Toplam yorum: 3.285.044
Bu ayki yorum: 6.570

E-Dergi

Z_yorum Tarafından Yapılan Yorumlar

26.07.2012

Sözlü Kültür’den Yazılı Kültür’e Anlam’ın Tarihi - Dücane Cündioğlu
Anlama sancısı çekenlere… Aynı dönemde yaşayan doğrudan muhataplar metnin kendisine, sonraki dönemde yaşayan dolaylı muhataplar tefsirlere ve modern dönemde yaşayan modern muhataplar ise meallere…
“Söz olmasaydı, anlam da olmazdı… Anlayan özneler varoldukça, anlama çabaları sürdükçe, anlam’ı da, anlam’ın tarihi’ni de tüketemeyiz… Bizi ‘orada’ bekleyen eylem değil, o eylemi anlamlı kılan irade’dir. Öyle ya, İrade olmasaydı, Söz de olmazdı!”
Dikkatle okunması gereken bir eser. Nasiplenmek isteyen taliplere tavsiye ederim.
26.07.2012

DVD Klasikler/ Beethoven Brahms/ 1 Fasikül 1 DVD
Konser performanslarından alınmış görüntülerden oluşuyor, konseri izleyerek dinleyebiliyorsunuz, fasikül ile beraber geliyor. Pek çok bilgiye de ulaşabiliyorsunuz. DVD’ye müdahale etmeden, arka arkaya, aynı ses kalitesinde, kesintisiz, ara sesler ve alkışlar olmadan dinlemek çok daha güzel olurdu. Nasiplenmek isteyen taliplere tavsiye ederim.
26.07.2012

Dağlar Devrildiğinde – Cengiz Aytmatov
Yaşlanan, sürüden kovulan ve kopan kar parsı, yalnız Caabars… “Ebedi Nişanlı” efsanesini operaya uyarlama hayali olan, hayalinin ümitsizliğe dönüşmesiyle farklı bir yola savrulan özgür gazeteci Arsen… Yazar eserde kader, sosyal adaletsizlikler, yaşam koşullarının getirdiği sorunlar, çevre sorunları, av ticaretinin olumsuzlukları, tabiata saygı gibi konulara sık sık yer veriyor. Vicdan her şeye rağmen vicdan ve doğruya yöneliş… İç burkan bir efsane Ebedi Nişanlı ve efsaneleşen bir pars Caabars…
“Pişmanlık hemen gelmez, çetin yollara uğrar önce. İnsanların içlerindeki kötülükleri yenmesi, intikam duygularının bitmesi, kalplerinin yumuşaması zaman alır bazen…”
Hayal kırıklıkları, isyan, kaderin cilveleri, siyasi değişiklikler ve uyum sancıları, işsizlik, gelir adaletsizliği, üretmemek, tarıma karşı ilgisizlik, avcılıktan beklenen hazır para ve doğanın dengesinin bozulması, doğayla insanın kesişen yazgısı… Savaş, öldürmek, öldürmemek… Nasiplenmek isteyen taliplere tavsiye ederim.
26.07.2012

Gün Olur Asra Bedel - Cengiz Aytmatov
Yedigey’in ölen arkadaşını Ana-Beyit Mezarlığı’na götürmek istemesi ve o günün asra bedel bir gün olarak şekillenmesi… Yazar, Sovyetler Döneminin baskılarından, ölüye gösterilmesi gereken saygıdan ve görevlerden bahsederken insanların nasıl değerlerinden koparıldığını da ustalıkla aktarıyor. Vefa, dosta hürmet ve bağlılık öne çıkan hasletler. Yedigey geçmişi hatırlarken halk masallarına efsanelere de değinerek bizi zengin bir kültürün içine alıyor. Mankurt (geçmişini bilmeyen köle) işkencesi ve hikâye çok etkileyici. “Adını hatırla, kim olduğunu hatırla…” yakarışı özünden, köklerinden koparılan insanlara da bir çağrı aslında. Hak, adalet, kıskançlık, kötülüğün hızla taraftar bulması, din konusundaki boşluk ve yetersizlik öne çıkan diğer kavramlar. İlginç bir bilim kurgu bağlantısı da var eserde. Ulaşılmak istenilen mezarlığın olduğu yerde kurulan uzay üssü, başka bir gezegenle kurulan irtibat, bunun gizlenmesi, gelişmiş bu yeni uygarlıktan ürkme ve çıkarların zedeleneceği düşüncesi, iki süper gücün ortak kararıyla başlamadan bitirilen bir yeni uygarlık keşfi… Çelişkiler, iç hesaplaşmaları, hüzün, baskı kuran yönetimlerin yarattığı insani tahrifat, kim olduğunu ne olduğunu hatırlamak… Nasiplenmek isteyen taliplere tavsiye ederim.
26.07.2012

Dişi Kurdun Rüyaları - Cengiz Aytmatov
Yazar olayları kurgularken sürekli iyi-kötü, inanç-inançsızlık, kader gibi konuları ele almış. Zamanla insanların gittikçe artan hırsları, tabiata verdikleri zarar ve soykırım ile dişi kurt Akbar’ın acı günlerinin başlaması okuyucuyu romana dâhil ediyor. Merakla ve acıyla okumaya devam ettiğim eserde beni en çok etkileyen sahnelerden biri Abdias’ın başına gelen korkunç durumlarda, hayal dünyasında, bizi Hz. İsa’nın çarmıha geriliş hadisesine götürdüğü bölümdür. Abdias doğruları söylemekten ve bu uğurda başına gelecek felaketlerden dolayı fikrinden caymayan, vicdanlı, kendini ateşe atmaktan çekinmeyen bir insandır. Hz. İsa’nın çarmıh hadisesinde cefa ve sıkıntılara katlanması ile Abdias’ın düşünceleri çok güzel harmanlanmış. Burada tarihi gerçeklikten ziyade işaret edilen duruma bakmak gerekiyor… Yazar, eser boyunca tabiatın dengesinin insan zoruyla nasıl bozulduğunu çok etkileyici bir üslupla örneklendiriyor. Toplu hayvan katliamları, maden yataklarına ulaşmak için ağaçların-sazlıkların kesilmesi, yakılması ve uyuşturucu kaçakçılığı bunlar arasında sayılabilir. Ayrıca eserde siyasi rejimin çıkmazları ve insanlar üzerindeki baskı ile yılgınlık getiren uygulamaları da iyi bir gözle anlatılmış. Toplumdaki inanç düzeyinin yıpratılması, insanların sadece çalışan makineler ve üretim gücü olarak görülmesi üzerinde sıkça durulmuş… Ve zavallı Akbar… Yitirdiği yavrularını, eşini ve özlemini, duyduğu sevgiyi bir insan yavrusunda bulur ama… Zaman zaman gözyaşlarınıza hâkim olamayacağınız, tabiat karşısındaki acımasız ve hükmedici tavırlarımızı sorgulamamız gereken, hüzünlü bir roman. Nasiplenmek isteyen taliplere tavsiye ederim.