Toplam yorum: 3.285.048
Bu ayki yorum: 6.574
E-Dergi
sarı_sansar Tarafından Yapılan Yorumlar
bir çok kişinini de belirttiği gibi, uçurtma avcısı ile aynı cümle içinde kullanılması bile mümkün değil. hakkında bu kadar olumlu eleştiri yapıldığı için ister istemez okumak zorunda kaldım. sonuç olarak, edebi olarak çok zayıf, hikaye ve akıcılık bakımından oldukça başarılı bir kitap. esprili cümleleri ile bol bol gülümsetti. fazla beklenti içine girmezseniz severek okursunuz kanaatindeyim.
kitap genel olarak çok güzel. akıcılık bakımından da kurgu bakımından da çok başarılı. başkahraman emir'in dostluk,kıskançlık, ihanet, pişmanlık ve vicdan azabı duyduğu süreçler tek tek başarıyla işlenmiş. kitapta beğenmediğim tek şey, yeşilçam melodramlarına taş çıkartan kötü tesadüfler. "bu kadar da gerçeklikten kopulmaz ki" diye düşünmeden edemiyorum. emir'e karşılıksız bir şekilde sevgi besleyen hasan ise tüm okuyucuların burunlarını sızlatıyor. tavsiye ederim.
şeker portakalı serisinin son kitabı. zeze artık büyümüş ve hayata dair önemli kararlar almanın vakti gelmiştir. ama o çok zeki ve çalışkan zeze tüm okuyucuları hayal kırıklığına uğratacak. bu kitap belki tamamen hayal ürünü olsaydı zeze çok daha başarılı bir kişi olarak fakir ailesinin gurur kaynağı olabilirdi ama yazar vasconcelos'un kendi hayat hikayesi olduğunu (yada çok büyük benzerlikler taşıdığını) göz önünde bulundurursak sonuçtan pek memnun olmayarak seriyi tamamlayabiliriz. yazarın "en iyi kitabım" ifadesinin aksine serinin en zayıf kitabı. tavsiye etmemek gibi bir durum tabii ki söz konusu değil, küçük zeze'mizin sonunu herkes öğrenmeli. okuduğuma en çok memnun kaldığım seri diyebilirim.
şeker portakalı'nın devamı niteliğinde bir kitap. yazarımızın hayatıyla bire bir benzeyen olaylar söz konusu. küçük zeze biraz daha büyümüş ve zengin bir aileye evlatlık verilmiş. yine aynı haşarılıkları yüzünden de yeni ailesiyle pek mutlu değil. okuldaki bir rahip onun en yakın dostu. yaptığı bütün yaramazlıkları açıkyüreklilikle itiraf ettiği tek insan. şeker portakalı kadar içimizi acıtmıyor ama kitabın yarısına kadar hemen hemen aynı lezzeti buldum.
bu kitabı 15 yaşındayken okuduğumda pek birşey hissetmemiştim. şimdi 28 yaşındayım ve ağlaya ağlaya okudum. karakterimiz zeze'nin gözüyle okuyucular da hayata bakışlarını değiştiriyorlar. henüz 5 yaşında, oldukça zeki ve etrafındaki herkese illallah dedirtecek şekilde de yaramaz. yaramazlıklarından dolayı sık sık dayak yiyor ve o çok özel kalbi insanlara karşı nefretle doluyor. sonra bir adamla tanışıyor (-ki büyüyünce bu adamı öldüreceğine yemin edecek şekilde bir tanışma oluyor bu) ve sevilmenin nasıl birşey olduğunu öğreniyor. tekrar tekrar okuyacağıma eminim, herkese tavsiye ederim.