Toplam yorum: 3.284.714
Bu ayki yorum: 6.220
E-Dergi
Büşra Yılmazer Tarafından Yapılan Yorumlar
Ohh çok şükür bitirdim. Ama gerçekten bu kadar popüler olan bir kitabı okurken zorlandım. Böyle olacağını tahmin etmemiştim zira okumadan önce yorumlara baktığımda çok övüldüğünü gördüm. Fakat benim tarzım olmadığını anladım daha kitabın ilk başlarında. Yazar ile aynı bölümde okumamız beni ona yakın hissettirdi evet lakin çok betimleme yapmış kitabında. İlk okuduğum kitabı olduğu için diğer kitaplarında nasıldır bilemiyorum. Gerçekten bu kadar betimleme yapmaya gerek var mıydı ya da bu kadar konuyu uzatmaya gerek var mıydı diye sormak isterim kendisine. Bir de tarih kitapları okumayı severim o yıllara gitmiş gibi oldum ama sanki geçişler kafamı karıştırdı. Bir İran'a bir Trabzon'a gittik. İsimler de yabancı olunca algılamakta bir tık zorlandım. Yanii beğendim fakat kitap uzun sayfalı olduğu için ve betimlemeyi oldukça fazla yaptığı için önermem de kimselere maalesef.
Bahadır Yenişehirlioğlu'nun oyunculuğunu ve karakterini çok beğeniyordum. Kitabını da merak ediyordum açıkçası ama umduğumu bulamadım ne yazık ki. Kitap çok kasvetli geldi bana. Bir Türk ailenin Almanya'da yaşamını anlatıyor yazar. Karakterin, kitaba da ismini verdiği Hanne çok buhranlı bir dönemden geçiyor. Sürekli geçmişini düşünüyor ve bu da kendi ailesiyle olan ilişkisini kötüye götürüyor. Hanne'nin yaşadıkları kolay olmasa da eşine bilhassa yaşattığı şeyler benim sinirimi bozdu. Beraber atlatabilirdi sorununu diye düşünüyorum. En etkilendiğim kısım Hanne'nin yıllar önceki olayı farklı bildiğini, abisinin olayın gerçek özünü anlatmasıydı. Kitapta bolca mesneviden alıntılar görebilirsiniz. Bir Konyalı olarak, Konya'nın adının geçmesi ve Hz. Pir Mevlana Celaleddin Rumi'nin öneminin vurgulanması çok hoşuma gitti.
Mehmet Ali Bulut ile tanışmam bu kitabıyla oldu. Dini bir mistik roman olan Ahirette 45 gün, yazarın babasının askerdeki bir arkadaşının başına gelen olayı anlatıyor. Konusu itibariyle (astral seyahat) gizemli ve ürpertici olmasından dolayı ilk başlarda bir tırsma oluyor fakat ilerledikçe öyle olmadığı anlaşılıyor. Zira ahirete her gün giden birinin ağzından anlatılıyor her şey. Kitapta tek sevmediğim yanı aşırı uzatmış yazar. Tasvir konusunu güzel yazmış ama dediğim gibi kitabın başında gereksiz bir uzatma söz konusu. Ama bu kitap benim kendimi sorgulamama sebep oldu zaten yazarın amacı da bu bence. Yazarın babasının dediği gibi aslında Halil Akbaş karakterinin yaşadıklarını bizim de ders çıkarmamız gerektiğini söylüyor bende katılıyorum. Onun günahlarını sorgulaması bizim de sorgulamamıza vesile oluyor. Çünkü herkes günahlarından kaçıyor, düşünmek istemiyor. Ramazan da geldiğine göre okunacak kitap arıyorsanız kesinlikle bu kitabı tavsiye ediyorum.