Toplam yorum: 3.284.714
Bu ayki yorum: 6.220
E-Dergi
cibil Tarafından Yapılan Yorumlar
100. sayfayı yeni aştım sonunu beklemeden yazmak istiyorum yorumumu. kitap kurgu anlatım açısında harika. her fırsatta anlatıcı kendisini tiye alması; bir insanın düşünce ve duygusal değişimlerin gözler önüne sermesi kendimize ve insanlığa bakış açımızda sağlıklı bir değerlendirme sunmaktadır. her an güzel felsefi bir cümleyle karşılaşmak mümkün. benim çok hoşuma giden 'gözyaşlarının bedeli tuzlu su olamaz'
son olarak değinmek isteyeceğim romanın geçtiği 1666 yıllarda osmanlı tarihi; deli ibrahim in Osmanlıyı yönettiği yıllar. bir devlette ve milletteki derin çöküş ve kırılmalar. o tarihte yaşanan yoğun düzenbazlıklar rüşvetler ne yazık ki bu gerçeğin kalıntılarını bugünlerde yaşamaktayız..
herşey bir yana bizim gibi yakın geçmişine bu kadar kör bırakırmış bir kuşak olarak; Zülfü Livaneli nin 2. dünya savaşı yıllarıyla ilgili harika bir geçmiş zaman yolculuğuna çıkarması, bilinçlendirmesi, toplumsal yaralara dokunması ve tüm bunları roman çerçevesinde anlatması çok güzel olmuş.
saramago nun son romanı zaten kitabın sonunda da hikaye bitti anlatacak bişey kalmadı diyor; ölmeden önce saramago nun tanrıyla muhabbeti iyi kurmuş gözüken:) kabil ilk katilin merhametinden bakıyoruz özellikle tanrının gazabından nasibini alan masumlar ve
çocukların hakkını arayan kabil hepimizin vicdanını bir katil olarak sızlatıyor
PROUST BALZAC ın izinde; kendisinden sonra yazılmayacak kitap kalmasın tutkusuyla yazan İNSANLIK KOMEDYASI nın yazarı BALZAC ölünce 95 e yakın roman ve öykü arkasında bırakırken 40 tane romanı da yarım kalmış. Proust un gözüpekliği buradan geliyor ve esinlediği BALZAC gibi bir devrim yaratıyor yazdıklarında ve o da KAYIP ZAMANINDA İZİNDE ilerliyor. KAYIP ZAMANIN İZİNDE uzay gibi genişliyor insan bilincinin ne kadar genişleyebiceğinin de bir göstergesi belki de. PROUST kuru kuru okunmaz tabii okudukça hayallerin genişlemesine izin vermek, aşkı kendimizi ne kadar tanıdığımızı sorgulamak, kitapta geçen şehirleri, yazarları, ressamları, müzisyenleri tanımak öğrenmek PROUST BİLİNCİNE İNMEK. BELKİ PROUST UN İSTEDİĞİ DE BU KAYIP ZAMANINDAN İZİNDEN GİDERKEN KENDİ KAYIP ZAMANIMIZI YAKALAYIP ONUN ESRARENGİZ BİLİNCİNE ULAŞMAK.
iyi bir yazar, büyük bir yazar pamuk. kolaycılığa kaçmıyor. her romanında farklı bir uslup kullanıp farklı bir tat vermek istiyor. sanki tüm romanları bir hikayenin yapboz parçaları ve bu bu parçalar bir araya geldikçe pamuk da daha çok anlam kazanıyor. mevlüt hikayesi çok içten çok tanıdık geliyor okudukça ve sayfalar azaldıkça bitmesin diyorsunuz bu hikaye.. bi de istanbulu bilip ve sevince hikaye daha güzel oluyor tabi. yine de pamuk un başyapıtı bence hala Benim adım kırmızı.