Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

erken1 Tarafından Yapılan Yorumlar

15.01.2012

bu kitabı okuyunca hergün beş vakit duyduğumuz ezanı daha farklı bir dikkatle ve düşünerek şükrederek dinleyeceğinizi umuyorum.

halen karizmatik liderin dindar olduğunu savunanlar bu kitabı okusa keşke.
15.01.2012

uluğ bey XV. Yüzyılın astronomu değil aynı zamanda adil bir hükümdar. Semerkand medresesinin başına getirdiği kadızade Rumi’ye danışmadan bir müderrisi görevden aldığından Rumi medreseyi terk edip evine kapanıyor. Uluğ bey Rumi’nin evine gidip neden derslere girmediğini soruyor. Rumi , “biz müderrisliği hiç kimse ile ilişkisi olmayan ve hükümdarlarca azli düşünülmeyen bir görev sanırdık. Halbuki şimdi hüküm sahiplerinin tasarrufunda olduğunu gördük” diyor. Ve hükümdar özür diliyor tebaasından. Söz veriyor bir daha karışmayacak medreseye. Azlettiği müderrisi iade ediyor medreseye. Ah ilim! ne büyük devlet!
s.71


selam verdim, rüşvet değildir diye almadılar.
Hüküm gösterdim, faydasızdır diye iltifat etmediler.
Fuzuli
s.86



ufuk açıcı eser , okumak birşey kaybettirmez çok şey kazandırır
15.01.2012


Sembolik olarak iktidarın merkezi, ama “boş” göstereni olarak “Atatürk” neyin istisna olduğu üzerinde karar verme edimi dahilinde din, batılılaşma, milliyetçilik, çağdaşlık gibi kavramların anlamlarının sürgit üretildiği ve yeniden üretildiği kaygan bir zemine yol açmaktadır. Atatürke referansla kurulan bu zemin öylesine kaygandır ki, adına ilan edilen bir istisna hali, İslami unsurları ön plana taşıyabilirken (1980 darbesi) ,başka bir istisna hali İslami unsurları etkin biçimde bastırmayı amaç edinebilmiştir. (28 şubat süreci)


beklendiği kadar olmasada farklı ve güzel bir konu diyebilirim
15.01.2012

Ney’in biricik sırrı hasrettir(Mevlana)
Dolayısıyla, ney, Mevlevilikte mevlana’nın da söylediği gibi insan-ı kamil’in(çile çekerek olgunlaşmış insanın) sembolüdür ve aşk ile ayrılık derdini anlatmadadır. Benzi sararmış, içi boşalmış, bağrı dağlanarak delikler açılmış, ancak yüce yaratıcının üflediği nefesle hayat bulan, tıpkı insan gibi geldiği yere özlem duyan ve delik deşik olmuş sinesinden çıkan feryatlar ve iniltileri ile insanlara sırlar fısıldayan bir dost.



15.01.2012

Değişmezlik inancı: “ Böyle gelmiş, böyle gider.”

Etkisizlik inancı: “ Bu işe yaramaz ki!

Gereksizlik inancı: “ Yapsam ne değişecek ki?”

Yararsızlık inancı: “ Bunu yapmamın hiçbir faydası olmaz!”

Erteleme inancı: “Bunu daha sonra yaparım!”

Anlamsızlık inancı: “Bunu yapmamı istemeleri çok saçma!”

Kontrolsüzlük inancı: “Bunu yapmak benim elimde değil ki!”

Yetersizlik inancı: “Ben kim oluyorum, bu işi yapamam ki!”

Mükemmeliyetçilik inancı: “ En iyisini yapabilecek seviyeye gelinceye kadar hiçbir şey yapmamalıyım!”

Başarısızlık beklentisi: “Ben bu işi yüzüme gözüme bulaştırırım”



radikal kararlar almak bazen tetikleyici unsur bekler, belki bu kitap o unsurlardan biri olabilir.