Toplam yorum: 3.284.714
Bu ayki yorum: 6.220

E-Dergi

murat ümit hiçyılmaz Tarafından Yapılan Yorumlar

Kitap, içerdiği konu bakımından ilgi duyulan bir içeriğe sahip olduğu için, Doğan Kitapçılıktan çıktığı için ve birde malum dizide iyice reklamı yapıldığı için en çok satan kitaplar arasında başı çekiyor. Kitabı okuyan insanın hayretler içerisinde kalmaması mucize olur,tabi hiç bu tür kitaplar okumamış olanlar için... Aşağıda Kerim Karabaş arkadaşımın dediği gibi bu konularda Prof.Dr. Yalçın Küçük'ün bir kaç cilt kitabı var,hem de isimbilim çözümlemeleriyle.. O kitaplar hem mistik havadan fazlasıyla uzak,hem de tamamen bilimsel maksatla yazılmış.. Yani herkes okusun da ,kitap çok satsın diye değil..Okuyan herkes birşeyler anlasın diye...
Bu alanda yine değerli bilimadamlarımızdan Prof.Dr.Abdürrahman Küçük'ün de kitaplarını okumuş olanlar eminim Yine değerli bir şahsiyet olan Soner Yalçın'ın bu kitabından fazla beğeni bulmamıştır.
Benim demek istediğim şu ki; bu konular abartıya,hayalperestliğe ve gizeme çok müsait konulardır ve bu alanda yazılıp çizilen kitapların büyük bir çoğunluğu tamaman mistizmin etkisinde kalmış,hatta çoğu, bizzat Yahudiler tarafından kendilerini iyice erişilemez konuma çıkartmak maksadıyla yazılmıştır.Yani adamların bu tür mistik kitaplarla nihai amacı kendilerini rfsaneleştirmektir. Biz Türk gençliğinin hayallerini kırmak, beklentilerini köreltmektir.
Ülkemizde devşirmeler,dönmeler,sabetayistler,masonlar vb. oluşumlar yoktur demek istemiyorum. Bu kitapla Soner Yalçın da bu kervandadır demek de istemiyorum.Sadece bu konu, hem tarihin iyi anlaşılması hemde gençlerimizin aşağılık kompleksine kapılmaması açısından çok daha bilimsel bir temele oturtularak araştırılmalı ve kitaplaştırılmalıdır.
Demin de dediğim gibi,zaten A.Küçük,Y.Küçük ve M.Ş.Eygi gibi aydınlarımız bu konularda çok ciddi eserler kaleme almışlardır. Kaldı ki, bahsini yaptığımız konu, bu tür mistik havada kaleme alındığında, okuyucu nazarında abartı ve komplodan ibaret bir konuymuş gibi de algılanabilir.
Yine de S.Yalçın'ın bu değerli eseriyle dikkatleri bu konuya çektiğini ve ciddi takipçileri daha bilimsel eserlere ulaştıracağını düşünüyorum.
Bu kitap hakkında Attila İlhan'ı mı anlatmak gerek,Hulki Cevizoğlu'nu mu? İkiside o kadar değerli ki. Okuduğumuz gazeteler ve izlediğimiz televizyonlar fikirleri satılmış ruhsuz aydınlardan(!) oluştuğu için, bu iki insanı gönlümüzde koyacak yer bulamıyoruz. Zaten Hulki Bey'in programı ikinci kez yayından kaldırıldı.Bu yapılanlara karşı bilinçli gençlerde bu kitap gibi değerli eserleri alıp okuyacak ve birilerine gereken cevaplar verilecektir. O yüzden kitap kurdu dostlarıma tasfiyem bu kitabı alıp defalarca okusunlar..Bağımsız yarınlar için...
Grange'nin bu kitabı yayına çıktığı gibi büyük ses getirdi ve daha fazla getireceğe benziyor.Ancak bu kitabı sadece bir roman olarak görmek biraz saflık olsa gerek. Aslında romandaki Türkiye kelimesinin geçtiği yerlere başka bir ülkenin ve milletin ismini koyarsak o zaman güzel bir roman olacakmış gibi geliyor.Yoksa bir Türk olarak bu romandan keyif alabilmek, ancak büyük bir gaflet olsa gerek... Grange'nin kitabında bizlere bir küfür yapmadığı kalmış, Galiba onuda yapsa eminim bizim saflar daha fazla beğenecek ve daha fazla övgüler yapılacak kitaba... Günlük gazetelerimizin bazılarında ayarlı aydınlarımızın bu kitaba niye o kadar övgüler yaptığını, kitabı okuyunca anladım. Bizim aydınlarımızın sözde mensubu oldukları millete olan duygularını anca elin Grange'si anlatabiliyor işte... Şimdi sizin okuyup "aaa ne güzel bi romanmış" dediğiniz bu kitabı bütün dünya okuyacak ve içlerindeki Türk düşmanlığı yeniden alevlenecek ve ne yazık ki 21. yüzyılda hala çocuklarını "türkler geliyor" diye korkutmaya devam edecekler.. Batı dünyası her birimizi birer tüketici olarak gördüğünü biliyordum da , bunu bize küfür ederek de devam edebileceklerini hiç düşünmüyordum. Zaten bizi yıllardır bu kafa yönetmiyor mu?
Stratejik politikaların üretilmediği bir ülkede stratejik araştırmalar merkezi açarak başladı işe Ümit Özdağ... Ve bugün Türkiye'nin yükselen yıldızı oluverdi. Kendisinin ve başında olduğu kurumun yaptığı faaliyetler ortada.. Konulara hiç alışık olmadığımız türden yaklaşıyor. İdeolojik değil, soldan-sağdan değil.Tamamen stratejik. Bu kitabi okuduğumuzda stratejik olrak Avrupa Birliğinin açmazlarını ve ülkemiz tarafından olmazlarını görüyoruz.Bu ülkede AB taraftarı veya AB karşıtı çok aydın var ve hemen hemen hepsinin şahsi çıkarları veya ideolojik hesapları veya safiyane umutları var. Ama çoğunun stratejik bakış açısı yok. İşte Ümit Özdağ'da ve kitabında bu var.
Ülkemizin içinde olduğu bunalım, elbette ki, ekonomik, siyasi, toplumsal ve kültürel olduğu kadar birazda ideolojik kaynaklıdır. 1950'lerden günümüze kadar yer yer hissedilen bu ideolojik yetersizlik, bugün yerli bir ideoloji olan Türk milliyetçiliğinin küreselleşme olgusuna cevap verememesi sebebiyle en üst düzeye çıkmıştır. Türk milliyetçiliğinin bu ideolojik açmazdan çıkıp iç ve dış siyasete yön tayin edbilmesi için uğraş veren milliyetçi aydınların başında elbette ki Doç.Dr. Özcan Yeniçeri geliyor. Yeniden Türkleşmek adlı kitabı ile milliyetçileri yeniden yapılanmaya, çağa ayak uydurmaya ve hatta çağı geçmeye davet ediyor. Türk milliyetçiliği fikrine felsefik bir alt yapı hazırlıyor olması ise ayrıca incelenmesi gereken bir konudur.Bugün Türk milliyetçilerinin siyasi ve kültürel olarak durumları ortadadır. O halde Yeniçeri, verdiği ve yaydığı bu mücadelede haksız mı?