Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570
E-Dergi
baldassare Tarafından Yapılan Yorumlar
“Peygamberin Son Beş Günü” romanı Tahsin YÜCEL’in “Sonuncu” adlı romanından sonra okuduğum ikinci kitabı. Her iki romanda da toplumun büyük çoğunluğunun kabul ettiği gerçeklik çizgisinden kopuk ana karakterler, öznel varoluş amacını bilmekte ve hayatları boyunca bunu tamamlama çabası içerisinde bulunuyor. İşin ilginç kısmı bu tamamlanma, hedefe ulaşma roman sonunda ortaya çıksa da aşırı bir ironi ve dram içeriyor.
Roman boyunca, bölümlerde kitabın bütününe ilişkin merakınızı gideren az gelişme oluyor ve sabırsızlığınız finale doğru iyice artıyor. Sonuncu’da Selami, Peygamberin Son Beş Günü’nde Rahmi Sönmez benzer bir sonla karşılaşmakta ve arkada kalanlar kahramanın yaşadıklarına ilişkin vicdan muhasebelerini yapmaktadır. İki ana karakter de mevcut ekonomik düzene yabancı ve yalnızca alışageldikleri şekilde bir yaşam döngüsü içinde kalmışlardır.
Julien Sorel. Stendhal'ın bu karakterini anlamaya çalışırken bir bakıma kendimizi de anlamaya çalışıyoruz. Bir insanın içinde sürekli var olan çeşitli çatışmaların, iyilik ve kötülüğün insan davranışlarını nasıl şekillendirebildiğini tekrar fark ediyoruz. Bu kitap okuması zor bir eser, yine de sabırla sona ulaştığınızda epey bir romantizm ile karşılaşıyorsunuz. Yazıldığı dönem itibariyle belki bunlar normal kabul edilebilir. Yine de başka bir son bekliyordum. Kalsikler arasında yer almış bu psikolojik romandan sonra bakalım Mehmet Rauf'un Eylül'ü nasıl gelecek?
İri Memeler ve Geniş Kalçalar romanını okurken kendimi Marquez'in Yüzyıllık Yalnızlık romanındaki gibi bir olaylar ve aile bireyleri silsilesi içinde buldum diyebilirim. Aile üyeleri ve akrabalık ilişkileri için bir şemayı önünüzde ekleye ekleye romana devam ederseniz eser çok daha kolay anlaşılıyor.Marquez'de bir kapitalizm eleştirisi varken MO YAN hem komunizm hem kapitalizm eleştirisinden geri kalmıyor.
Ben şahsen bu kadar uzun bir romanda hikaye ediliş tarzı bir anlatım kullanılmasını çok tutmadım.Yine de esrarlı anlatım tarzı sizi kitaba bağlı tutuyor.Kitabtaki meme örgüsü ilginç, bu meme vurgusu bana alakasız bir şekilde Gazap Üzümleri romanının sonunu hatırlattı.
Yüzyıllık Yalnızlık'ın Ursula'sının yerine bu romanda Shanglian LU karşınıza çıkacak ve tüm olayları anlatan Jintong. Çin'in 20.yüzyıl tarihine düşülen bir not olarak da okuyabilirsiniz bu eseri. Türkçeye kazandıranlara teşekkürler.
Masumiyet Müzesi, Cevdet Bey ve Oğulları ile Benim Adım Kırmızı'dan sonra okuduğum dördüncü Orhan Pamuk kitabı. Herkesin hayatında yer bulan, özellikle belirli bir kuşağa hitap eden küçük ayrıntılara ve nesnelere ait derin anlamlarla buluşabilirsiniz bu eserde. Avukat Galip, Rüya ve Celâl. Pamuk sadece edebiyat yapabilmek ve hikaye anlatabilmek için bir kurgu gökdeleni inşa etmiş gibidir. Masumiyet müzesi ile paralellik kurulabilecek eşyaya ait detaylandırmalar vardır. Okuması emek ister.
ilk okuduğum Agatha Christie romanıdır. Bir Konakta geçen içinde uşağın bile olduğu o klasik sahneler gözünüzde canlanabilir. Bir fizikçi bilim adamının öldürülmesi işlenmiştir. Akıcıdır. güzeldir. Türkçeye Dilek Akari çevirmiştir.