Toplam yorum: 3.284.714
Bu ayki yorum: 6.220
E-Dergi
Serkan Seyhan Tarafından Yapılan Yorumlar
Öncelikle Devlet'i çevirisinden şüphe edilecek yayınlar yerine kesinlikle iş bankası kültür yayınlarından okumalısınız. Çevirmenler ciddi bir işi başarmışlardır.
Adolf Hitler'in faşist rejimi de, Stalin'in sosyalist rejimi de FELSEFİ TEMELLERİNİ BU ESERDEN ALMIŞLARDIR. Yüzlerce yıl sonrasını bile etkilemeyi başarmış bir eser karşımızdaki.
Ayrıca tavsiyem bu konuda hiçbir bilgiye sahip olmadan pat diye Devlet'i okumamanızdır. Zira o zaman çok fazla bir kazanımınız olmayabilir. Öncelikle bu konuda yazılmış bir akademik makalenin okunması ve platon-onun devleti hakkında bilgi sahibi olunması gerekli diye düşünüyorum.
Örneğin ben genel kamu hukuku derslerinde platon anlatıldıktan sonra eseri okudum ve iyiki bu şekilde yapmışım diyorum.
İnsaniyet, duygu, samimiyet, masumiyet ve basitlik bir arada. İnsanlık tarihinin en büyük soykırımına belkide bakılabilecek en küçük ve en içten pencere... Okumalısınız.
Elif Şafak okumak büyük bir keyif benim için. Sözcüklerle oynayış şekli, akıcı ve duru üslubu ile kitap sanki elinizden akıp gidiyor.
İçerik konusunda bi noktadan sonra yok artık bu kadar tesdüf de olmaz dedirtti ancak konu bakımından da güzel işlenmiş bir eser. Tavsiye ediyorum.
Eser dil ve içerik olarak ayrı ayrı incelenmelidir.
İçerik olarak baktığımızda Marta Tikkanen günümüzün cinsiyetçi algısını alabildiğine eleştirmektedir. Kadınlara tecavüz edip ardından yüzlerini bile hatırlamayan, rahat rahat dolaşabilen erkeklerin olduğu, doğurma yetisinden yoksun kadınların "yarım" kadın sayıldığı, kadının tek görevinin doğum yapıp aile kurmak olduğu algısının olduğu bir dünyada adeta edinilmiş rolleri ters yüz etmeye çalışmaktadır. Örneğin ceza kanunlarında erkeklerin tecavüzüne yer verilirken neden kadınların gerçekleştireceği tecavüz gözönüne alınmamıştır? "erkek tecavüz eder, cezalandırılır" kadın ise sadece edilgen roldedir algısına yönelik bir eleştri içermektedir. Cinsel şiddet konusunda ciddi bir yapıt. Kaldı ki yazarın İsveçli olduğunu ve İsveçin insan hakları konusunda ne kadar ileri bir ülke olduğunu göz önüne alırsak Marta Türkiye'de yaşasaydı nasıl bir eser ortaya koyardı diye düşünmüyor değilim.
Dil olarak baktığımızda İsveççeden Alamncaya oradan Türkçeye çeviri olduğu için edebi nitelik bir hayli düşmüştür ancak içerik göz önüne alındığında kesinlikle okunması gerekli bir kitap olarak not düşülmelidir.
Başlangıçta biraz zor gitse de devamında akarak ilerleyen bir eser. Dil bakımından çok başarılı olmakla birlikte betimleme unsurları da yerli ve yeterli kullanılmış.
İnsanın kitabı okurken Karaköy'den başlayıp Tünel-Taksim gezisine çıkası geliyor. Aynı yollardan ben de çok kere geçtim ancak artık o yollara farklı gözlerle bakacağımı düşünüyorum.