Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570

E-Dergi

ifade-i_meram Tarafından Yapılan Yorumlar

03.12.2003

Defalarca okuduk-dinledik Leyla İle Mecnun'un ölümsüz aşklarını .Ama hiç düşündük mü onu yazan elin dertlerini , yazdırılan kalemin ızdırabını ve yazılan kitabın duygularını? Hayır.. Aklımıza bile gelmemişti.
İskender pala düşünmüş akla gelmeyeni yazıya dökmüş.
Eli kolu bağlanır insanın aşk karşısında da bir kitap ne yapar aşkın karşısında elsiz ve kolsuz?
Babilde başlayıp Süleymaniye kütüphanesinde hala devam eden aşk arayışında bir kitabın gözüyle uzun bir tarihin siyasetini , kültürünü , yaşayışını göreceksiniz.
Tavsiye ederim.
02.12.2003

televizyon proğramcılığındaki başarılarıyla tanıdığımız Asım Yıldırım bukez de hazırlamış olduğu başarılı kitabıyla karşımıza çıkıyor.İçimizden sımsıcak hayata, aşka, inanca, ölüme dair öykülerle sabahları bizlere güne merhaba dedirten Asım Yıldırım her ne kadar onun sesi ve yorumuyla olamasa da bu kez de kitabıyla merhaba dedirtiyor bizlere.Hikayelerde anlatılan üçüncü tekil şahsın satır aralarında birinci tekil şahıstan, kendinizden birşeyler bulacaksınız...
tavsiye ederim
20.11.2003

Her ne kadar çocuk kitabı da olsa büyüklerinde zevkle okuya bilecekleri bir kitap.
Okurken Sadako Sasakiyle birlikte nese dolacak , onun içten hayata bağlığılığı sizide daha bir hayata bağlıyacak. Zaman Zaman onunla birlikte halsiz düşecek yüreğinizin acıdığını hissedeceksiniz.
Ve kitabın bitiminde bir...
iki...
üç...
Kağıttan bir turna katlayacaksınız sizde.
ve turnanın gokte süzülüşünü izlemekten alı koyamayacaksınız kendinizi.
Çocuklarımıza muhakkak okutmamız gereken gerçek bir hayat öyküsü...
19.11.2003

Önümüzdeki yıllarda senaryolaşmış halini televizyonlarda seyrede bileceğimiz türden bir kitap. Her nekadar yazar asıl konuya gire bilmek için çabalarken kahramanın inançla ilgili arayışlarını , tekdüze yaşayışını uzun uzun anlatmaya çalışmış olsada (ki bu giriş kitabın 3/1 i)kitabın ilerleyen bölümlerinin bu ilk bölümle pekte bağlantısının olmadığını görüyorsunuz.Sıkıcı geçen ilk 90 sayfayı aşabildikten sonra soluk almaz bir kayboluşun içerisinde buluyorsunuz kendinizi. Ve senaryolaşmaya değer bölümüde bundan sonra başlıyor.Zaman zamn Robinson crusoe'leşen kitap son yorumu okuyucuya bırakarak sona eriyor.
Sonuç Olarak ;okudum pişman değilim. ama tavsiye edebilirmiyim(!) daha hoş okuya bileceğimiz kitaplarda var.
05.11.2003

çoğu zaman pembe pamuk şekerine benzeyen bir dünyada yaşadığımızı zannederiz. Bu kitabı okuyunca aslında sadece etrafımızı bizi uyutmak için pamuk şekerine benzeyen bir ağla ördüklerini ve bu ağın arkasında olan biteni farkketmeden (fark ettirilmeden) ha bire bu şekeri yalamaya şalışarak hayatımızı geçirdiğinizi farkediyor insan.
Bu kitap pembe ağın arkasındaki hakikatleri birazda olsa su yüzüne çıkartan gözümüzün önüne seren bir kitap.