Toplam yorum: 3.285.373
Bu ayki yorum: 6.900

E-Dergi

dileksim Tarafından Yapılan Yorumlar

23.07.2013

Destiny Kasabası serisinin ikinci kitabıydı. İlk kitap gibi ateşli ve sürükleyici bir kitap. Yazar gerçek karakterleri, dokunaklı ve kayda değer olayları ve aşkı çok güzel harmanlıyor kitaplarında. Tavsiye ederim...
28.06.2013

rex de warren ile bütün kardeşlerin hikayelerini sonlandırmış olduk. diğer kardeşlerin de sonlarını takip edebildiğimiz güzel ve sürükleyici bir kitaptı. okurken oldukça keyif aldım. tavsiye ederim...
28.06.2013

kitabı okurken sürekli Truva filminin sahneleri geçti gözlerimin önünden. güzel ve eğlenceli bir kitaptı. kat ve jacky'nin ten rengi hakkındaki tartışmaları ve jacky'nin sızlanmaları oldukça komik diyaloglarla verilmiş. benim beğendiğim bir kitap oldu. tavsiye ederim...
23.06.2013

harika bir finalle son buldu seri. Sandra Brown'ın bütün kitaplarını okudum. içlerinde harika olanlar da var vasat olanlarda. ancak bana göre çok güçlü bir kalemi olan harika bir yazar Sandra Brown. altın kitaplar artık Sandra Brown kitaplarını yayınlamayacağını söyledi. bence büyük bir kayıp. umarım martı kitabevi yazarın başka kitaplarıyla bizleri buluşturmaya devam eder. herkese tavsiye ederim. iyi okumalar...
23.06.2013

bana göre kitap pornografiden öteye gitmiyor. kitabın ilk ve son 20 sayfasını okudum. aradaki sayfaları ise atlayarak geçtim ve bu bile bana yetti de arttı bile. bu güne kadar pek çok aşk kitabı okudum. bir çoğunun içinde pornografiye varan sevişme sahneleri de var. kimilerinde iki karakter arasındaki cinsellik zaman zaman yatak oyunları denilebilecek bir şiddette içermekte. ancak o kitaplarda duygular da vardı. gurur, sevgi, nefret, aşk vardı. okuduğum pek çok kitabı beğendim ve tavsiye de ettim. ancak bu kitapta duygu falan göremedim ben. sapkınlığa varan boyutta bir cinsellik sadece. kitap boyunca erkek "yaptığım rezil bir şey" deyip devam ediyor, kadın da sözüm ona anlaşmaya uyup devam ediyor. onur yok, haysiyet yok, sevgi yok. hangi aklı başında, içinde azıcıkta olsa gurur olan ve kendine erkek diyen adam sevdiği ya da sevdiğini iddia ettiği kadını diğer bir (iki, üç!!!) erkekle paylaşmak ya da onları izlemek ister??? bir de kadının büyümesini izleyip yıllarca onu beklemiş. ne için?...bunun için mi?...
tarihi romansların gözünü seveyim. adam gibi adamlar, kadın gibi kadınlar anlatılıyor hiç olmazsa o kitaplarda. seven ve sahiplenen. sevdiğinin değil bir başkasının olmasını kendisi dışında başka bir erkek tarafından gözleriyle okşanmasını bile çekemeyen. o zamanlarda da bu tür sapkınlıklar vardı elbet ama hiç değilse o zamanlar bu tür hareketlerin yanlış olduğu bilinci ya da edep ve hayadan ötürü gizli tutulması daha uygun görünürdü. şimdi bu tür davranışların normal kabul edilmesi yetmiyormuş gibi bunlar kitaplara basılıp ulu orta, herhangi bir yaş sınırı olmadan satılıyor. ve buna da medeniyet diyoruz. yazık... yazarın çocukları var mı yok mu bilmiyorum. varsa da annesinin yazdıklarından ilham alıp bu tarz davranışlar sergilemesini bir anne olarak yüreği ne derece izin verir acaba diye düşünüyorum doğrusu.