Toplam yorum: 3.284.947
Bu ayki yorum: 6.453

E-Dergi

snanberber Tarafından Yapılan Yorumlar

08.04.2025

Artık tuzumuz kuru olduğuna göre güncel dertlerimiz var. İnsan bilincini nerede başladığını cevaplamalıyız. Diğer hayvanlarla olan ilişkilerimizi anlamalıyız. Yapay zeka ve süper insanlar ortaya çıktığında onların da biz sıradan insanlara benzer davranacağı düşüncesinde yazar. Burada vermiş olduğu otomobilin icadından sonra, atları nasıl hızlıca emekliye ayırdığımız örneği bence bize geleceğimizi müjdeler(!) nitelikte.
Hastalıklarla mücadele etmek için çabalarken içten içe ölüme meydan okumaya niyetliyiz. Bazılarımız bilinçli olarak bazılarımız da içgüdüsel bunu çoktan kanıksamış durumda. Artık hiç kimse yaşlılıktan ölmeyi eskisi gibi kabullenmiyor. Hep bir hastalık, bir sebep arayışı içerisindeyiz. Gelişen teknolojiler sağlığın gelişmesini sağlarken, günlük hayatımızı eskisi kadar etkilemeyen, belki de tek anlamı ölüm ve sonrası olan inançlarımız da iyice köşeye sıkışmış durumda. Burada yazarımız durumu “Yeni teknolojiler eski Tanrıları öldürüp yenilerini yaratır.” diyerek özetliyor.
08.04.2025

Kitabın başından:
Konuyu dikkatlice kurcalayan herkes şu gerçeği kolayca öğrenebilir: Üç kutsal kitabın içerdiği bilgilerin hiçbiri “gökten inme” değildir. Bir örnek Kur’an’da bir sayfalık, Tevrat’ta ve İncil’de iki üç sayfalık yer tutan Tufan söylencesi Sümerlerden kalma, hem de çok ayrıntılı bir öykü olarak: tam 327 dize.

Büyük dinlerden yüzlerce yıl öncesinden o günün inançlarına ışık tutan çok değerli bir kaynak.
08.04.2025

Sapiens: Hayvanlardan Tanrılara - İnsan Türünün Kısa Bir Tarihi ve Homo Deus: Yarının Kısa Bir Tarihi 'nden sonra bu kitaplar gibi geçmiş ve evrimimizi anlatmaktan çok bugünün kavramlarına ileriye dönük vizyoner bir bakış açısıyla yaklaşmış Yuval Noah Harari. Önceki kitaplarından aşina olduğum bir bakış açısı bu. Günümüzde hayatımızı çok etkileyen, çok önemli görünen bazı kavramların zaman içerisinde nasıl anlamını yitireceğini de tarihten küçük örneklerle güzel betimlemiş. Bence okunası
08.04.2025

Zweig, çok geniş bir psikoloji birikimini eserlerinde bütünüyle kullanmış ender yazarlardandır. Onun dünya edebiyatında bir biyografi yazarı olarak kazandığı haklı ünün temelinde de bu özelliği, yani yazarlığının yanı sıra çok usta bir psikolog olması yatar.
Satranç, Zweig'ın psikolojik birikimini bütünüyle devreye soktuğu bir öyküdür ve öykünün baş kişileri, tamamen yazarın biyografilerinde ele aldığı kişileri işleyiş biçimiyle sergilenmiştir.
Zweig ölümünden hemen önce tamamladığı birkaç metinden biri olan Satranç'ı kaleme aldığı sırada, karısı Lotte Zweig ile birlikte göç ettiği Brezilya'da yaşamaktaydı. Satranç'ta da, olay yeri olarak New York'dan Buenos Aires'e gitmekte olan bir yolcu gemisini seçmiştir. Bu gemide tamamen rastlantı sonucu karşılaşan üç kişi: yeni dünya satranç şampiyonu Mirko Czentovic, sıradan bir satranç oyuncusu olan anlatıcı ve bir zamanlar çok usta bir satranç oyuncusu olan, ama hayli zamandır satrançtan uzak kalmış bulunan Dr. B., öykünün aktörleridir.
08.04.2025

Devrim zamanı Rusya… Karakışı aratmayacak kadar soğuk, kasvetli bir eylül günü, tıp fakültesinden yeni mezun olmuş bir doktor, şehirde çoktan unutulmuş geleneklerin ve boş inançların hüküm sürdüğü uzak bir kasabaya gelir. Devrim, büyük şehirlerin merkezlerinde hayatı ve zihniyetleri altüst ederken; bu genç doktor ülkenin ücra bir bölgesinde kadercilikle ve batıl inançlarla zorlu bir mücadeleye girişir. Zor bir doğum, hassas bir cerrahi müdahale, uzaktaki bir hastaya ulaşabilmek için şiddetli bir kar fırtınasına rağmen göze alınan bir yolculuk, ağrılarını dindirmeye çalışırken morfinman olan bir meslektaş…

Genç Bir Doktor’un Anıları, doktorun gündelik hayatında karşılaştığı bütün zorlu sınavlar, Bulgakov’un elinde olağanüstü güçlü bir anlatımla, dram sınırlarında gezinen bir dokunaklılıkta öykülere dönüşür.