Toplam yorum: 3.284.933
Bu ayki yorum: 6.439
E-Dergi
baldassare Tarafından Yapılan Yorumlar
"Dünyaya gözümüzü açıyoruz ve o anda, tüm yaşamımızı bağlayacak bir sözleşme imzalamış gibi oluyoruz, ne var ki günün birinde bir an gelir. 'Bu imzayı benim yerime kim attı' diye sorabiliriz." Forumların birinde okuduğum "Saramago üstüne basarak tekrarladığı bu sözlerle adaletin sağlanması için yaşamın erken bitmesini seçmenin de Özgür bir seçim olduğunda bir kayıp olmadığını vurguluyor." şeklinde bir yoruma katılıyorum. Haklılığı ve adaleti görmenin zorluğunu ve bedelini çok güzel anlatıyor yazar. Körlük, Görmek, Ölüm Bir Varmış Bir Yokmuş üçlemesinin ikinci kitabı; görebilmeyi kastederken zihinsel körlüğe, devletin fayda ve zararlarına, demokrasinin zaaflarına güzel göndermeler yapıyor..
2013 yılında Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat ödülüne layık görülen Acemoğlu'nun ve Atatürk'ün önerisi "Beyaz Zambaklar Ülkesinde" kitabının içeriğinin ülkemizde devlet adamları ve halkımız tarafından anlaşılması ve uygulanması en büyük dileğimdir. Yoksa, daha bugün haberlerde gördüğüm gibi bir su birikintisinde elektrik akımına kapılarak hayatını kaybeden insanların olduğu ülkemizde Camus'un bir ülkeyi tanımak istiyorsanız, o ülkede insanların nasıl öldüğüne bakın sözü epey süre geçerli olacak.
Ben beğenerek okudum. Nijerya hakkında, Afrika kültürü hakkında çok güzel detaylar var. Konusu evet, mitoloji, tragedya geçişmeleri içeriyor ve aynı zamanda modern zaman öğeleri ile örülmüş. Diğer taraftan yazarı başka yazarlara benzetmeye çalışan yorumları pek sevmedim. Modern bir yazar başka yazarlara benzeyerek başarılı olacak diye bir kaideye çok bağlı kalınamayacağını düşünüyorum. Olayları aktaran çocuk karakterin yaşı dikkate alındığında romanın dil örgüsü gayet iyi ve çevirmeni de başarılı buldum. Kitap Ağacı devri alem okuma grubu ile tanışma fırsatı bulduğum bu eseri tüm edebiyat severlere tavsiye ederim.
Bu kitabı okuyan; devlet, toplum, ekonomi, tarih ve diğer bazı sosyal bilimlere ilişkin değerlendirmeleri için iyi şeyler kazanır.
“Peygamberin Son Beş Günü” romanı Tahsin YÜCEL’in “Sonuncu” adlı romanından sonra okuduğum ikinci kitabı. Her iki romanda da toplumun büyük çoğunluğunun kabul ettiği gerçeklik çizgisinden kopuk ana karakterler, öznel varoluş amacını bilmekte ve hayatları boyunca bunu tamamlama çabası içerisinde bulunuyor. İşin ilginç kısmı bu tamamlanma, hedefe ulaşma roman sonunda ortaya çıksa da aşırı bir ironi ve dram içeriyor.
Roman boyunca, bölümlerde kitabın bütününe ilişkin merakınızı gideren az gelişme oluyor ve sabırsızlığınız finale doğru iyice artıyor. Sonuncu’da Selami, Peygamberin Son Beş Günü’nde Rahmi Sönmez benzer bir sonla karşılaşmakta ve arkada kalanlar kahramanın yaşadıklarına ilişkin vicdan muhasebelerini yapmaktadır. İki ana karakter de mevcut ekonomik düzene yabancı ve yalnızca alışageldikleri şekilde bir yaşam döngüsü içinde kalmışlardır.