Toplam yorum: 3.284.714
Bu ayki yorum: 6.220
E-Dergi
baldassare Tarafından Yapılan Yorumlar
Şaşırtıcı bir sonu var. Otomatik portakal tadında.
İspanya iç savaşı. Faşist Franco güçlerine karşı, Portekiz'den destek sağlamak için gelmiş üç arkadaşın(Antonio, Manuel, Renato) hikayesi. Onlara evlerini açan Eulalia ve annesi. Eser Gorki'nin "Ana" romanını andırıyor. Okuması güzel, sanki kitap sadece şu paragrafı dile getirmek için bile yazılmış diyebilirim. "Eğer sadece emin olduğumuz şeyler için savaşırsak, şu an yaşananlar dışında başka bir şeyden emin olamayacağımıza göre, bu durum hiç bir şey yapmamamız ve sömürü, baskı ve adaletsizliği sonsuza dek kabullenmemiz sonucunu doğurur. Faşistler halkımıza savaş ilan etti. Kaybedeceğimizi değil, kazanacağımızı düşünerek mücadele etmek zorundayız." Kitapta İngiltere ve Fransa'nın Franco'ya yardım eden Hitler Almanyasına gerekli şekilde karşı durmadığı, bunun bu ülkelerin Hitlerin Rusya'ya da saldırmasına kapalı bir destek olduğu yönünde bir tez de işleniyor. Son durumda, Hitler, İngiltere ve Fransa'ya da bela oluyor.
Ben kitabı çok beğendim. Bir karganın ağzından insan doğası sade ve özgün şekilde ifade edilmiş. Okurun yüzünde derin, anlamlı, kimi zaman acı tebessümler doğuran güzel bir eser.
Son dönemde elime geçen, okuması zor kitaplardan biri oldu. Yazar, bir suikasti, suikastçi psikolojisini, Martin Luther King'i, şehirlerin dokusunu, kendi yazarlık serüvenini, hepsini bir arada harmanlamaya çalışmış; ama çok başarılı olamamış. Suikastçinin ruh analizi ve suikaste götüren nedenlerini detaylı görmeyi daha çok tercih ederdim, onun yerine sanki bir günlük gibi başından geçen olaylar ve standart dış mekan ve ortam tasvirleri ile yetinilmiş. Luther King'e ayrılan kısımda onun da normal bir insan olduğu havası, yorgunluğu, gizli aşkına yer verilmiş. Bu açıdan, kitap bittiğinde yazar acaba suikastçi tarafında mı, suikaste uğrayan tarafında mı emin olamadım. Bu kitap, yakın tarih ile ilgili bilgi sahibi olmamı sağlaması dışında, Dostoyevski'nin Suç ve Ceza'sının, insanın iç sorgulamaları açısından bir kez daha ne harika bir anlatı olduğunu anlamamı sağladı.
Güney Kore'de yaşanan darbede yaşanan acı olaylar üzerine bir kitap; darbelerde yaşananlara, işkencelere, katliamlara ağıt niteliğinde yazılmış. 1980 yılında benzer şeyler yaşamış bir ülke olarak hissettirdikleri bize çok yakın. Enteresan bir şekilde ikinci bölümde hayatını kaybeden gencin ruhu üzerinden aktarılan kısım bana Aziz Nesin'in Ölmüş Eşek eserindeki kurguya yakın bir kurgu içeriyor. Kore ve Türkiye yakın tarihini her boyutuyla iyi anlamak gerekir. Bütün yaşadıklarına rağmen Güney Kore'nin aldığı yol önemli ve Türkiye'nin önünde duruyor.