Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

fadime kara Tarafından Yapılan Yorumlar

27.04.2025

Genç Kız Kalbi”, bir genç kızın masum sevgisini, hayallerini ve kaderiyle yüzleşmesini anlatıyor. Eserde, sevmenin verdiği mutlulukla hayal kuran bir kalbin, zamanla hayatın gerçekleriyle nasıl incindiğini hissediyoruz.

Toplumun dayattığı kurallar ve kaderin ağırlığı, genç bir kızın saf duygularını gölgeliyor. Bir gün sevilmenin mutluluğu yaşanırken, ertesi gün gözyaşlarıyla olgunlaşılıyor. Sevgiye duyulan inançla, kadere boyun eğişin sessiz savaşı kitap boyunca hissediliyor.

“Genç Kız Kalbi”, bir aşk hikâyesinden çok daha fazlası; o dönem genç kızlarının umutlarını ve hayal kırıklıklarını taşıyan duygusal bir yolculuk. Her satırda, hayatın değişmeyen gerçekleriyle yüzleşen bir kalbin derin izlerini görmek mümkün.
25.04.2025

Ne kadar çok seversen sev, eğer birinin kalbinde başka biri varsa, hiçbir şey değişmiyor. Belki bir süre sana yakın oluyor, belki gülümsüyor sana… Ama sonunda dönüp yine o kişiye gidiyor. Sana kalan ise, onun mutluluğunu uzaktan izlemek oluyor. İçin acısa da, onun mutlu olduğunu görmek seni mutlu etmeye yetiyor. Ne garip…

Dostoyevski’nin Beyaz Geceleri sadece bir aşk hikayesi değil bence. Birinin hayatına dokunup sonra sessizce kenara çekilmenin, bir kalpte yer edememenin hikayesi. Hayalperest karakterin duygularını okurken, sanki onun yerindeymişim gibi hissettim. Çünkü bazen birini sadece uzaktan sevmek zorunda kalıyoruz. Onun yüzüne baktığında gözlerinde başkasını görüyorsun ve bu sana her şeyden çok acı veriyor. Ama yine de gitmiyorsun, çünkü yanında olmak bile yetiyor sana.
23.04.2025

Yılanı Öldürseler – Yaşar Kemal

“İnsan olan öldüremez Esme’yi…”

Ama öldürdüler… Sadece Esme’yi değil, kadınlığı, masumiyeti, insanlığı. Yaşar Kemal’in kaleminden çıkan bu çığlık, bir annenin oğluna öldürttüğü bir hayatı anlatıyor. Esme güzeldi, sevdi, sevilmek istedi. Ama güzelliğiyle suçlandı, töreyle yargılandı.

Hasan daha çocuktu… Ama o çocuğun ellerine bir toplumun kanı bulaştı.

Bu kitap bana sadece bir hikâye değil, bir acı gerçeği hatırlattı.
Her gün öldürülen Esme’leri…
Ve hâlâ susturulan Hasan’ları…

Yaşar Kemal, bize bir kez daha unutmamamız gerekeni hatırlatıyor:
Töreyle yılanı değil, insanlığı öldürüyoruz.
22.04.2025

Yazar, bize hayatı uzun öğütlerle değil, tek bir yaşanmışlıkla öğretmeyi seçiyor. Başkarakterimiz, önce servetini ve ailesini kaybediyor, ardından ülkenin komünist rejime geçişiyle yaşanan iç savaş ve baskı ortamında tüm sevdiklerini yitiriyor. Kendi hatalarıyla başlayan düşüş, sistemin acımasız yüzüyle birleşince, insanın nasıl dibe vurabileceğini görüyoruz.

Ancak kitabın asıl derdi, bu kayıplardan ders almak değil. Yu Hua, karakterinin tüm bu acılara rağmen hayata tutunmasını, her şeye rağmen yaşamaya devam etmesini anlatıyor. En sonunda anlıyoruz ki, önemli olan ders çıkarmak ya da geçmişte takılı kalmak değil — yalnızca “yaşamak”. Ve bu roman, o kelimenin ne kadar ağır ve anlamlı olduğunu hissettiriyor.
22.04.2025

Tarihi-polisiye türünün öncülerinden sayılan Gülün Adı, yalnızca bir cinayet romanı değil; Orta Çağ Hristiyanlığı, mezhep çatışmaları ve kilise baskısı üzerine derin bir eleştiri. 1327’de bir manastırda geçen olaylarda, Rahip William ve yardımcısı Adso cinayetleri çözmeye çalışırken biz de dönemin karanlık yüzüne tanıklık ediyoruz. Eco’nun bilgi dolu anlatımı zaman zaman zorlayıcı olsa da, metni araştırarak okumak hikâyeyi daha da derinleştiriyor. Hem polisiye hem tarih hem de din eleştirisi arayanlar için güçlü ve cesur bir eser.