Toplam yorum: 3.284.924
Bu ayki yorum: 6.430
E-Dergi
Hoarmûrath Tarafından Yapılan Yorumlar
Balzac bu kitapta aşırı gerçekçilik stilini kullanmış. Öyle ki kitabı bitirdikten sonra "Bu kitapta ne var ki?" diyebilirsiniz. Soylu olarak Kont ve Kontes Moncornet haricinde; iki bucağın önde gelen burjuvazi ve köylü temsilcilerinin kahramanlık ettiği bu kitapta, bir noktadan sonra öyle sıkılıyorsunuz ki, "Yeter! Daha fazla karakter olmasın!" diye isyan edebilirsiniz. Cidden Savaş ve Barış''la adeta kapışacak bir karakter yoğunluğuna sahip, ama uzunluk bakımından devede kulak kalan bu kitaba hiç de yaraşmıyor. Sezar''ın hakkını Sezar''a vermek de gerekir; kitaptaki soylular ve burjuvazi arasındaki uçurum, köylülerin bu iki tarafın arasında sıkışıp kalması, pis işleri için kullanılması gibi konular güzel işlenmiş. Tahminen Marx da bu kısımlarını sevmiştir. Bu gibi sorunlarla ilgiliyseniz ve de İnsanlık Komedyası''nın önemli karakterlerinden biri olan siyasi yazar Emile Blondet''in akıbetini öğrenmek istiyorsanız, tavsiye ederim.
Orijinal adı 'La Rabouilleuse' olan Suyu Bulandıran Kız, Balzac'ın ağır gerçekçiliği ile yazdığı romanlarından birisidir. Balzac'ın en hayâsız ve taşyürekli karakterlerinden biri olan, ressam Joseph Bridau'nun abisi Albay Philippe Bridau'nun baş karakterliğini yaptığı bu romanda, miras konusu işlenmektedir. Goriot Baba'daki gibi evlatlara tuktunlukla tekrar karşılaşacaksınız. Kitabın bir kısmında meydana gelen düelloyu, hiçbir klasikte tatmadığım kadar heyecanla okudum, o derece ki "Acaba o karakter yaşıyor mu?" diyerek kitabın sonuna bakmama ramak kalmıştı. Tatmin edici bir çeviriyle, bir solukta okuyacaksınız. Heyecanlı bir roman olmasına rağmen; romantik, coşkunluk verici bir son da beklemeyin.Gerçekçilik burada işe karışıyor, bütün ağırlığıyla.
Modeste Mignon, Balzac'ın en sevdiğim romanlarından biridir. Napoleon'un eski bir albayı ve kontu olan, başarıyla yönettiği ticari hayattan iflasla çıkan bir babanın kızı Modeste Mignon'un baş karakterliğini yaptığı bu kitap barok-rokoko tiyatro tarzı bir konuya sahiptir. İnsanlık Komedyası'nın önemli karakterlerinden olan, Chaulieu Düşesi'nin 10 yıllık aşığı, ünlü şair Canalis'e şiirleri yüzünden vurulan Modeste; mektuplar aracılığı ile aşkını ilan eder; ama bilmiyordur ki Canalis'in cevaplarını yazan kendisi değil de sekreteridir. Bundan sonra vuku bulacak acı-tatlı olaylarla Balzac bizi kitapla bütünleştirir. Hele kitabın 1/6lık kısmını oluşturan o karşılıklı mektuplaşmalar adeta büyüleyicidir. Çeviri olarak da memnun olacağınızdan eminim, Balzac'ın Fransızca olarak kullandığı büyülü sözler Türkçe ile başarılı bir şekilde bütünleştirilmiş. Zaten ünlü yazarımız Oktay Rifat'ı sorgulamak mümkün müdür?
Balzac bu kitapta aşırı gerçekçilik stilini kullanmış. Öyle ki kitabı bitirdikten sonra "Bu kitapta ne var ki?" diyebilirsiniz. Soylu olarak Kont ve Kontes Moncornet haricinde; iki bucağın önde gelen burjuvazi ve köylü temsilcilerinin kahramanlık ettiği bu kitapta, bir noktadan sonra öyle sıkılıyorsunuz ki, "Yeter! Daha fazla karakter olmasın!" diye isyan edebilirsiniz. Cidden Savaş ve Barış'la adeta kapışacak bir karakter yoğunluğuna sahip, ama uzunluk bakımından devede kulak kalan bu kitaba hiç de yaraşmıyor. Sezar'ın hakkını Sezar'a vermek de gerekir; kitaptaki soylular ve burjuvazi arasındaki uçurum, köylülerin bu iki tarafın arasında sıkışıp kalması, pis işleri için kullanılması gibi konular güzel işlenmiş. Tahminen Marx da bu kısımlarını sevmiştir. Bu gibi sorunlarla ilgiliyseniz ve de İnsanlık Komedyası'nın önemli karakterlerinden biri olan siyasi yazar Emile Blondet'in akıbetini öğrenmek istiyorsanız, tavsiye ederim.
İntikamların, ihtirasların, entrikaların kol gezdiği bu kitap kralcılarla imparatorcular arasındaki çekişmeyi konu alır. Şaheser olmasa da sürükleyici bir roman. Balzac'ın "Kibar Fahişelerin İhtişamı ve Çöküşü" adlı kitabındaki Peyrade ve Corentin'i anlamak için; bu kitabı mutlaka okumalısınız.