Toplam yorum: 3.284.424
Bu ayki yorum: 5.930

E-Dergi

brooklyner Tarafından Yapılan Yorumlar

04.08.2025

Stefan Zweig'in okuduğum altıncı kitabı.

Bir "KORKU" değildi kesinlikle ancak özellikle Zweig'in kitabın ana karakterini bir kadın olarak seçmesi ve bu ana karakter üzerinden kadın psikolojisi üzerine sürekli betimlemelerle konuyu ilerletmesi çok başarılı. Freud'un üzerindeki etkisi sonrasında Zweig'in tüm kitaplarında görülen psikolojik analiz ve betimlemeler burada da acımasız ve çıplak bir surette gözler önüne serilmiş. Böylesi bir yazım tarzı da, okuyucuya daha keyifli bir okuma sunduğu kesin.
04.08.2025

İlk cümlelerinden itibaren "Ben bir Dostoyevski hikayesiyim" diye bas bas bağıran güzelim klasik. Gerçek bir klasik. Karakter analizleriyle, karakterlerin şahsiyetleştirilmesiyle dopdolu bir şölen adeta. Dostoyevski kitapları arasında bence olmazsa olmazlardan biri kesinlikle. It's a "must to read". Aşk ve sevgi kavramları arasındaki farkı, en bariz ve çıplak şekilde ortaya koymuş bu hikayesinde büyük dimağ Dostoyevski.

Kitabın hikayesi biraz Yeşilçam senaryolarını andırıyor. Sürpriz biten sonu ise "Selvi Boylum Al Yazmalım" tadında olmuş diyebilirim. Ancak bitişi direkt ters istikamette. Asıl olması gerektiği gibi. "Aşk" ve "Sevgi" kavramlarına Doğu ve Batı toplumları arasındaki farklı bakış açılarını çok güzel ele almış kanımca.
04.08.2025

Akakiy Akakiyeviç. Yurdum insanı. En alt seviyeden bir devlet memuru. Bütün gün boyunca tek vazifesi kendisine verilen metinleri temize çekmek. İşini öylesine saygı ve sevgiyle yerine getiriyor ki, hızını alamayıp akşam yemeğinden sonra evde oturup rastgele eline geçen metinleri de temize çekiyor. Zira bu temize çekme işinde kendini bulduğu söylenebilir. Beceremediği, anlayamadığı, elinden gelmeyen işleri düşünüp kendini yetersiz ve beceriksiz hissederek mutsuz olmaktansa, en iyi yaptığı işi sürekli yaparak kendini başarılı ve işe yarayan biri olarak hissetmeye çalışıyor belki de.

Palto, Gogol'un okuduğum ilk romanı. Romandan ziyade uzun hikaye diyebiliriz aslında. Okumaktan son derece keyif aldığımı söyleyebilirim.

Hikayeler hep saraylarda, şatolarda, villalarda yaşayan koca koca ünvanı olan zengin ve aristokrat ailelerin, prenslerin, kraliçelerin hakkında yazılmış olacak değil ya! Palto da küçük insanların küçük dünyalarının hikayesi. Kesinlikle okunmalı.
04.08.2025

İsmi ve okunma popülaritesi nedeniyle biraz önyargılı olarak başladığım bir kitap idi. Ancak sayfalar ilerledikçe, çok uzun zamandan beri kitap incelemesi yazmayan beni yeniden inceleme yazmaya itecek bir kitap olduğunu anlamıştım.
An itibariyle bir yandan inceleme için doğru kelimeleri seçmeye çalışırken, bir yandan da kitabı bir bütün olarak düşündüğümde zihin karmaşıklığı yaşıyorum. Kitabı tonajını dikkate aldığımda, ne söylersem söyleyeyim, ne yazarsam yazayım, eksik kalacağı endişesini yaşıyorum.
Mühendislik eğitimi almış olmama rağmen, psikoloji bilimi her zaman yakından ilgimi çekmiştir. Kitapta kurgulanan olaylar zincirinin felsefenin babalarından Nietzsche, psikoterapinin kurucularından Freud ve zamanının en tanınmış doktorlarından olan Breuer ekseninde dönmesi, kitabın okunma cazibesini fazlasıyla artırdığını söyleyebilirim.
Son olarak, "Yazgını seç, yazgını sev!" diyor ve tüm kitabı okuyacak okurları sevgiyle selamlıyorum !
04.08.2025

Hikaye ve roman türünde Anna Karenina'dan sonra ne okusam boş geliyor esasında ama Tolstoy'un bu kitabındaki kısa hikayelerin de güzel bir tat bıraktığını söyleyebilirim. Kitap Ivan'ın Sırrı, İki İhtiyar, Hayat Bir Bütündür, Öksüz Çocuk, Mum, Balodan Sonra, Cehennem Adası ve Bir Gencin Dramı isimli, çoğu Sır Kapısı tadında 8 farklı hikayeden oluşmakta.

En sevdiğim hikaye ise, zar zor biriktirip derleyip toparladığı paralarla uzun hac yolculuğuna çıkan fakat yolculuk esnasında karşılaştığı muhtaç insanlara yardım edebilmek için elindeki hac parasını harcayıp hacca gidemeyen fakir bir köylünün muhteşem ibretlik sonunu anlatan "İki İhtiyar" isimli hikaye oldu.

Kitaba ismini veren ve kitabın yaklaşık üçte birini oluşturan "Bir Gencin Dramı" isimli hikayenin ise, esasında daha önce 2 kez okumuş olduğum Tolstoy'un "Şeytan" isimli hikayesi olduğunu şaşırarak fark ettim.

Kısa, öğretici, düşündürücü, inanç ve iyilik eksenli hikayeler okumak isteyen okurlara şiddetle tavsiyemdir.