Toprak Ana - Cengiz Aytmatov
“Gerçek mutluluk, yavaş yavaş, azar azar gelir ve bizim hayata bakış açımızla, çevremizle, çevremizdekilere karşı davranışımızla doğrudan doğruya ilgili ve orantılıdır. Mutluluk, birbirini tamamlayan ufak tefek şeylerin birikmesinden doğuyor.”
“… bir ananın mutluluğu, milletin mutluluğundan doğuyor, aynı kökten olan ağacın dalları gibi bir kökten geliyor. Kaderi de onun kaderiyle bir oluyor. Çektiğim bütün acılara, hayatın bana indirdiği korkunç darbelere rağmen bugün de bu düşüncedeyim. Ne olursa olsun, milletim yaşıyor, ben de yaşıyorum…”
“Gözlerimi kapayabilir, kulaklarımı tıkayabilir, ama düşünmeden edemezdim.”
Yaşlı ana Tolgonay’ın “Ölüleri Anma Günü’nde”, Toprak Ana ile konuşması ve dertleşmesiyle başlıyor bütün hikâye… Ve hatırlıyor Tolgonay, her şeyi en başından… Mutlu günler, üç oğul, bir gelin, ekilip biçilen umut bağlanan toprak, yarınlar için yapılan planlar ve aniden gelen kötü haber: Savaş… Değişen bir hayat, çocukluğa bir günde veda eden gençler, kadere razı olma, acı, açlık, yokluk, sabır, mücadele, arka arkaya gelen ölüm haberleri, yaşlı bir kadının tüm ailesini -acılarını yüreğinde duya duya- kaybetmesi… Hayatla ölüm aynı anda, hayata tutunuş, bir umut için… Nasiplenmek isteyen taliplere tavsiye ederim.