Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570

E-Dergi

eylül1986 Tarafından Yapılan Yorumlar

03.11.2010

simyacı kitabını okuyorsunuz iyi hoş güzel iyi bir eser diyorsunuz,ama "Veronika Ölmek İstiyor" insanı çokça düşündüren ve derinden etkileyen bir kitap.düşüncelerle başlayan ve piyano çalınan bölümle şahlanan bir kitap.hayalettiklerimizin çok çok dışında yaşanan yaşamlar var bu kitapta
10.08.2010

aslında ciddi olan ve hakkında çok az bilgimiz olduğu bir konu işlenmiş.Fakat ben hayatımda bu kadar ağdalı bir dil kullanılmış bir kitap okumadım,yüzüklerin efendisindeki ağaç adamların konuşması bile daha anlaşılır.ayrıca konudan konuya geçişler o kadar belirsiz ki,madam ile okuduğunuz bölüme devam ediyor sanarken ,estere yahut adnan menderese geçmiş oluyorsunuz,sonra tekrar geriye dönüyorsunuz.kısacası kötü bir edebiyat dili kullanılmış ve ben yarıda bıraktım.ya demeden geçemiycem nemika'nın Behçetle o elele konuşması kitabı bıraktığım yerdir; nasıl bir cümleler birliğidir,çok ağır çok.
20.06.2010

su gibi içtiğim bir kitap,babasının şifrelerinden yola çıkarak birçok hayatı ve sır gibi saklanan mükemmel bir aşkı anlatan bir kitap,hani şarkısı bile var "Ankara'da aşık olmak zor .." gerçekten imkansızlıklara,yerleşmiş tabulara nasıl hırsla dik duran bir kadın ve bu kadını sabırla,aşkla ,tutkuyla sessizce bekleyen bir adam.aşka tutunan ve kadın özgürlüğü için aşkını bırakmayı göze olan öncü kadınlar ve kuşak farkı,askeri darbeler,aristokrasi hepsi ancak bu kadar hoş anlatılırdı.kitabı bitirince üstünüzden aşk akıcak.kitapta da dediği gibi "aşk ihtilaldir" ve "aşk da ölüm gibi yaşa bakmıyor"..kitabı kenara koyup başka işlerle ilgilendiğiniz halde aklınızdan çıkaramıyorsunuz.aşkı doya doya tüketmeden ,çağlayan gibi gürül gürül yaşamak anca böyle olabilirdi;sabırla.
10.06.2010

kitabı az önce bitirdim.kitap birçok fikre esin kaynağı olabilcek veya ne yapılmalı sorusuna cevap olabilecek niteliktedir.örneğin "Köy Enstitülerinin" tamda bu kitaptaki amaca hizmetle kurulduğu çok aşikardır ama biz ne yapmışız kapatmışız.bu kitap toplumun manen ve maddi anlamda neden fakir olduğunu ve çözümlerini anlatıyor.önce yaraların sebeplerini ve bu yaraları kimlerin tedavi edebileceğini söylüyor.cerrahi müdahale gerektiren hastalığı,sebebini söylüyor ve kimin tedavi ediceğini,beyin hastalığına çocuk doktoru bakamaz! eğer kalkınmak istiyorsanız bu halkı eğitmekle olur,halkın bilgiye aç ve sizi sevgiyle karşılayacaklarından bahsediyor.yolların zor,engebeli ama yapılabilir olduğunu göstermektedir.ve bir bölüm vardı: "sizin halklara sunduğunuz haklar ve parlemantolarınız olsun siz onlara düşünmeyi öğretmedikçe,insan oluklarını göstermedikçe bunlar hiçbir işe yaramaz" o kadar güzel vurgular yapmaktadır ki,halktaki manevi duyguların nasıl çürüdüğünden bahsediyor ,evet ya buda bizde şu yollarla oluyor demekten kendinizi alamıyorsunuz.umarım birgün terar Köy Enstitülerimiz yeniden kurulur.şiddetle tavsiye ediyorum bu kitabı.Fin halkı başarmış bizde elbette başarabiliriz...
09.06.2010

hayata yön veren sözler adlı kitabı okuduktan sonra hiç tereddütsüz aldım ve memnun kaldım.hem öyküler hem sözler karışık bir kitap.ödünç vermek istemediğiniz kitaplardan verince geri gelip gelmiyeceği meçhul :)