bir derece maddi problemlerden Deniz Kuvvetleri Komutanlığında Öğretmen Teğmen olarak başlayan ve 28 Şubat süreci ile TSK'dan disiplinsizlik nedeni ile atılması ile sona eren hayatının bir bölümünü anlatmış. Aslında kitabın en ilgi çekici bölümü sonlara doğru yapmış olduğu öz eleştiri...TSK'dan disiplinsizlik nedeni ile ayrılmak zorunda kalmasından sonra, görevde iken kendisine yakın olan ve yönlendiren sağ ve sağ muhafazakar kesimden kimsenin yer almamasını büyük bir üzüntü ile dile getirmiş. Yaşadığı bu dönemi önceden tahmin edebilmiş olsa Deniz Kuvvetlerinde çalıştığı dönemde kendisini yönlendiren bu kesime ne kadar itimat edeceği ve geçmişte yaşadığı şekilde yine yaşayıp yaşamayacağı konusunda eleştirisel yaklaşımı çarpıcı. Kitabın belki de genel akışında en ilginç bölüm 219'ncu sayfadaki TSK'dan hiçbir personelin namaz kılmasından dolayı ilişiğinin kesilmeyeceğine ilişkin yorumu...Bunun dışında 28 Şubat süreci ile TSK'dan ilişiği kesilen 3000'ne yakın personelin tamamının son derece disiplinli olup olmaması bir yana askerlik mesleğinde kendi emsalleri içinde en iyi olmaları ve mesleklerinde temayuz etmiş olmaları ile ilgili önermesi çok sağlıklı bir değerlendirme değil. İskender PALA'nın kesinlikle bir değer olduğunu düşünmekle beraber 28 Şubat sürecinde TSK'dan ilişiği kesilen personelle sahip olduğu nitelikler ve değerler açısında çok farklı olduğunu düşünüyorum.