Toplam yorum: 3.285.048
Bu ayki yorum: 6.574

E-Dergi

Z_yorum Tarafından Yapılan Yorumlar

26.07.2012

Beyaz Gemi - Cengiz Aytmatov
“… İnsandaki çocuk vicdanı, tohumdaki öz gibidir. Ve o öz olmadan tohum filizlenmez, gelişmez. Yeryüzünde bizi neler beklerse beklesin, insanoğlu doğdukça ve öldükçe, insanoğlu yaşadıkça, hak ve doğruluk denen şey de var olacaktır…”
Küçük bir çocuk ve O’nu en çok seven, değer veren kişi dedesi… Çocuğun Isık Göl’de uzaktan uzağa görüp seyrettiği Beyaz Gemi’ye, balık olup kavuşma hayali. Babasını görme umudu… Boynuzlu Maral Ana Masalı, vefa, doğaya saygı, kibirlenmeme, zalime eğilen boyun, vicdan azabı, soyuna ihanet… Terkedilmişliğini ve yalnızlığını hayallerinde oluşturduğu küçük dünya ile hafifletmeye çalışan bir çocuk… Hüzünlü, ağlatan, acıtan, çocuk kalbinin saflığında umut bahşeden bir eser. Nasiplenmek isteyen taliplere tavsiye ederim.
26.07.2012

Elveda Gülsarı - Cengiz Aytmatov
“Karanlık bir gece ve yolun ortasında kalmış iki can: Yaşlı bir adam ve yaşlı, bitik bir at…”
Tanabay’ın savaştan döndükten sonra ilk gördüğü anda beğendiği atına olan bağlılığı ve sevgisi… Gülsarı ve Tanabay’ın birbirlerinin hayatına tanıklık etmesi… Bir gün dönüş yolunda, kısa sayılabilecek bir zamanda, artık yaşlanmış olan Gülsarı’nın bitkinlikten kendini yola bırakıvermesi ve can çekişirken, sahibinin zihninde canlanan anılar… Geçmişle gelecek, eskiyle yeni, vefa duygusu, parti için yapılan hararetli çalışmalar, toplumsal yapının izleri, kaybolan gelenekler ve el sanatları, gönülden inanılan sistemin sorgulanması, bir işe yarama isteği, umut… Nasiplenmek isteyen taliplere tavsiye ederim.
26.07.2012

Cemile-Sultan Murat - Cengiz Aytmatov
Celime: Savaşa giden dört oğul, iki aile, küçük evin gelini Cemile… Tanrı’ya, kocaya sadakat ve şeref, haysiyet beklentisi. Cemile’nin alışılmadık tavırları, serbestliği, açık sözlülüğü, çalışkanlığı... Savaştan yaralı olarak dönen, öksüz, içine kapanık, dalgın, yanık türkülerde kendini bulan, tabiatı dinleyen Danyar… Büyük evin küçük oğlu Seyit’in gözünden anlatılan bir hikâye bu… Seyit, Cemile ve Danyar’ın birlikte buğday taşımalarıyla gelişen olaylar… Çelişkiler, siyasi rejimin erittiği değerler, acıma, merhamet, türkülerin büyüsü, vicdan azabı, kararlılık, gidiş, mutluluk isteği… Seyit’in resim sevgisi ve mutluluğu resmetmesi…
Sultanmurat: Dört kardeşin en büyüğü, hayvan eğitmekte ustası, 14-15 yaşlarında, okula giden, öğretmeninin derste anlattığı sıcak ülkelerin hayalini kuran, babasının ilk kez gezmeye götürdüğü şehrin büyüsünü üzerinde taşıyan, sınıf arkadaşı Mirzagül’e gizli bir ilgi duyan Sultanmurat’ın savaş yıllarına denk gelen hüzünlü hikâyesi… Baba sevgisi ve babaya duyulan güven yoğun olarak işlenmiş. Savaşa çağrılan babasının ardından büyümek zorunda kalan bir çocuk… Cepheye gidecek erzak ve giderilmesi gereken ihtiyaçlar için okulu bırakıp tarla ekim işlerinde çalışmak zorunda kalış... Küçük yaşta büyük sorumluluklar ve beklentiler, yoksulluk, baba özlemi, hayal âleminde mutluluk kırıntıları, mücadele, göreve bağlılık, sorumluluk bilinci, verilen emeklerin aniden boşa gittiğini görmenin verdiği hayal kırıklığı… Nasiplenmek isteyen taliplere tavsiye ederim.
26.07.2012

Toprak Ana - Cengiz Aytmatov
“Gerçek mutluluk, yavaş yavaş, azar azar gelir ve bizim hayata bakış açımızla, çevremizle, çevremizdekilere karşı davranışımızla doğrudan doğruya ilgili ve orantılıdır. Mutluluk, birbirini tamamlayan ufak tefek şeylerin birikmesinden doğuyor.”
“… bir ananın mutluluğu, milletin mutluluğundan doğuyor, aynı kökten olan ağacın dalları gibi bir kökten geliyor. Kaderi de onun kaderiyle bir oluyor. Çektiğim bütün acılara, hayatın bana indirdiği korkunç darbelere rağmen bugün de bu düşüncedeyim. Ne olursa olsun, milletim yaşıyor, ben de yaşıyorum…”
“Gözlerimi kapayabilir, kulaklarımı tıkayabilir, ama düşünmeden edemezdim.”
Yaşlı ana Tolgonay’ın “Ölüleri Anma Günü’nde”, Toprak Ana ile konuşması ve dertleşmesiyle başlıyor bütün hikâye… Ve hatırlıyor Tolgonay, her şeyi en başından… Mutlu günler, üç oğul, bir gelin, ekilip biçilen umut bağlanan toprak, yarınlar için yapılan planlar ve aniden gelen kötü haber: Savaş… Değişen bir hayat, çocukluğa bir günde veda eden gençler, kadere razı olma, acı, açlık, yokluk, sabır, mücadele, arka arkaya gelen ölüm haberleri, yaşlı bir kadının tüm ailesini -acılarını yüreğinde duya duya- kaybetmesi… Hayatla ölüm aynı anda, hayata tutunuş, bir umut için… Nasiplenmek isteyen taliplere tavsiye ederim.
26.07.2012

Türkçe Kur’an Ve Cumhuriyet İdeolojisi - Dücane Cündioğlu
Bu kitap 1932 Ramazanı’nda tatbik edilmeye başlanan İbadetlerin Türkçeleştirmesi Projesini belgelerle izah ediyor. Kitapta döneme tanıklık eden ve rol sahibi kişilerin hatıralarını okuyarak farklı bir bakış geliştirmek mümkün. Kitapta projenin başarıyla sonuçlanmamasının nedenlerini de açıkça görebiliyoruz. Yanlış bildiğimiz bazı hususları da açıklığa kavuşturmuş olan kitap, dönemin fikir çatışmalarını da bir nebze olsun bizlere gösteriyor. Nasiplenmek isteyen taliplere tavsiye ederim.